ANKARA (ANKA) - HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu, bazı sendikaların uzun uzun eylemlerle, iyi sendikacılık yaptıklarını zannettiklerini savunarak, "daha çok eylem yaparak günlerce devrimin şanlı yolunda sloganlarıyla takdim ederek sendikacılık olmuyor" dedi. Uslu, DİSK'in grev yaptığı yerlerin başında gelen Gaziantep'te Çemen Tekstil işyerlerinde 80 günlük greve rağmen işçilerin burada sendikanın "gerçek yüzünü gördüğünü" savunarak, Çemen Tekstil işçilerinin kendi iradeleriyle önce sendikayı bastığını, uyardığını ve arkasından da HAK-İŞ'e bağlı Öz-İplik-İş Sendikası'nın katıldığını belirtti.
HAK-İŞ Başkanı Uslu, konfederasyon genel merkezinde genişletilmiş başkanlar kurulu öncesinde yaptığı basın toplantısında, herhangi bir işyerinde uzun uzun grevler yapıp eylemler üzerine güzellemeler yaparak iyi sendikacılık yaptığını sananlara, "daha çok eylem yaparak günlerce devrimin şanlı yolunda sloganlarıyla takdim ederek sendikacılık olmuyor" dedi. Uslu sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sendikanın toplu sözleşme ve grev süreçlerinde işçiyi dışladığını, gerçekte işçiyi tatmin etmek, söz ve karar süreçlerine katılmasını sağlamak gibi ilkelerden ne kadar yoksun olduğunu gördüğü için ve yaptıkları sözleşmenin 3 ay gibi kısa bir süreyi kapsaması ve sözleşmenin içeriğinden habersiz bırakıldıkları için Çemen Tekstil işçileri kendi iradeleriyle önce sendikayı basmış,uyarmış arkasından da HAK-İŞ'e bağlı Öz-İplik-İş Sendikası'nın katılmıştır."
-"BUNLAR AKIL SORUNU ADAMIN İDDİALARI"-
OLEYİS'in DİSK'ten ayrılmasıyla ilgili tüm yasal süreçlerin tamamlandığını ancak DİSK'in yayımladığı bildiriyle gizli kongreyle ayrılma kararı alındığı yönünde izlenim yaratıldığını söyleyen HAK-İŞ Başkanı Uslu, hiçbir sendikada gecekondu yapar gibi bugünden yarına değişen kararların alınmayacağını dile getirdi. Uslu, OLEYİS'in tüm tartışmaları ve hukuki süreci gerçekleştirdiğini gazetelere ilan mülki amire bildiri ve DİSK'e de yazı yazılarak bildirildiğini dile getirdi. Uslu sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunca işlemden sonra bir genel kurulun gizli yapıldığını ileri sürmek için adamın aklıyla bir sorunu olması lazım. İşçiye insanlık dışı, sürü muamelesi çeken bir anlayışın işçiye emeğe bir saygısı olmaz. Delegeleri bindirilmiş kıta gibi görmek gizili saklı entrikalar çeviriyor gibi kamuoyuna takdim etmek akıl sorunu olan bir adamın iddia edeceği şeydir."
-"DİSK'İN BEYANLARINI YARGIYA TAŞIYACAĞIZ"-
Uslu, "HAK-İŞ'in 5 milyon TL OLEYİS'in borcunu ödediği" yönündeki ifadeler için şunları kaydetti:
"Ya bu adamlar sayı saymayı bilmiyor ya da sopa yemediler belli ki. Ne OLEYİS'te ne HAK-İŞ'te para ilişkisi içine girebilecek ahlak dışı yollara tevessül edebilecek tek bir tane haysiyetsiz insan bulunmamaktadır. Bunu iddia edenler aynaya baksınlar."
DİSK'e bağlı OLEYİS ve Öz-İŞ sendikalarının katılmasıyla sendika sayılarının 11'e çıktığını belirten Uslu, sayıları 400 bini bulan özel güvenlik işçilerinin 20 binin Öz-İş sendikasında örgütlü olduğunu söyledi. Özel güvenlik görevlilerinin hem çalışma koşulları hem de sendikal hakları nedeniyle zor durum da olduğunu ifade eden Uslu, bu çalışanların iş kolu tanımlaması gibi teknik sorunlar olduğunu kaydederek, kamunun kurduğu güvenlik şirketlerinin de geçen ay itibariyle özel sektöre devredilmesi konusunda yasal sürecin başladığını dile getirdi. Uslu, DİSK'in beyanlarıyla ilgili dava açma haklarını kullanacaklarını kaydederek, bu konuyu yargıya taşıyacaklarını bildirdi. .
