Yazıma bu olayın hangi noktasını ele alarak başlayayım bilemedim. Kronolojik açıdan sıraya koyup gidelim isterseniz. Bir video yayınlanıyor internetten. Video dönüyor, haber sitelerinden video paylaşım sitelerine kadar dönüyor. Tam bir rezaletin, tam bir skandalın videosu. Koskoca bir lider ve koskoca bir vekil skandalın başrolünü oynuyor.
Madem zamana göre adım adım gidiyoruz o halde adım adım sorguya çekelim. Kahramanlardan biri siyasi parti lideri bir diğeride liderin yakın kurmaylarından. Siyaset, bu ikili için acaba ne anlama geliyor? Her ikisi de milletin vekili. Acaba millet bunlara vekalet verirken böyle bir skandala da izin mi veriyor? Ben milletimin ''namus'' kavramı noktasında herhangi bir zayıflık içerisinde olduğuna inanmıyorum. Sorun milletimde değil vekaleti alanlarda. Milletim ahlaksız değil ki ahlaksızlığa vekalet versin.
Hadi diyelim ki görüntüler tamamen bir komplo. Baştan aşağı bir kumpas, bir oyun. Eğer bir komplo ise bu oyunu kuranlar insan olamamış hilkat garibeleridir. Eğer bu video bir komplo ise bu kompluyo kuranlar şeref kavramından nasibini almamıştır. Ancak eğer komplo değilde hakikat ise acaba Sayın(!) Baykal neden ''özel hayata müdahele'' değil de ''iftira'' olduğuna dair bir dava açmıyor? Neden açık bir dille bu video yalanlanmıyor?
İşin dava kısmı da ayrı bir rezalet. Özel hayata müdahale diye mahkemeye gidildi. Pardon ama eğer böyle bir durum varsa bu özel hayata girmez. Özel hayat kişinin eşidir, ailesidir, yaptığı tatili, gittiği evidir. Aldatma dediğimiz kavram vekiller için özel hayat alanına girmez. Milletin vekilleri milletten aldıkları vekalet ile asla böylesi bir skandala imza atamaz. Bunun hesabını millete vermek zorundadırlar.
Bunların dışında işin en çarpıcı tarafı ise skandala imza atan CHP Eski Lideri bu videoyu unutturup adeta kahraman olma noktasına ilerliyor. Muhafazakar kesime ''Sizde biat kültürü var, siz intisapçısınız.'' diye haykıranlar bugün Sayın(!) Baykal' a dokunabilmek için adeta çırpınıyor. Bir skandala imza attığı için adeta kahramanlaştırılııyor. Bir rezaletin videosunda başrolde oynadığı için neredeyse kurtarıcı ilan edecekler. Sayın(!) Baykal bir skandalın videosu ile kahramanlığa yürümeye çalışıyor. Pes doğrusu...
Kahraman ikiliyi de tek tek ele almak lazım. Sayın(!) Baykal' dan başlayalım. Yaşı 70' i aşmış, torun toprak sahibi olmuş, yıllardır bir siyasi fikrin liderliğini yapmış bir isim. (Kırkından sonra azanı teneşir paklar demiş ceddimiz. Ya yetmişini aşanı?) Eşine, çocuklarına, siyasi fikrine, sevenlerine, yandaşlarına, tabanına karşı hiçbir sorumluluk hissetmiyor mu da böylesi bir skandala imza atabiliyor? Açıkçası anlamak mümkün değil.
Peki ya Nesrin Baytok? O bir kadın, o bir anne... Sorumlu olduğu bir kocası, bir çocuğu ve kendisine vekalet veren tabanı var. Onlara karşı acaba nasıl bir sorumluluk duygusunu üstlendi ki bu skandala imza attı?
