(ANKA) - Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda iftar yemeği verdi. Ramazan ayının bu sene medya tarafından da çok seviyeli bir şekilde devam ettirildiğini belirten Bardakoğlu, iftar yemeği sonrasında yaptığı konuşmada Pakistan'da ki sel felaketinden sonra Diyanet'in Pakistan'a yaptığı yardımları şöyle açıkladı: "Kurum olarak ve şahsen felaketin bu kadar derin olduğunu fark etmedik. İnsanlar açlık ve hastalığın tehlikesi içindeler. Felakete geç kaldığımızın farkında olunca, yardım toplamaya başladık. Bu Cuma'da tekrar yardım toplayacağız. Zekat ve fitreleri Pakistan için toplayacağız. Pakistan'daki kardeşlerimize zekat ve fitre gönderirken Türkiye'deki ihtiyaç sahiplerini de unutmamalıyız. Zenginler biraz daha fedakar olmalı. Hem yanımızdaki ihtiyaç sahiplerine hem de Pakistan'dakilere yardım edelim. Kızılay ile beraber hangi yardımların yapılacağının takibini yapıyoruz. Çünkü vatandaşlar bize yardım gönderiyor. Biz de yaptığımız işin hesabını vermeyi önemsiyoruz". Pakistan'a yapılan yardımları anlattıktan sonra Kırgızistan'da yapılan yardımlara da değinen Bardakoğlu, Kırgızistan'da iftar çadırlarının açıldığını ve Özbekler ile Kırgızlar arasındaki çatışmayı hatırlatarak, Özbek ve Kırgızlar arasında farkın olmadığını, birbirlerini öldürmelerinin yanlış olduğunu belirtti. Bardakoğlu: "Kırgız öğrencileri okutuyoruz, okutulan öğrenciler barışın güvencesi olacak. İlahiyat Fakülteleri açıldı. Bu fakültede Kırgız ve Özbek ayrımı yok. Sıra Pakistan'da" dedi.
-3-5 KİLİSE AÇMAKLA TÜRKİYE HRİSTİYAN ÜLKE OLMAZ-
Bardakoğlu, Sümela Manastırı'nın ibadete açılmasının ardından gelişen olayları şöyle yorumladı: " Dünya dini liderleri ile bir araya geldik. Liderler, Sümela Manastırı'nın ibadete açılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Din özgürlükleri alanında yapılan gelişmelerden memnunlar. Türkiye'de 3-5 Kilise'de ayin yapılmasına izin verilmekle Türkiye Hristiyan ülke olmaz. Böyle bir konuyu din özgürlüğü bakımından Türkiye'yi kısıtlayan ülke olarak görmek doğru değil. Sadece Hristiyanlar için değil, diğer dinler için de savunmalıyız. Din özgürlüğü açısından iki unsuru gözetmeliyiz. Bunlardan biri özgürlükleri genişletmeliyiz. İkincisi ise doğru bilgiyi esas almalıyız. Bir kesim değil, herkes hoş görülmeli, din özgürlüğü açısından güven ve huzur içinde olmalıyız." dedi. Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın diğer ülkelerle geliştirdiği dini ilişkileri de şöyle ifade etti: "Rusya ile köprüler kurulmaya başlandı. Rusya Baş Müftüsü geldiğinde Rusya'nın ortasında 25 bin kişilik cami inşaatı yapıldığını söyledi. İç dizaynını da Türkiye yapacak. Suriye'de de büyük bir Türkiye sevgisi var. Vizeler kalktıktan sonra Şam'daki kapalı çarşı ile İstanbul'daki çarşının hiçbir farkı yok gibi. Suriye ile de ilişkilerimiz gelişmekte. İran'a da ilk defa heyet halinde gittik. Onlardan da heyet geldi. Ülkeler arasında sıcak bir ilişki var. Hedefimiz Afrika, 7-8 Afrika ülkesi ile yol aldık" dedi.
-SAADET'İN İFTARI HAKKINDA GÖRÜŞ BİLDİRMEM-
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bardakoğlu, Saadet Partisi'nin iftarında gelişen olaylar ile ilgili yorum yapmazken, bir gazetecinin Kıbrıs'ta Kuran kursu sorununu hatırlatması üzerine Bardakoğlu, "Kıbrıs'ta çok ciddi ihmaller var. Bu dini sorunlar yılların sorunu Kıbrıs'ta boşluk meydana geldi, bu boşluğu telafi etmeye çalışıyoruz. Türkiye'den din görevlileri gitti. Kıbrıs'ta Kuran kursu diyince, çok yalan yanlış bilgi veriliyor. Biz onları, öyle olmadığına ikna etmeye çalışıyoruz. Lefkoşa'da büyük bir cami yapılacak. Kuran kurslarını yürütülmesine destek veriyoruz." dedi. Bir başka gazetecinin Hakkari'de İmam öldürülmesi ile ilgili Diyanetin ne düşündüğünü sorması üzerine, Bardakoğlu, " Hakkari Müftüsü ile görüştük, birlik ve beraberlikten yanayız. Bu birlik ve beraberliği imam ve din görevlileri sağlar. Camiden içeri girince din dil sorulmaz, din görevlileri de aynı şekilde sormaz. Net olarak birlik ve beraberlik içinde yaşamalıyız" diyerek sözlerini noktaladı.