Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 03:07
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DER TAGESSPIEGEL: İSLAMCILARIN DEVLETİ ELE GEÇİRMELERİYLE İLGİLİ KİTAP BESTSELLER OLMA YOLUNDA
02.09.2010 14:00

BERLİN, 01/09(BYE)--- Tirajı günde 138 bin 930 olan liberal eğilimli Der Tagesspiegel gazetesinin 31 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında Thomas Seibert imzasıyla ve yukardaki başlık altında yayımlanan haber-yorumun çevirisi şöyledir:

--Dini-Muhafazakâr Hükümet Partisi AKP İktidara Geldiğinden Beri Laikler, Dinci Çevrelerin Türkiye'yi Ele Geçirdiğinden Şüpheleniyorlar. Yeni Bir Kitap, Bu Eski Korkuları Yeniden Besliyor.--

Polisler, Ankara'daki otel odasının önünde sessiz ve dikkatli bir şekilde yerlerini aldılar. Gelen bir ihbar sayesinde, orada bir uyuşturucu kuryesinin bulunduğu bilgisine ulaşmışlardı. Ancak kapıyı açıp odayı bastıklarında, bambaşka bir tabloyla karşılaştılar: Karşılarında yüksek rütbeli -ve evli- Hava Kuvvetlerinin bir generali ile sevgilisi duruyordu. Kısa bir süre sonra basın olaydan haberdar oldu ve general istifa etmek zorunda kaldı.

Hanefi Avcı, geçtiğimiz yılın mart ayında polisin düzenlediği baskının nedeninin uyuşturucuyla bir ilgisi olduğuna inanmıyor. Saygın ve başarılı bir Emniyet Müdürü olan Avcı, yeni kitabında, "Bu başarılı bir operasyondu" diye yazıyor. "Bu dincilerin bir operasyonuydu."

--Devlet, Devletin Memuru Tarafından Yönetilmiyor--

"Haliç'te Yaşayan Simonlar" adındaki 600 sayfalık kitapta Avcı, İslamcı imam Fethullah Gülen'in taraftarlarının Türk devletinin kurumlarını ele geçirdiklerini ve polis, yargı, hatta orduya sızdıklarını yazıyor. Kitapta anlatılanlara göre İslamcılar, rakiplerini ortadan kaldırmak amacıyla bu kişilerin kariyerlerini mahvetmek için tüm kirli hilelere başvuruyorlar ve oldukça modern dinleme, gözetleme teknolojisi kullanıyorlar.

Türk laikleri, Kasım 2002'de Başbakan Erdoğan'ın dini muhafazakâr hükûmet partisi AKP iktidara geldiğinden beri dinci çevrelerin Cumhuriyeti ele geçirdiğinden şüpheleniyorlar. Şimdi ise Avcı bu şüpheleri yeniden besliyor. "Devlet, devletin memurları tarafından yönetilmiyor" diyen Avcı, korku veren bir tablo ile karşı karşıya olduğundan söz ediyor.

--Üst Düzey Pozisyonlara Gelmeye Çabalayan Muhafazakar Türklerin Sayısı Gitgide Artıyor--

Avcı ile laiklerin, İslamcıların gücü ele geçirmeleri olarak gördükleri şey, bazı gözlemcilerin düşüncesine göre Türkiye'deki toplumsal değişimin bir sonucu. Laikler uzunca bir süre devletin tüm önemli kurumlarını işgal etmişlerdi, şimdi ise üst düzey pozisyonlara gelmeye çabalayan muhafazakâr Türklerin sayısı git gide artıyor. Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık makamlarında bile artık ılımlı Müslümanlar var.

Laikler, sıkça ifade edildiği üzere, "devletin elden gittiği" hissine kapılıyorlar. Muhafazakârlar ise, devletteki yüksek kadroların ilk kez geleneksel seçkinler dışındaki insanlara açıldığı görüşündeler. Sosyolog Ferhat Kentel'e göre, "Burada statüko ile değişimin güçleri arasında bir çatışma söz konusu."