Bir başka soru da kadın hakkı savunucusu olduğunu iddia edenlere. Hani sizler daha dün ''Bakanın eşi ayrı bir masada yemek yedi. Bu kadına karşı bir aşağılamadır.'' diyordunuz ya, bugün Nesrin Baytok isminin bu şekilde anılması kadın hakları açısından bir aşağılama değil mi? Bugün Sayın(!) Baykal' ın yaptığı acaba bir kadını aşağılamak olmuyor mu? Nerde sizin kadın hakları dediğiniz kavram? Hadi o kadar hak savunucusu iseniz hodri meydan. Şimdi Sayın(!) Baykal' ı savunmayında görelim.
Sevgili okurlarım yazıya devam edelim. Videonun nerede çekildiği, nasıl çekildiği hakkında bir çok söylenti var. Biz gerçeklerden gidelim. Video ortaya çıktığında ne hikmettir Ankara basınında şok etkisi yaratmadı. Bilinen bir durummuş gibi son derece normal karşılandı. Kulislerden sokaklara kadar Ankara basını bu skandalın daha önceden bilindiğine dair bir izlenim verdi.
Evet sevgili okurlarım, şuda bilinen ap ayrı bir gerçek ki o videonun çekildiği ev Ankara' da yer alıyor. CHP kadrosundan sadece bir kaç kişinin bildiği bir ev. Sadece bir kaç kişi o eve girip çıkıyor. Merak ediyorum acaba bu durumu o bir kaç kişi de daha önceden biliyor muydu? O evde öyle medyaya düştüğü gibi şifreli girişi olan bir ev değil. Bildiğiniz anahtarı olan, kale kapısı gibi kapısı olan bir ev. Ancak ''Yoldan geçerken gördüm, evler hoşuma gitti. Değişik bir dizaynı ver, çatıları farklı farklı renklerde. Bir gidip bakayım, belki bir ev alırım.'' diyipte evlere bakmaya kalkarsanız içeri giremezsiniz. Giriş park tarafından yapılıyor. Asansöre bindiğinizde evinizin kapısında iniyorsunuz.
Videoya tekrar dönersek iki kameranın da konulduğu yerler oldukça ilginç. Hadi salondaki anlaşılır ancak neden yatak odasına da konuldu? Üstelik çok iyi saklanılmış. Belli ki kamerayı koyan yada koyanlar evi daha önceden görmüş. Evin içini gezmiş, dolaşmış. Evi bilen kişiler. Yoksa kameraları o noktalara koymak evi bilmeyen bir kişi için mümkün değil.
Hazır bu konuya değinmişken suskun kalmamak ve tepkimi göstermek adına Kanal D Ana Haber Bültenini açık bir dille kınamak istiyorum. Yerel seçimler öncesinde Sayın Kılıçdaroğlu ana haber bülteni canlı yayınına bağlandığında haberin sunan Sayın Birand ''Hoş geldiniz efendim. Biliyorsunuz Sayın(!) Baykal sizi aday gösterdi. İnşallah kazanacağız.'' diyerek tarafsızlığını yitirdi. Askere sivil mahkeme için atılan ilk adımlarda ''Askeri mahkemeye AKP tırpanı'' şeklinde bir haber başlığı vererek haber sunmak yerine eleştiri yapmayı tercih etti. Ancak bardağı taşıran asıl nokta ise habercilik adına yaptıkları bir rezaletti. Malum video hiçbir yetkili kurum tarafından ''Gerçek değil'' şeklinde yorumlanmamasına rağmen bu durumu haber jeneriğinde ''Çirkin Komplo'' şeklinde sunarak skandalı korumaya, kollamaya çalıştı. Habercilik bu olamaz...
Daha söylenecek çok söz, yazılacak çok satır var ancak şimdilik burada kesmek gerek. Malum, olurda birileri başımıza tazminat açmaya kalkabilir. E uzun yazılar da siz değerli okuyucular için sıkıcı olabilir. Yazıyı burada bitirmekte fayda var.
SORUN:
Skandal
ÇÖZÜM:
Skandalı korumamak
anadolu_yurdu@hotmail.com