Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 03:07
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DER TAGESSPİEGEL: DAHA GERÇEKLEŞTİRİLMESİ GEREKEN REFORMLAR VAR
29.07.2010 19:00

BERLİN, 29/07(BYE)--- Tirajı günde 138.930 olan liberal eğilimli Der Tagesspiegel gazetesinin 29 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Gerd Appenzeller imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan,CDU Federal Meclis Milletvekili ve 2005 yılından beri Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı olan Ruprecht Polenz ile yapılan mülakatın Türkiye ile ilgili bölümünün çevirisi şöyledir:

--CDU'lu Dış Politikacı Polenz İle Türkiye

ve Diğer AB Üye Adaylarının Geleceği Üzerine Bir Söyleşi--

APPENZELLER: "Federal Dışişleri Bakanı Türkiye'nin AB üyesi olabilecek ve AB'nin de üye kabul edebilecek durumda olmadığını söylüyor. İngiltere Başbakanı ise Türkiye'nin AB'ye kabul edilmesinin sürüncemede bırakıldığından şikayetçi. Bu durumda kim haklı?"

POLENZ: "Dışişleri Bakanı Westerwelle, Türkiye'nin mevcut durumda Kopenhag Katılım Kriterlerini (demokrasi, hukuk devleti, piyasa ekonomisi, ekonomi ve para birliği hedeflerine uyma) henüz tam olarak yerine getirmediği, öncelikle de günlük yaşamda bunları tam olarak uygulamadığı ve bu nedenle şimdi üye olamayacağı konusunda kesinlikle haklıdır. Henüz gerçekleştirilmesi gereken reformlar vardır. Diğer yandan, Avrupa Birliği ile müzakerelerde en azından bazı ülkelerin zamana oynadığı yönünde bir izlenimin yaratıldığını söyleyen İngiltere Başbakanı da biraz haklıdır."

APPENZELLER: "Türkiye'nin Orta Doğu'ya yönelik angajmanının artması, Avrupa'ya sırt çevirdiğinin bir işareti midir? Ankara'daki hükûmet, ülkeyi AB üyesi yapma umudunu tamamen kaybetti mi?"

POLENZ: "Türk dış politikasının birincil önceliği hâlâ Avrupa'ya yönelim ve AB üyeliğidir. Ancak şu an görevde olan hükûmet, buna ilaveten komşularıyla ilişkilerini dengelemeye ve bölgede daha güçlü bir rol oynamaya da çaba harcamaktadır.Fakat bu Avrupa'nın da çıkarınadır."

APPENZELLER: "Diğer üyelerden de olası üyeler olarak söz ediliyor. Hırvatistan'ın şansı kötü gözükmüyor. Bu sizce iyi bir opsiyon mu?"

POLENZ: "Evet, zira Balkanlar için oluşturulan İstikrar Paktı'nda, eski Yugoslavya devletlerinin hepsine AB perspektifi vererek, hem bu ülkelerde hem de bölgede Avrupa'nın yararına olan, dolayısıyla Balkanlar'daki huzursuzluğu kalıcı bir şekilde barışa dönüştürme şansına sahip bir reform sürecini başlattık."

APPENZELLER: "Federal Dışişleri Bakanı, Lahey'deki Uluslararası Mahkemenin kararından sonra Sırbistan ile Kosova'nın Avrupa perspektifine işaret ederek bu ülkelere iş birliği çağrısında bulundu. Avrupa'dan söz edilmeden önce bu iki ülkenin kendi aralarındaki ihtilafları tamamıyla çözmeleri gerekmez miydi?"

POLENZ: "Böylesi bir sürecin Belgrad ve Priştina arasındaki denge ve uzlaşı sağlanmasını kolaylaştıracağı umut ediliyor. Ancak bu umudun gerçek olması ve Kıbrıs olayında olduğu gibi sonuçsuz kalmamasına dikkat etmeliyiz. Kıbrıs örneğinde de üyeliğin sorunun çözümünü kolaylaştırması umut edilmişti, ancak sorun çözülmedi. Bir diğer ifadeyle Sırbistan, Kosova'yı bağımsız bir devlet olarak tanımadığı sürece AB'ye üye olamayacaktır."

APPENZELLER: "Bununla, Kıbrıs'ın iki kesiminde federasyona ilişkin referandumun, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB üyesi olarak kabul edilmesinden sonra düzenlenmiş olduğunu ve akabinde Rum kesiminde olumsuz sonuç elde edildiğini mi ima ediyorsunuz?"

POLENZ: "Evet, aynen öyle."

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.