BERLİN, 28/07 (BYE) --- Tirajı günde 138 bin 930 olan liberal eğilimli Der Tagesspiegel gazetesinin 28 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Matthias Thibaut imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Londra çıkışlı haberin geniş özet çevirisi şöyledir:
---İngiltere Başbakanı, Berlin ve Paris'i, Türkiye'nin AB Üyeliğini
"Önyargılar" ve "Koruyuculuk" İlkesi Nedeniyle Bloke Etmekle Suçladı---
İngiltere Başbakanı David Cameron, Ankara'ya gerçekleştirdiği resmî bir ziyarette, Türkiye'nin AB'ye üye olmasını arzu ettiğini çok net bir şekilde açıkladı. Fransa ve Almanya gibi ülkeleri "çifte standart" uyguladıkları için suçlayan İngiltere Başbakanı,AB yolunda Türk hükûmetine yardımcı olmak istediğini belirtti.
İngiltere Başbakanı David Cameron, "Türkiyesiz bir Avrupa, daha güçlü değil, daha zayıf, daha zengin değil, daha fakir ve güvenlikten yoksun olacaktır" ifadesinde bulundu. NATO müttefiki olan ve ülkenin Afganistan'daki katkılarına dikkat çeken Cameron, "Kampın bekçiliğini yaparken, Türkiye'nin çadıra alınmaması haksızlık olur" dedi.
İngiltere'nin hedefi önümüzdeki 5 yıl içerisinde Türkiye ile ticaret hacmini 2 katına çıkarmak. 2020 yılında Türkiye, Avrupa'da en fazla nüfusa sahip ülkelerden birisi haline gelecek ve 2050 yılında Avrupa'nın en güçlü 2. ekonomisi olacak.
Federal Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ise, Türkiye'nin AB üyeliği için henüz hazır olmadığını fakat ülkenin Avrupa'ya doğru yönlendirilmesinin Almanya'nın çıkarları gereği olacağını söylemişti.
Bilindiği üzere İngiltere uzun zamandan beri Türkiye'nin AB üyeliğine sıcak bakıyor. Türkiye'nin ekonomik potansiyeli, Batı ile Doğu arasındaki stratejik konumu ve Müslüman dünyasına olumlu etkileri gibi hususlar İngiltere'nin, Türkiye'nin AB'ye üye olması için ileri sürdüğü argümanlardan.
İngiltere Başbakanı Cameron, Fransa'yı "koruyuculuk" ilkesini savunmakla ve Almanya'yı da bir takım "ön yargılara" sahip olmakla suçladı. Gerçek İslami değerlerin Avrupa'nın değerleriyle uyuştuğuna dikkat çeken Başbakan Cameron, Ankara üzerinden Hindistan'a geçecek.