VİYANA, 28/07(BYE)--- Tirajı günde 114 bin olan liberal sağ eğilimli Die Presse gazetesinin 28 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Andrea Geier imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Ankara çıkışlı haber-yorumun çevirisi şöyledir:
--İngiltere Başbakanı Cameron Ankara'da, Güçlükle İlerleyen
AB Müzakerelerini Eleştirdi ve Türkiye'nin Hızlı Bir Şekilde
Birliğe Katılmasını Talep Etti--
Türk hükûmeti David Cameron'dan Türkiye'nin AB'ye katılımını savunan daha hararetli bir konuşma bekleyemezdi. Başbakan Cameron Ankara'da, mayıs ayında göreve gelişinden sonraki ilk Türkiye ziyaretinde, "Türkiye'nin AB yönündeki ilerleyişinin baltalanmasına kızıyorum." diye yakındı.
Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanların çok "önyargılı" olduklarını söyleyen muhafazakâr politikacı, Türkiye'nin Birliğe katılımına hep kuşkuyla yaklaşan Viyana, Paris ve Berlin hükûmetlerini dolaylı yoldan eleştirdi. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Avusturya Şansölyesi Werner Faymann, 72 milyon nüfuslu Müslüman ülkenin Birliğe katılımı yerine "imtiyazlı ortaklığın" tercih edileceğini hiçbir zaman saklamıyorlar.
--Ekonomik Çıkarlar--
Cameron, Büyük Britanya'nın AB üyeliği konusunda Ankara'nın "en güçlü" destekçisi olacağı sözünü verdi. Avrupa'nın savunmasında Türkiye'nin NATO'ya katkı sağladığını ve Afganistan'da Avrupalı ortaklarıyla "yan yana" mücadele verdiğini hatırlatan İngiltere Başbakanı, "'Türkiye kamp alanını korusun ama çadıra alınmasın' demenin yanlış olduğuna inanıyorum." diye konuştu. Cameron, doğal olarak Türkiye'den "reformları bütün gücüyle hayata geçirmesini" istedi.
Londra, Türkiye'nin AB üyeliğinden yana olduğunu sürekli dile getiriyor. Brüksel, 2005'ten bu yana Türkiye ile müzakere yürütüyor. Görüşmeler güçlükle ilerliyor. Bunun sebeplerinden biri de bölünmüş Kıbrıs'taki çözülemeyen ihtilaf.
Cameron'un bu yürekten Türkiye dostluğunun arkasında başka sebepler de yatıyor. İngiltere Başbakanı, ekonomik açıdan hızlı büyüyen ülkeyle ilişkileri geliştirmek niyetinde. Cameron ziyareti sırasında, "Bugün yıllık ticaret hacmimiz 9 milyar dolar. Önümüzdeki beş yıl içinde bunu iki katına çıkarmayı arzuluyorum." açıklamasında bulundu.