DOMUZ GRİBİNİN ÖZELLİKLERİ
Bugüne kadar yüz binlerce insana bulaşan H1N1’in sebep olduğu domuz gribinin normal gripten farklı özellikleri var:
BİR: İçinde bulunduğumuz ekim ayı grip salgınları için olağan bir mevsim değil. Grip, kuzey yarıkürede en erken aralık ayında başlayan ve ocaktan sonra yaygınlaşan bir hastalık olarak bilinir. Bu kural domzu gribi ile delinmiş durumda.
İKİ: Domuz gribi hastaların büyük çoğunluğunda olağan gribe göre çok daha hafif seyrediyor ve evde istirahat ederek birkaç günde tamamen düzeliyor. Bazı kişiler hasta olduklarının farkında bile olmayabiliyor.
ÜÇ: Hastaneye yatırılması gereken hastaların yarısını 25 yaş altındakiler oluşturuyor ve bunlarda hızla kötüleşme oranları önceki salgınlara göre daha yüksek.
DÖRT: Grip salgınlarında ölenlerin büyük çoğunluğunu (%90 ve fazlası) yaşlı ve risk grubunda olanların oluştururken domuz gribi gençlerde(50 yaş altı), şişmanlarda ve gebelerde daha ölümcül seyrediyor.
DOMUZ GRİBİ OLAĞAN GRİP KADAR ÖLDÜRÜCÜ DEĞİL
Domuz gribinden ölümlerin gençlerde daha çok görülmesine karşılık 7 aylık sürede tüm dünyada ölen insan sayısı 4 bin 500 civarında. Oysa DSÖ’ ne göre olağan gripten her sene 3-5 milyon kişi ciddi şekilde hastalanıyor ve 250-500 bin kişi ölüyor.
Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) domuz gribinden ölümlerin on binde 2-3 seviyesinde olduğunu bildirdi. Normal gripten ölüm oranı binde birden daha fazla.
Harvard’ lı Profesör Lipsitch de bu pandeminin 5 derecesi olan Pandemi Ağırlık Endeksine göre en alt seviyede olduğunu açıkladı. Kategori 1, ölüm oranı binde 1’in altında olan olağan grip salgınına uyuyor. Kategori 5’ de ise ölüm oranı yüzde 2’ nin üzerinde. Uzman H1N1 için ölüm oranını yüzde 0.007-0.045 olarak bildirdi. Lipsitch bu salgının çok ‘abartıldığı’ görüşünde.
Buna şüphe yok: Mesela Türkiye’ de bugüne kadar 500’ den fazla hasta var ama çok şükür ki ölen yok. Almanya’ da 8 ekime kadar 21.600 hasta ve sadece 2 ölüm belirlendi. Tüm Avrupa’ da H1N1’ e bağlı ölenlerin sayısı da 200.
ENDİŞEYE GEREK YOK
Bu verilerden de anlaşılacağı gibi endişe ve paniğe gerek yok. Domuz gribinin öldürücü ama bu olağan gribe göre devede kulak misali.
1510 senesinden bu yana ortaya çıkan 14 pandemiyi inceleyen uzmanların görüşleri de iyimser. Pandemilerin bugüne kadar bir seferinde tüm dünyayı etkilemediğini, ilk dalgadan sonra tekrarlama eğilimi olmasına rağmen salgının neticede bildik mevsimsel grip örneğine adapte olduğunu söylüyorlar.
H1N1’in bulaşma özelliğinin orta derecede olması, kuzey yarıküreye yaz başında gelmesi, toplumun bir kesiminde önceki enfeksiyonlardan dolayı bağışıklık bulunması bu sene pandemi olsa da çok ağır olmayacağının işaretleri olarak kabul ediliyor. Bu araştırmacılar H1N1’in daha bulaşıcı ve daha tehlikeli bir türe dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu da düşünmüyorlar.
Daniel Perez’ in PLoS Currents’ de yayınlanan araştırması da H1N1’in laboratuar şartlarında daha tehlikeli bir türe dönüşmediğini ortaya koydu.
H1N1 virüsüne en tehlikeli mevsim olan kışın yakalanan ve şu sıralarda yaza girmeye hazırlanan 21 milyonluk Avustralya’ da 11 ağustos itibariyle 27.663 kişi H1N1 almış, 3.282 kişi hastaneye yatırılmış ve 95 kişi ölmüş. Eylül sonuna kadar hastaneye yatanların 5 bini, ölümlerin 200’ ü geçmesinin beklenmediği bildiriliyor. Bu da çok iç açıcı bir bilgi.