ANKARA (ANKA) - TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, "yüzyılın felaketi" olarak gösterilen 17 Ağustos depreminin yol açtığı sonuçları itibariyle "bir sistem sorunu" haline geldiğini belirterek, gerek medya gerekse yönetsel kadrolarda öne çıkan "deprem öldürmez bina öldürür", "kerpiçte öldürür" gibi soyutlamaların asıl belirleyici nedenlerin üzerini örttüğünü, sorunu teknik bir yaklaşıma indirgediğini ifade etti.
Jeoloji Mühendisleri Odası yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin 21. yüzyıla 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde gerçekleşen Kocaeli ve Düzce depremlerinin açtığı yaraları sararak girdiğini belirterek, "bu durum sadece jeolojik fayı değil, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatı parçalayan fayları da bize göstermiştir" dedi. Ayrıca açıklamada, "yüzyılın felaketi" olarak gösterilen 17 Ağustos depreminin yol açtığı sonuçları itibariyle "bir sistem sorunu" haline geldiği ifade edildi. Açıklamada, afetlere/depremlere karşı güvenli yerleşimler için yapılması gerekenlerin sadece teknik bir sorun olmadığı vurgulanarak, yıkıcı felaketin nedenlerinin sosyo-ekonomik koşullardan ve siyasal ilişkilerden bağımsız olmadığına işaret edildi. Açıklamada, gerek medya gerekse yönetsel kadrolarda ön çıkan "deprem öldürmez bina öldürür", "kerpiçte öldürür" gibi soyutlamaların asıl belirleyici nedenlerin üzerini örttüğü ifade edilerek, sorunun teknik bir yaklaşıma indirgediği bildirildi.
-"DÜNYA BANKASI'NIN DAYATTIĞI DASK TİCARİLEŞTİRİLDİ"-
Açıklamada, Elazığ'da, Bingöl'de, Yalova'da veya Erzincan'da insanları asıl öldürenin az gelişmişlik olduğunu belirtti. Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:
"1999 depremlerinden sonra Dünya Bankası uzmanlarınca dayatılan sigorta (DASK) ve Yapı Denetim sistemi ile afet ve imar hizmetleri ticarileştirilmekte, böylesine önemli bir konu piyasaların ve özel işletmelerin kontrolüne bırakılmaktadır. Halk "yurttaş' olmaktan çıkarılıp "müşteri' konumuna dönüştürülmekte, sosyal devletin kamusal hizmet anlayışları terk edilmektedir."
Jeoloji Mühendisleri Odası açıklamasında, ivedilikle hazırlanmasını istediği stratejik deprem planına ilişkin şu özellikleri tanımladı:
"Toplumsal ve yönetsel düzeyde tüm kaynakları risk azaltma hedefine yönlendirecek, kişi ve kurumlar arasında eş güdümü sağlayacak, mevzuat, kurumsal yapılanma, eğitim, sağlık gibi alanlarda kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve ilkeleri ortaya koyacak, her aşamada denetim süreçlerini tanımlayacak stratejik deprem planı ivedilikle hazırlanmalı.
Açıklamada, hazırlanacak stratejik deprem planının devlet politikası olarak uygulanması istendi.(ANKA)
(ME/ÖMR)