(ANKA) - Eğitim Sen'den, LYS, YGS gibi sınavların sonuçlarının eğitim sisteminin içinde bulunduğu durumu her sene ortaya koyduğu ifade edilerek, "Eğitimin bir hak, dolayısıyla kamu tarafından yerine getirilmesi gereken bir hizmet olmaktan çıkarılarak piyasalaştırılması/ ticarileştirilmesi söz konusu eşitsizlikleri giderek derinleştirmektedir" açıklamasında bulunuldu.
Eğitim Sen'den yapılan yazılı açıklamada, ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan'ın LYS sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamasında sınav sistemi bilgileri ve başarılı olan öğrenciler dışında, eğitimin genel tablosu açısından bir değerlendirme olmadığının "yine" görüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, Yarımağan'ın toplam 1 milyon 856 bin 813 adayın sınavının geçerli sayıldığını, sınavda toplam 784 bin 564 adayın 180 ve üstünde puan alarak tercih yapmaya hak kazandığını ancak 11 bine yakın adayın sıfırın altında puan aldığını açıkladığı belirtildi.
"Her sınav dönemi sonrasında ortaya çıkan tablo, çeşitli eşitsizliklerin varlığı ve bunların giderilmesi açısından hep aynı kalmaktadır" denilen açıklamada, "Örneğin bu kadar sayıda öğrencinin neden bu sınavlarda sıfır çektiği, meslek liseli öğrencilerin başarı düzeylerinin bu sınavlarda neden en alt sıralarda yer aldığı, başarı ortalamasının batı illerimizde yüksekken neden doğu illerimizde alt sıralarda yoğunlaştığı soruları her yıl cevaplanmayı beklemektedir. Bu sabitlik karşısında yetkililerin bugüne kadar bu sorunları çözmek için neler yaptıkları ise can alıcı soru olarak karşımızda durmaktadır" denildi.
-YGS VE LYS SONUÇLARI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ-
Açıklamada, değişen sınav sistemi sonrasında ortaya çıkan sonuçların eğitim sistemi açısından değerlendirebilmesi için YGS ve LYS sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiği bildirilen açıklamada, şöyle devam edildi:
"YGS sınavı geçerli sayılan 1 milyon 487 bin 626 adaydan 14 bin 156'sı sıfır puan ya da altında almıştır. LYS ile birlikte düşünüldüğünde bu sayı 25 binlere ulaşmaktadır.
YGS de 14 bin 156 aday sorulardan hiçbirini doğru cevaplayamamış ve 70 bin 248 aday da 140 puanın altında kalarak LYS'ye başvuramamıştır. Bu rakamsal boyut eğitim sistemimizin niteliğinin düşüklüğünü gözler önüne sermektedir.
Bu gerçekliğin bir başka boyutunu da yine Yarımağan'ın ifadelerinden çıkarabilmekteyiz. En kolay testin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde olması karşısında en zor testin felsefe bölümünde olması dikkatleri çekmesi gereken bir konudur. Öyle ki felsefe ders grubunun ders saatlerinin düşürülmesi, ilköğretimde seçmeli ders olarak sunulması ve bu alanda yeterli öğretmen istihdamının yapılmaması gibi sorunlar bu sonuçla birlikte düşünülmelidir. Öğrencilerimize farklı düşünebilme yolları sunabilecek ve hayatı farklı yorumlayabilmenin araçlarını gösterecek bir dersin arka plana atılması ve önemsiz görülmesi, sınav sonuçlarına da yansımaktadır."
-"EĞİTİMİN TİCARİLEŞTİRİLMESİ EŞİTSİZLİKLERİ DERİNLEŞTİRMEKTEDİR"-
LYS, YGS gibi sınavların sonuçlarının eğitim sisteminin içinde bulunduğu durumu her sene ortaya koyduğu ifade edilen açıklamada, "Eğitimin bir hak, dolayısıyla kamu tarafından yerine getirilmesi gereken bir hizmet olmaktan çıkarılarak piyasalaştırılması/ ticarileştirilmesi söz konusu eşitsizlikleri giderek derinleştirmektedir. Eğitim sistemimizin tamamen sınav sistemi haline getirildiği gerçeğiyle hareket ederek eğitim sistemi temelinde köklü bir değişiklik yapılması gerekmektedir. Kamusal, parasız, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim hakkından tüm yurttaşlarımızın yararlanabileceği bir eğitim sisteminin oluşturulması zorunluluğu bir kez daha karşımızda durmaktadır" denildi.