VİYANA, 02/09(BYE)--- Tirajı günde 112 bin olan sol eğilimli Der Standard gazetesinin 1 Eylül 2010 tarihli sayısında, Markus Bernath imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı haber-yorumun çevirisi şöyledir:
--Yeni Türk Muhalefet Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Önümüzdeki Hafta Anayasaya İlişkin Yapılacak Olan Referandumu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İslamcı Muhafazakâr Partisi AK Parti Hakkında Oylamaya Dönüştürmeye Çalışıyor--
"Hani benim Recebim? Sana hayır diyeceğim. Senin yasalarını sandığa gömeceğim." şeklinde sözlere sahip bir şarkı bile var. Muhalefet partisi CHP'nin sözlerini değiştirerek seçim kampanyası için kullandığı halk türküsü, kulakta yer eden feci bir melodi. Kılıçdaroğlu bu sefer de Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oylamaya sunduğu anayasa değişikliğine karşı geliyor. Seküler Türkiye'nin koruyucusu ve dincilerin şiddetli aleyhtarı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), büyük hayır festivaline davet ediyor.
Kemal Kılıçdaroğlu mikrofonu eline aldığında neredeyse konuşamayacak durumda. Her gün ülkenin bir veya iki şehrinde miting yapıyor ve bu durum bir aydan beri böyle. İstanbul'da öğleden sonra bir pazar günü onbinlerce insan CHP'nin yeni parti başkanını görmek için akın etmiş. Geçtiğimiz nisan ayında partinin genel başkanlığını devraldıktan sonra, hem yuvarlak gözlükleri hem de zayıf suratından dolayı ve bir de 61 yaşındaki Kılıçdaroğlu'nun temiz olarak bilindiğinden ve arkasında Hiç bir yolsuzluk olayı bulunmadığından dolayı "Türk Gandi"si olarak adlandırıldı. Siyasi gözlemciler, bir "Gandi"nin Türk siyasetinde başarı şansının kesinlikle olmadığını çünkü halkın liderler görmek istediğini söylüyorlar.
Kılıçdaroğlu da bunun farkında ve bundan dolayı da hiç argümanlar bulmakla uğraşmıyor. Kılıçdaroğlu, 20 dakika geçmesine rağmen "anayasa" kelimesinden hiç bahsetmedi fakat bunun yerine hükûmet liderine sürekli saldırdı. Kılıçdaroğlu, kalabalığa her zamanki gibi Erdoğan'ın sadece ismini telaffuz edip Recep diye sesleniyor, "Erkeksen, televizyonda bir tartışma yapalım." dedikten sonra, kendisinin bir sultan gibi otoriter ve gerçekten uzak davrandığını belirtiyor.
Bu tartışma hiçbir zaman olmayacak. Muhalefet liderinden çok daha iyi bir konuşmacı olan Erdoğan, popülaritesine ve karizmasına güveniyor. Fakat Türkiye'nin başbakanı bu haftalarda anayasa değişikliğine ilişkin evet kampanyasına verilen onayın yayıldığının farkında ki bu durum muhalefetin direncini mantıksız kılıyor. Kılıçdaroğlu'nun CHP'si 1980 yılında yapılan askerî darbenin kurbanlarından biriydi. O zamanlar sol eğilimli olan parti kapatılmış ve partinin genel başkanı Bülent Ecevit hapse atılmıştı. CHP'nin, bugün aşırı sağcı MHP ve Kürt partisi BDP ile şimdiki durumu muhafaza etmek istemesi ve askere hâlâ büyük müdahale imkânı sağlayan darbeci generallerin anayasasını desteklemesi, Türk siyasetinin büyük tuhaflıklarından biridir. Muhalefet de bundan dolayı 12 Eylül'deki referandumu muhafazakâr İslamcı AK Partiyi oylamaya dönüştürdü. Kılıçdaroğlu İstanbul'da toplanan kalabalığa, "Bizim yönetimimiz altında herkes özgür ve aynı haklara sahip olacak." sözünü verdi. Erdoğan'ın anayasasının sadece zenginler için olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, "PKK terörünü durduracağız!" dedi ama bunu nasıl yapacağından söz etmedi.
--Yargıya Etki--
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ince mesajlar vermeye çalıştığı başka mekanlar ve vesileler var. Anayasa değişikliğine karşı ciddi bir itiraz elbette mevcut. Ülkedeki iki yüksek mahkemedeki hâkim sayısının yükseltilmesiyle AK Partinin etkisi uzun süreli büyüyecektir, zira meclisteki çoğunluğa sahip olmasından dolayı yeni hâkim kadrolarının atanması konusunda karar verebilecek.
Maliye Bakanlığında ve Sosyal Sigorta Kurumunda uzun yıllar yüksek memur olarak çalışan Kılıçdaroğlu, partisini katılaşıp kaldığı milliyetçi köşeden çıkartmaya çalışıyor. AK Parti'deki siyasi rakipleriyse Kılıçdaroğlu'nun angajman gösterdiğini şöyle dile getiriyorlar: "Ülkeyi dolaşması ve insanlarla kucaklaşması gerektiğini anladı. CHP bu tür bir kampanyayı artık Ankara'daki ofisten yapamayacağını öğrendi."
Selefi Deniz Baykal'ın aksine, Kılıçdaroğlu ülkenin güneydoğusunda da konuşmalar yaptı. Bu bölgeler CHP'nin oy alamadığı ama en azından Kürtlerle anayasa değişikliğinin reddi konusunda hem fikir olduğunu bildiği yerler. AK Parti için referandumda sadece az farkla bir evet oyu çıkması hâlinde Kılıçdaroğlu'nun daha da güçleneceğini düşünen Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimcisi İlter Turan, "Kılıçdaroğlu partiyi gençleştirdi ve kendisi yeni bir politika arayışında" şeklinde konuştu.