VİYANA, 16/03(BYE)--- Tirajı günde 114 bin olan liberal sağ eğilimli Die Presse gazetesinin 16 Mart 2010 tarihli sayısında, Jan Keetman imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı haber-yorumun çevirisi şöyledir:
--İki Nükleer Santrale Ruslar ve Koreliler Ortak Oluyor. Akdeniz Kıyısındaki Mersin'de, Her Biri 1200 Megavat Kapasiteli Dört Reaktör Kurulması Planlanıyor--
Türkiye, nükleer enerji kullanımına son derece hızlı bir giriş yapmak istiyor. Akkuyu'da ticari amaçlı kurulacak ilk nükleer reaktörün inşası konusunda Rusya'yla anlaşmaya yeni varıldı. Bunu hemen Güney Kore'yle gerçekleştirilecek büyük proje takip edecek.
On yıllardır planlanan Akkuyu projesine son dönemde birdenbire hız verildi. Akdeniz kıyısındaki Mersin'de, her biri 1200 megavat gücünde dört reaktör kurulması planlanıyor. Projenin ana yatırımcısı, Rus devlet şirketi Atomstroyexport JCS.
Gazete haberlerine göre, Karadeniz kıyısındaki Sinop'a kurulacak ikinci projenin çok daha büyük olması bekleniyor. Her biri 1400 megavat gücünde olan altı reaktörden söz ediliyor. Bu iş, ihale yapılmadan Güney Koreli Kepco firmasına ve bir Türk ortağına verildi. İnşaatın 20 milyar dolara tamamlanması bekleniyor.
--Deprem Bölgesine Nükleer Tesis--
İnşaatların parası, söz konusu firmaların reaktörleri başlangıçta bizzat işletmeleri ve üretilecek elektrik için garantili alım fiyatı belirlenmesi şeklinde ödenecek. Ama Akkuyu bile henüz tam garanti altına alınmış değil. Nükleer enerji karşıtları, yüksek alım fiyatını, projeyi iptal ettirmek için bir argüman olarak kullandıkları bir dava açıyorlar. Sinop'taki tesisin yeri de henüz tam kesinleşmedi, çünkü o yöre –tıpkı neredeyse Türkiye'nin tamamı gibi- deprem riski altında.
Sinop'un başlangıçta Birleşik Arap Emirlikleri tarafından finanse edileceği tahmin ediliyor. Öte yandan Türk devletinin muhtemel katkısından da söz ediliyor. Bu da projenin finansmanında halen sorunlar yaşandığına işaret ediyor.
Projelerin başlatılmasındaki acele de dikkat çekici. Bu acelenin, güçlü biçimde artan enerji ihtiyacıyla bir ilgisi olabilir. Enerji ihtiyacıysa, hızlı nüfus artışına ve kısa sürede yeniden ekonomik büyümeyi yakalama arzusuna dayanıyor.