Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 03:07
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DER TAGESSPIEGEL: KENDİ ÜLKEMDE YABANCI
27.08.2010 14:00

BERLİN, 26/08(BYE)--- Tirajı günde 138.930 olan liberal eğilimli Der Tagesspiegel gazetesinin 26 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Andrea Dernbach imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Berlin çıkışlı yazının özet çevirisi şöyledir:

--Thilo Sarrazin, Savunduğu Tezlerle Şansölyeyi Bile Tahrik Ediyor. Uzmanlar Sarrazin'e Karşı Çıkıyor--

İlk 25 bin adeti şimdiden satıldı. 15 bin kitap ise sipariş verildi. Daha sonra 30 bin adet daha basılması planlanıyor. Oysa 464 sayfadan oluşan, "Almanya Kendisini Yok Ediyor" adındaki kitap, önümüzdeki pazartesi gününden itibaren satışa sunulacak. Berlin'in eski Mali Senatörü Thilo Sarazin (SPD) olay yaratan "Lettre International"daki mülakatından bir yıl sonra yeniden saldırıya geçiyor.

Der Spiegel dergisi, güncel sayısında kitabın göçle ilgili bölümünden alıntılar yapıyor ve Sarrazin'in tezlerini, "geniş ve istatistiki bir temele dayandırmaya çalıştığını" yazıyor. 2009 yılından bu yana Federal Merkez Bankası Yönetim Kurulunda yer alan Sarrazin, Lettre'ye verdiği mülakatta, Türklerin yüzde 70'i ile Arapların yüzde 90'nının devleti reddettiğini, çocuklarının iyi bir eğitim almasıyla ilgilenmediğini ve hiç durmadan yeni başörtülü kızlar ürettiğini söylemişti. Daha sonra ise Süddeutsche Zeitung'a verdiği mülakatta açıktan açığa, "Şayet elinizde herhangi bir rakam yoksa bir tane yaratmanız gerekir. Ve bunu kimse çürütemezse tahmin etmeye devam ederim." diye itirafta bulunmuştu.

Kendisinin verdiği rakamların ve verilerin pek sağlam dayanakları olmadığı bir yıl sonra da görülüyor. Örneğin Sarrazin, "Misafir işçilerle aileleri Almanya'nın refahına hiçbir zaman katkıda bulundu mu ya da bulunacak mı?" sorusunu ortaya atıyor. Bunun için istatistiki analizler olmamasına rağmen "İtalyanlar, İspanyollar ve Portekizliler için bu soruya 'evet' yanıtı verilebilir." diye yazan Sarrazin, "Zira onlar az sayıda geldi ve çoğu geri döndü." diye devam ediyor.

Bu tezi Gari Pavkoviç teyit edemiyor. 1955 yılında İtalya ile yapılan ilk iş gücü anlaşması sonrasında İtalya dışındaki en büyük İtalyan nüfusu barındıran bir şehir hâline gelen Stuttgart'ın Uyum Dairesini yöneten Pavkoviç'e göre Avrupalıların vatanlarına Türklere kıyasla daha çok ve severek geri döndüğü iddiası yanlış. İtalyanlar, Yunanlar ve eski Yugoslavya kökenliler de tıpkı Türkler gibi burada kalma eğiliminde. Ayrıca İtalyanların uyumun başarılı örneği olduğu da söylenemez. Zira onlar da Alman okul sistemine ayak uydurmakta Türklerden daha iyi durumda değil. Pavkoviç, başlıca sorunu Müslümanları homojen bir göçmen grubu olarak damgalamak olan Sarrazin'e çevre araştırmaları kitaplarını okumasını öneriyor.

İktisatçı Sarrazin, Frankfurt'ta Main'dan da ders alabilirdi. Çalışma masasının bulunduğu bankalar şehri, göçmen nüfusun yoğunluğu bakımından Alman büyük şehirleri arasında Stuttggart ile birlikte başı çekiyor. Son uyum raporuna göre bu kentteki göçmenlerin dörtte üçü AB ve diğer Avrupa ülkelerinden geliyor. Ancak Almanya genelinde de göçmenlerin yüzde 70'i, Avrupa-Hıristiyan Batı kökenli. Bu sonucun esasen "torunları ve torununun çocuklarının Müslüman olmasını istemediğini" söyleyen Sarrazin'i rahatlatması gerekir.

Sarrazin'in çıkışları geçtiğimiz yıl kendisinin partisinden ihraç edilmesi taleplerine yol açmıştı. Hatta Berlin'in Alt Pankow ve Spandau ilçe teşkilatları, Sarrazin hakkındaki ırkçılık suçlamalarını bilimsel tezlerle güçlendirmişti. Ancak yine de istediklerini kabul ettiremediler. Şimdi ise Gabriel (SPD Lideri)Rheinland-Pfalz eyaletindeki bir tartışma programında Sarrazin'in kitabını tam olarak gözden geçireceğini, belirli göçmen gruplarının karakteristik özelliklerini hedef aldığını tespit etmesi hâlinde, buna açık bir şekilde "ırkçı denilebileceğini" söyledi. Gabriel ayrıca Sarrazin'in kitabında kullandığı üslubun "sert" olduğunu ve bu şahsın neden hâlâ SPD üyesi olarak kaldığını bilmediğini belirtti.

"Hep aynı yöntemi uyguluyor. Uyumla ilgili bütün sorunlarda suçlu Müslümanlar." diye tepki gösterenMüslümanlar Merkez Konseyi Başkanı Ayman Mazyek, Sarrazin'in göçmenler ve Müslümanlar karşısında kendisini daha iyi bir insan gibi göstermek suretiyle barıştırmak yerine bölücülüğü teşvik ettiğini söylüyor. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Birimi Müdürü Christine Lüders'e göre "Açık konuşmak demokrasinin bir gereği ancak utanılacak nefret söylemleri buna dâhil değil. Sarrazin bu şekilde sadece dikkatleri üzerine çekmek istiyor ve toplumu bölüyor."

Şansölye Merkel de kitaba öfkelendi. Hükûmet Sözcüsü Steffen Seibert tarafından çarşamba günü yapılan açıklamada, Sarrazin'in ifadelerinin uyumda ilerlemeye hiçbir faydasının olmayacağı söylendi.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.