Yeni...
Eskiyi bırakmaktır; bazen isteyerek, mecburen, zorla bazen...
Kurtulmaktır baskılardan yahut yapmam dediğini yapmaktır, bazen ‘yeni’...
Söylemem dediğini söylemek, olmaz bildiğine, gittikçe yaklaşmak...
Bin bir emekle üzerine oldurmaya, yakıştırmaya çalıştığın elbiseyi değiştirmektir, ‘yeni’...
Görüntünü değiştirmek; bir şeyler katmak kendine ve atmak bir şeyler kendinden; hem ruhundan hem bedeninden...
Yüzündeki çizgilerin artması, fark etmeden anılarının çoğalması...
Unutmaya başlamaktır; derin bir ‘oh’ yahut ‘of’ içlenmesiyle...
Endişelenmektir, dip kıpırtılarıyla heyecanlanmak, ses kıvılcımlarıyla helecanlanmak; titremesi dizlerinin, ellerinde uyuşmalar, gözlerinde şaşkınlık...
Dilinde dualarla, işaretler koyarak adımlamaktır meçhul yolları, meraklı meraklı...
Ve bazen bir an evvel; kendine öncekinden sıyrık bir şiar oluşturma, söylenmedik sözler arama, görünmedik tavırlar sergileme, parmakla gösterilecek fikirler paylaşma, değişeceğini bile bile düşünce, insan sınıflandırma ve hayat mihrabı önünde kuvvetli bir saf oluşturma isteği ve telaşıdır, ‘yeni’...
Yalnızlığa mahkumiyettir bazen... Tek başına, bitmeyen mücadelenin adıdır her ‘yeni’ aslında...
Denize yek çıkmak... Sevimsiz insanlarla bir araya gelip, sevdiklerinin azalması...
Dünyaya meydan okumak yahut kaderine boyun eğmek...
Nargileyi bırakıp, sigaraya başlamak... En çok söylediğin şarkıları, marşları, vecizeleri silmek yavaş yavaş dilinin ucundan...
Kabullenememek, kabul ettiğine pişman olup olmayacağını düşünmek, samimiyetleri sorgulamak, ayna karşısında saatlerce kendi kendine konuşmak...
Her ‘yeni’, iyiliklerle gelmez kanımca; hazırlıklı olmalıyız başımıza gelebilecek, isteyerek yahut mecburen onaylayacağımız türlü yeniliklerin iltihaplarına...
Bir yok etme ve yeniden doğum sancısıdır, heyhat!.. Yılların derin temellerine el sokma çabasıdır, el hak!..
Bu kadar olumsuzluğun ardında; büyük bir inadın başlangıcıdır aslında ‘yeni’,
‘Her şeye rağmen yaşama inadı’ treninin makinistidir...
Hayata yaraşır bir kazanmanın sıfatıdır, hülasa...
Keşke her yeniyi; bayram sabahları yastığın altından çıkarılan ayakkabılar gibi yaşayabilsek...
Hepimiz; hem yalnız, hem hep beraber, keşke...