-"KILIÇDAROĞLU'NUN SÖZLERİNE KATILIYORUZ"-
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Rize'deki konuşmasında hükümetin sendikalara eşit mesafede bulunması gerektiği yönündeki sözlerini anımsatan Uslu, bu çağrıya aynen katıldıklarını gerek hükümet gerek muhalefet partilerinin siyasi partilerin sendikalar eşit mesafede olmak zorunda olduğunu dile getirdi.
Uslu, "Hak- İş siyasi yandaşlar örgütü değildir. Aramızda farklı görüşler vardır. Hak iş gönüldaşlar derneği de değildir. Hak iş demokratik kitle örgütüdür. Siyasete sermayeye ve devlete ve ideolojiye yandaş, oyundaş, yoldaş olmadan sendikal kimliğimizi ve üyelerimizin çıkarlarını her şeyin önüne koyarak çağdaş sendikal anlayışı temsil eden bir çizgideyiz" dedi.
-"TEKEL İŞÇİLERİ BİR HEVESİN DEĞİL BİRDEN ÇOK HEVESİN KURBANI EDİLDİ"-
Uslu TEKEL işçilerinin yerden göğe kadar haklı olduğuna inandıklarını belirterek, ancak TEKEL işçileriyle yapılan eylemlere katılmadıklarını söyledi. Uslu, sözlerine şöyle devam etti:
"O işçileri temsil eden sendikanın genel başkanının bizi de üzen abuk subuk beyanları vardı. TEKEL işçilerini eyleme çıkartan bir sendikanın bir vizyonu, hedefi yok; neyi kazanmak istendiğine dair kendine bir planlama bir amaç belirlememiş. Bu eylemler başladı ne kadar sürecek? Nereye kadar sürecek? Ne alırsak bu eylemler biter böyle bir planlaması yok. İşçiyi iyi motive etmediyseniz hedefi doğru belirlemediyseniz zamanlamayı doğru yapmadıysanız ters teper tüfek gibi dönüp sizi vurabilir. Tekel işçileri bir hevesin bir değil birden çok hevesin kurbanı edildi. Kimileri TEKEL işçileri üzerinden Türk-İŞ içinde bir iktidar yarışına girdi. Kimileri TEKEL işçileri üzerinden bir sosyalist devrimin hayalini kurdu. İşçi eylemin mücadelenin öznesi olmaktan çıktı objesi konumuna düştü. TEKGIDA-İş Sendikası, Mustafa Türkel avukatlar aracılığıyla 4/C'ye başvurun çağrısı yapıyor, TEKEL işçisine mektup yazıyor. Düşünün o 78 günlük eylemi, eylemde TEKGIDA-İŞ Sendikası'nın ileri sürdüğü iddiaları, o iri lafları hatırlayın. Ölümüne varız, sonuna kadar mücadele edeceğiz diyenler hatta işi Hükümete devirmeye kadar vardıranlar. 4/C'ye başvurun çağrısı yapacaktınız da o zaman neden bu işçiye 78 gün Ankara'da gaz, cop yedirdiniz, soğuk kış gününde soğuk betonlarda yatırdınız."
-"İKİ MEMUR KONFEDERASYONU TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN KEYFİNİ YAŞAMAK İÇİN TEKLİF GÖTÜRDÜ"-
HAK-İŞ Başkanı Uslu kendilerinin böyle bir durumda bedel ödeyecekelerini savunarak, suçmlamalarını şöyle sürdürdü:
"Biz böyle bir şey yapsak bunun bedelini öderiz ama bu adamlar pişkin, Mustafa Türkel'in gazetedeki açıklamalarını okuyunca kanım dondu. Haklı çıktığıma sevinemedim bile bir taraftan üzüldüm; bir taraftan da keşke bu işin içinde olsaydık da bu adamın sözleri söylemesine fırsat vermeseydik mi, sorumluluğu alsaydık bize yapılan hakaretleri içimize sindirseydik de işçiyi böyle ortada koymalarına izin vermeseydik dedim."
Anayasa değişikliğinin referandumda kabul edilme ihtimalinin olumlu sonuçlar vermeye başladığını savunan Uslu, iki büyük memur konfederasyonun toplu sözleşme hakkını kullanmak toplu iş sözleşmesi keyfini yaşamak üzere hükümete teklif götürdüğün ifade etti.(ANKA)
(ME/ÖMR)