--Avcı, Neredeyse Her Çalının Arkasında Gülen'in Adamlarını Görüyor--

Avcı'nın kitabı bu güç mücadelesinin bir parçası. Kitaba verdiği adla, Türklerin çoğunun kendilerini güya tehdit eden tehlikeden haberdar olmadıklarını söylemek istiyor. "Simon" ise, Avcı'nın düşüncesine göre hiçbir şeye aldırış etmeyen bir ideoloğu canlandıran tipik bir Kürt PKK'lının kod adıydı. Haliç'ten bahsetmesinin nedeni ise, semt halkının uzun süre pis kokan Haliç suyunun kokusuna alıştığı için artık bu kokudan rahatsız olmamasıyla bağlantılı. Yayımlandığı 20 Ağustos'tan bu yana kitabın ilk altı gün içinde 60 bin satılması, Türkiye şartlarına göre kayda değer bir rakam.

Avcı, neredeyse her çalının arkasında Gülen'in adamlarını görüyor. Avcı, polis ve savcıların ordu içindeki darbe zanlılarına karşı kullandıkları motifleri ve kanıtları da, tıpkı birkaç ay önce gizlice kaydedilen seks kasedinden dolayı tökezleyen uzun yılların muhalefet başkanı Deniz Baykal'la ilgili skandal gibi sorguluyor.

---Terfi Ettirilmemesinden Dolayı Öfkeli Mi?--

Ancak eleştirmenler Avcı'yı, kısmen maceraperest iddialarına somut deliller göstermemekle suçluyorlar. Ülkenin her yerinde komplocuların iş başında olduğunu gören Avcı'nın, Ermeni kökenli gazeteci Hrant Dink'e yönelik cinayeti normal ve tamamen açığa çıkarılmış bir olay olarak görmesi de tuhaf, zira tam da bu olayda devletin kurumlarının olayla ilgisi olduğuna dair gerçekten çok sayıda ipucu mevcutken.

Avcı'ya göre, İslamcıların devleti ele geçirmesinin arkasındaki kişi olan, ABD'de yaşayan imam Fethullah Gülen ise, Emniyet Müdürünün suçlamalarını geri çevirdi ve sözüm ona İslamcı entrikaları yüzünden açılan davada en üst mahkemede beraat ettiğini işaret etti. Geçtiğimiz yıllarda orduda hazırlandığı iddia edilen çok sayıda darbe planını ortaya çıkaran tarafsız "Taraf" gazetesi, Avcı'nın terfi etmemesine öfkelendiği için kitabı yazdığı spekülasyonunda bulundu.

--Hayatımı Cehenneme Dönüştürebilirler--

Türklerin çoğu, ülkelerinde telefonların başka yerlerde olduğundan daha çok dinlendiğine eminler. Ancak suçlamalar her zaman hükûmeti ya da İslamcı oldukları iddia edilen kesimleri hedef almıyor. Taraf gazetesi birkaç gün önce Ankara'daki Genelkurmay Başkanlığı tarafından yıllar boyunca yaklaşık 2000 vatandaşın telefonun dinlendiğini yazdı. Bunlar arasında orduya karşı eleştirel tutumlarıyla tanınan aydınlar ve gazeteciler de bulunuyor.

Avcı daha kitabı çıktığında, eserinin Ankara'daki dini muhafazakâr hükûmetin hoşuna gitmeyeceğini tahmin etmişti. Bu yüzden Eskişehir Emniyet Müdürü görevinden Ankara'ya masa başı memurluğu için tayinini talep etti. Bu istediği birkaç saat içinde yerine getirildi. İçişleri Bakanlığı halihazırda Avcı'nın Memurlar Kanununa aykırı davranıp davranmadığını inceletiyor. Bir televizyon programında "Hayatımı cehenneme çevirebilirler" diyen Avcı'nın kendisi de zorluklarla karşılaşacağını hesaba katıyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.