(ANKA) - Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) Genel Başkanı Ziya Halis, Türkiye'deki devlet yapılanmasının "laik" olmadığını öne sürerek, "Türkiye'de lakliğin ve demokrasinin ayakları üzerine oturabilmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın mutlaka devlet örgütlenmesinin dışına çıkarılması gerekmektedir" dedi.
EDP Genel Başkanı Ziya Halis yaptığı yazılı açıklamada, "Varlığı laikliğin ihlali olarak her gün karşımızda duran Diyanet İşleri Başkanlığı, Teşkilat Yasası'nda yapılan değişiklikle daha da kalıcılaştırılmak ve güçlendirilmek istenmektedir" diyerek şöyle devam etti:
"Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Teşkilat Yasası'na ilişkin 1 Temmuz 2010 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan değişikliklerle Diyanet'in kadrolu personel sayısını artırılma yoluna gidilerek halen vekil imam-hatip veya müezzin-kayyımdan 4 bine yakınının kadroya geçirilmesi kararlaştırılmış; daire başkanlıkları düzeyindeki örgütlenme genel müdürlük düzeyine çıkarılmış; kariyer sistemi düzenlemesi yapılmış; il ve ilçe müftülüklerinin ihtiyacına göre şube müdürlüklerinin kurulması öngörülmüş; Diyanet İşleri Başkanlığı'nın radyo ve televizyon yayını yapabilmesine olanak sağlanmıştır."
-"AKP OYALAMA TAKTİĞİ İZLİYOR"-
Halis açıklamasında, bir yandan farklı inanç gruplarının taleplerini görmemezlikten gelen, başta Aleviler olmak üzere taleplerini kitlesel olarak dile getiren kesimlere mesafeli durarak "oyalama" taktiği izleyen iktidar partisi AKP'nin Diyanet İşleri Başkanlığı'na gösterdiği özenin, Türkiye toplumunu ve halkını "demokratik, laik ve sosyal bir hukuk" devleti çatısı altında toplama amacında olmadığının bir göstergesi olduğunu savundu. "Kaldı ki, AKP'nin Diyanet'e verdiği bu destek, Diyanet'i daha da büyütmeye yönelik yapılan bu yatırım, yoksulluğun ve işsizliğin devasa boyutlara ulaştığı ülkemizde, yoksulluğu ve adaletsizliği daha da artıracağı kesindir" diyen Halis açıklamasında şu bilgilere yer verdi:
"Halen inşaatı devam eden camiler hariç 374 kişiye bir caminin düştüğü, toplam cami sayısının 80 bini geçtiği ülkemizde, Diyanet İşleri Başkanlığı 100 bine yakın kadrosuyla devasa bir yapıdır. 6 bakanlık bütçesinden daha büyük bir bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hem kadrosunu, hem bütçesini, hem de hiyerarşik yapısını güçlendirmek için kararlar almak "laik Türkiye" söyleminin ne kadar boş ve yalan bir söylem olduğunu gösteriyor. AKP, Diyanet'teki 'vaiz', 'uzman vaiz' ve 'baş vaiz' gibi yeni hiyerarşik yapılanmayla da 'İslami bir Ruhban sınıfının' da yolunu açmaktadır."
-"TÜRKİYE DEVLETİ LAİK DEĞİL"-
Türkiye'deki devletin bu yapılanmasıyla "laik" olmadığını öne süren Halis, "Türkiye'de lakliğin ve demokrasinin ayakları üzerine oturabilmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın mutlaka devlet örgütlenmesinin dışına çıkarılması ve süreç içerisinde tasfiye edilmesi gerekmektedir" dedi.
Sünni İslam'ın kontrolündeki Diyanet İşleri Başkanlığı'nı güçlendirmek, Türkiye'de inançsal, kültürel ayrıcalıkları ve ayrımcılıkları da körüklediğini ileri süren Halis, nitekim Alevilerin inanç merkezleri Cemevleri'ne yönelik yapılan ayrımcılık, Cemevleri'nin yasal olarak kabul edilmemesinin de bunun somut bir göstergesi olduğunu söyledi.