DİNDAR GÖRÜNEN DİNSİZLER!
Dindar olmak her zaman iyi insan olmak demek midir?
Kesinlikle değil!..
Öncelikle dindar olmanın tanımını yapalım.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde Dindar kelimesi nasıl tanımlanıyor.
“Din inancı güçlü, din kurallarına bağlı(kimse) mütedeyyin”
Din inancı güçlü olmak ne demek?
Dinin emrettiği kurallara özel yaşamında aynen uyan, günahtan, kötülük yapmaktan özenle kaçınan, her hal koşulda namuslu ve yüksek ahlaklı kişi olmak demektir. Kısaca ve öz olarak dindarlığın tanımı böyle…
Bunca yaşın insanıyız, “dindarım, Allah’tan korkarım, namazında, orucunda insanım” diye öne çıkmaya çalışan ya da toplumda böyle görüntü verip, vitrine çıkmış kimseler arasında, gerçek anlamda dindar insana, altını çizerek ve bütün içtenliğimizle söylüyoruz yaşamımızda pek az rastladık.
Evet iddialı söylüyoruz. Dindar geçinip de; gerçek anlamda, dürüst, güvenilir olan, para pul karşısında her hal ve koşulda, insani zaaflara yenik düşmeyen maalesef çok az insan tanıdık!
O nedenle, herkesin her şeyi, fırsatını bulduğunda götürmeye çalıştığı bir toplulukta, nasıl ki üzerinize çamur sıçratmadan “namuslu” kalabilmek çok zor ise, gerçek anlamda dindar olmakta, yüksek fazilet ister.
Namazımda niyazımda, her tülü kötülükten soyutlanmış “farklı” bir insanım iddiasıyla ortaya çıkıyor ve bunu da “dindar kişi” olmanıza bağlıyorsanız, o zaman bunu yaşamınızın her parçasında her yönüyle somut olarak kanıtlayacaksınız!
Görüyoruz işte… Ağzından din iman sözcüklerini düşürmeyenler, fırsatını ve ortamını bulduklarında uçkurlarının derdine düşüp; ne din ne de iman tanımaz hale geliyorlar. Hele bir de para pul söz konusu olduğunda dünya nimetleri karşısında nasıl eriyip gittiklerini her zaman ibretle görüyoruz.
Sen, siyasi mevki ve makamını kullanarak, kendine ve ailene sülale boyu ayrıcalıklar tanı, her türlü fırsatçılığın tutsağı ol, malı götür, köşeyi dön… torunun yaşındaki temiz aile kızlarını, ağzından salyalar akarak rezilce ve şerefsizce kirletmeye kalk, sonra da çıkıp meydanlara, televizyonlara “doğru adam”, “namuslu kişi” “fazilet insanı” pozlarında topluma ahlak dersleri vermeye kalk ve “dürüst insan” görüntüsüne gir!
Öbür yandan, toplumda “biz dindarlar” , “siz laikler” diye çıkarlarınız doğrultusunda, köşelerde yazılar yazarak, televizyonlara çıkıp fazilet nutukları atarak, “ne iyi insan” olduğunuz görüntüsünü vermeye çalışın!
Yemezler!
Sizler!... Bu milletin temiz insanlarını; siyasetçiler, yazar- çizerler ve toplumda ön plânda görünen “sözde dindarlar” olarak; bunca yıldır hep dini istismar ederek sömürdünüz! Oysa kendiniz sülale boyu yağlı ballı yerlerde, tatlı hayatlar yaşadınız ve yaşamaya da devam ediyorsunuz!
Allahın yüce tecellisi ki, gerçek yüzünüzü lekelenmiş ruhunuzu toplum yavaş yavaş görmeye başladı! Fırından aç olduğu için ekmek çalanların toplumda adı nedir? Hırsız. Siz pis ahlâklı kirli karakterli din bezirganları, hangi mevki ve konumda olursanız olun, o hırsızlardan bin defa daha fazla günahkâr, çirkin ve aşağılık insanlarsınız!
Sizlerin yüzünden bu ülkede “gerçek dindarlar” acı çekiyor.
Tertemiz insanlar, toplumda siz ahlâksızların yüzünden yanlış anlaşılmaktan korkuyorlar... Oysa onlar, bu milletin çekirdeğini oluşturan “onur mayaları”. Ne dini istismar ediyorlar, ne de dini, Allah’ı kitabı çirkin çıkarlarına alet ederek, malı götürüyorlar!..
Sevgili okurlar,
Birkaç günden beri gazetelerde, televizyonlarda ve internet sitelerinde çıkan malum “azgın teke” haberini okurken, üzüntümüzden, hırsımızdan adeta kemiklerimizin sızladığını hissediyoruz.
Olacak şey mi?
Böylesi bir ahlaksızlığa, bir insan nasıl tevessül edilebilir havsalımız almıyor!
İşin hazin tarafı da, bu bizim adamımız anlayışı içerisinde, çirkin olayı bile bile görmemezlikten gelmek ve ahlaksızlığın üzerini örtmeye çalışmak!
Hani siz dindardınız, dürüsttünüz, namuslu ve faziletliydiniz, içinizde Allah korkusu vardı ve bu yönde sabah akşam topluma ahkâm kesiyordunuz.?
Ne oldu?
Ah bu millet, gün gelse de, siyasi arenada ve ülke yönetiminde ve toplumda gerçek dindarların kimler olduğunu, din sömürüsü ve din bezirganlığının ne olduğunu ve nasıl sahtelikler sergilendiği gerçek anlamda bir anlasa ve görebilse!..
Dindar görünen gerçek dinsizleri bir tanısa!
BURHAN ÖZBEY