Din tüccarları sahte dindarlar halkın önderi olamazlar
“Gül saati aldı mı almadı mı” başlıklı yazımız için gelen yorumlardan birini sizlerle paylaşarak yazımıza başlamak istiyoruz:
“Değerli Burhan Özbey
Yazınızda İslam Peygamberinin (A.S), bir toplum önderine yakışır tavırlarından ve sade yaşamından örnekler vermişsiniz: Ben genelde dini inançlarımı siyasi, sosyal ve kültürel konularda hiç kullanmam ve din konusunda da bilgili olmama rağmen bu bilgilerimi tartışmalarda argüman olarak kullanmam; fakat konuya açıklık getirmek için dini ilimlere dayanarak kendilerini İslamcı olarak tanıtan ve İslâm’ı kullanarak tahtlarını pekiştiren kimselere bir hadisle cevap vermek istiyorum: Benden sonra barış ve sükûnet 30 yıldır. Bu sürede adalet, doğruluk ve bereket üzerinizden eksik olmayacak. Daha sonra başınıza zalim emirler gelecek. Kötü işler yapacaklar ve mallarınızı gasp edecekler, yalan söyleyecekler. İşlerinden razı olmadığınız müddetçe onlar da sizden razı olmayacaklar. Hz. Muhammed (S.A.V)” Y.Ş.
Sayın okurumuza yorumu için teşekkür ederiz.
Söz konusu yazımızda dini argümanlar üzerinden belirleme yapmamızın nedeni, yaptıkları her işi Allah, kitaba bağlayarak; sözde dürüstlük taşıyanlar içindir.
Her türlü naneyi yiyip, dürüstlük, dindarlık maskelerine girerek köşe dönenlere anlayacakları dille yanıt vermek için; asıl bilinmesi gereken dini gerçekleri belirtmemiz gerekti...
İnternette çeşitli sitelerde yayınlanan köşe yazılarının altlarında ki yorumlara bakın, çoğu dini “afyon” gibi algılayıp, her konuyu işlerine geldiği gibi dinsel argümanlara oturtup, ahkam kesenlerin Atatürkçü yazarlara saldırılarıdır... Bu tiplerin, dini kriterlere oturtarak yaptıkları saldırılarılar, genelde belli ve ortak merkezler çıkışlıdır...
Gerçek dindarlık ve Müslümanlık akidelerinden uzak anlayış ve uygulamalarıyla toplumu sindirip, cahil kesimi afyonlayarak; vatanseverleri, Atatürk ilkelerini ve cumhuriyeti savunanları, ürküterek ve korkutarak köşe başlarını tutmanın azgın plan ve mücadelesi içerisindeler...
Zalimlerin başa gelmesi, malları gasp etmesi, kötü işler yapması ve yalanlar söylemeleri başka nasıl olabilir!
Sanki bugünün düzeni anlatılmış peygamberin hadisinde!
Sevgili okurlar...
Gündem sıcak... Siyaset hararetli... Konjonktür erken seçime endeksli...
Anayasa mahkemesi CHP’nin başvurusuyla ilgili nasıl bir karar verecek merak ediliyor... İptal mi, referandum mu?
PKK denilen hain terör örgütü, tam anlamıyla azmış durumda...
Azdıranlar hangi tahrik odakları, az çok biliniyor...
Fakat ciddi sayılacak önlemler alınmıyor...
Neler dönüyor gerçek yönüyle bilinmiyor...
Kim ne derse desin Türkiye artık seçim sürecine girmiş durumda...
Bundan sonra, iktidardan vatandaşın derdine derman olacak ciddi kararlar ve yasalar almasını ve çıkarmasını beklememek gerekir...
Çünkü AKP can derdine düştü...
Öyle ki son birkaç yıldır, vatandaşın ve ülkenin sorunları adına sevindirici anlamda neredeyse tek bir icraatı yok...
Tek uğraşısı, bir dönem daha acaba nasıl iktidarda kalabilirimin telaşı içerisinde...
Sevgili okurlar...
Siyaset sahnesinde artık ne görüyorsanız, hepsi seçime dönük yatırımlar ve şovlardan ibaret...
Eskinin mandacıları bugünün işbirlikçileri .
İktidarlara vatan millet nutuklarıyla gelip, emperyalist güçlerin kuklası olanlar,
Ülkenin kötü gidişinde en büyük vebal sahibidirler...
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısıyla var olabilmenin savaşımı içerisinde olduğu tartışılmaz bir gerçek...
Geldiğimiz noktaya bakın, kelli felli, ünlü ve duayen diye geçinen kimi köşe yazarları, Artık bölünmeyi ciddi olarak tartışsak mı, ya da toprak versek mi gibi akıl almaz yorumlarla halkın karşısına çıkıyorlar...
Yazık yazık!..
Ulu Önder Atatürk biliyoruz ki yattığı yerden olanca sesiyle bağırıyor...
Siz ne yapıyorsunuz?
Ülkeyi bunun için mi sizlere teslim ettim heyhat!!.,.
Dini sömürerek, din bezirganlığı yapılarak bir yerlere gelinmez!
Her türlü naneyi yedikten sonra, dini sembolize ederek, dini kişisel çıkarları uğruna saptırarak kullananlar halkın önderi olmamalı
Ama bu asil millet, sevgili halkımız ne zaman uyanacak ve gerçekleri görecek merakla bekliyoruz!
Yazımızı Kocaeli Yerel Gazetelerinden “Bizim Kocaeli” gazetesinin yazı işleri müdürü ve köşe yazarı meslektaşımızın; “ "Karaosmanoğlu tuvalet kapattı"
başlıklı yazısından kısa bir bölümle noktalamak istiyoruz. Yorum yapmıyor, yorum ve takdiri sizlere bırakıyoruz:
“Olmaz demeyin ilimizde ne yazık ki bu da oldu... (Kocaeli) Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu önceki akşam Leyla Atakan kültür Merkezi’nde yapılan, partisinin düzenlediği ‘Refaranduma evet’ toplantısına katıldı.
Akşam namazı saati geldiğinde abdest alması gereken Karaosmanoğlu, yakın korumalarına talimat verdi ve kültür merkezinin tuvaletinin hazırlamalarını istedi. Korumalar hemen tuvalet bölümüne gittiler... o Sırada içeride kim varsa hepsini zorla çıkarmışlar... Halâ büyük tuvaletini tam yapamayanlar bile apar topar çıkarılmış, tuvalet kısmı bir güzel temizlenmiş ve başbakanın abdestini alması için beklemişler.
Bu durum tabi orada bulunanlar tarafından çok yadırganmış...
Dün bu bilgiyi hem toplantıyı izleyen gazetecilerden üç kişi arayıp beni bilgilendirdi ve durumu anlattı hem de toplantıyı izleyen AKP’lilerden birkaç hem de Fuar’a gidip tuvalete giden bir vatandaşımız aradı söyledi.
(Cemalettin Öztürk – Bizim Kocaeli – 7 Temmuz 2010)
BURHAN ÖZBEY