DARBELERLE DİZİLER ARASINDA KALAN SIR
Bodrumda Pazar sabahı gazeteleri okuyorum. Ekran öpücükleri ile gerçek aşk arasında dolaşılıyor.
Manşetlerde de darbelerle, yalancı darbeler, kağıt parçası dabeler arasında bir sır var sanki.
Bu iki yakın ilişki çok uzak da olabilirmişcesine bir şüphelenme.
İnsan bütün gücüyle seviştiği, hatta onun üzerinde de roller aldığı bir sahnede hiç de gerçek olabilemiyormuş.
Beren Saat böyle diyor.
İlk sevgilisinin kayıbı ile zaten daha da katılaşmış. Şimdi ruhuna ve bedenine göre bir elbise biçiyor.
Bir kısım medya Türkiye’de hiç darbe olmamış gibi saf duruşlarla etkilemeye çalışıyor.
Bir kısım gazeteciler ise artık darbelere tahammül etmek istemiyorlar. Dünyanın sinerjisi, teknoloji, sırları birbir ayıklıyor.
Bu yeni dünyada yalandan öpüşebilirsiniz, ama sahiden darbe yapamazsınız. ABD de bu işten elini çekeli çok oluyormuş.
Ancak yöntemler besbelli zamanında oradan gelmiş.
İşte dar sokaklar arasında paslaşma.
Öpüşürken sahici olmadan gerçeğe yaklaşmak. Darbe yaparken yapmıyormuş gibi yapıp yapmaya kalkmak.
Zor işler değil mi?