ANKARA, 21/08(BYE)--- BAE'de Arapça yayımlanan el Beyan gazetesinin 21 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Halil el Sercani imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan yorumun çevirisi şöyledir:
Türkiye'de, AK Parti hükûmeti ile ordu arasındaki kriz kısmen çözülmüş olsa da iki taraf arasındaki bu kriz geçmiştekilerden çok farklı. Çünkü geçmişteki krizlerde hükûmet, askeri sivil hayattan ve özelikle siyasetten uzak tutmaya çalışıyordu. Bundan amaç, askerin hükûmeti dışlamamasını sağlamaktı.
Ancak son kriz bir ilkti. Çünkü askerlere göre, siviller ordunun işlerine karışıyor, ancak hükûmet, askeri siyasi hayattan uzak tutmak istediğini söylüyor. Fakat hükûmetin kendisi, siyasi nedenlerle askerin işine karışıyor.
Hükûmet ile asker arasındaki kriz, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Kara Kuvvetleri Komutanlığına Hasan Iğsız'ı aday göstermesi ve hükûmetin bu ismi kabul etmemesiyle tırmanmıştı. Hükûmetin kabul etmemesinin nedeni, Iğsız'ın 2007 yılında AK Parti hükûmetine karşı 15 internet sitesi kurmuş olması, bu sitelerin AK Partiyi laiklik düşmanı olarak göstermesi ve ülkeyi bölmeye çalışmakla suçlamış olmasıdır.
Bu krizin karmaşık olmasının nedeni, iki taraf arasında anlaşmazlıklara kapı açması değil, ordunun siyasetçilerin mutlak suretle işlerine karışmamasını istemesidir.
Askere göre, hükûmetin darbe planı suçlamasıyla yüksek rütbeli subayları mahkemeye çıkartması sadece orduyu zayıf düşürmeyi ve kötü adam yerine koymayı amaçlıyor.
Gözlemcilere göre hükûmetin bu adımı, özelikle Türk halkı birkaç hafta sonra anayasa değişikliğiyle ilgili referandum için sandık başına giderken hem çok önemli hem de çok tehlikeli. Ayrıca genel seçimlerden birkaç ay önce bu adım atıldı ve hükûmetin bu adımı, partisini seçimlerde kötü etkileyebilir.
Gözlemciler, önce referandumun sonra da genel seçimlerin hem asker hem de AK Parti için çok önemli bir sınav olduğunu belirtiyor. Çünkü eğer askerin halk içinde popülaritesi varsa referandumda halkın çoğunluğu anayasa değişikliğine "hayır" oyu kullanır ve genel seçimlerde de AK Partinin oy oranı düşer.
Öte yandan referandumda "evet" oyu çıkar ve AK Parti genel seçimlerde oy oranını muhafaza edebilirse, bu defa da AK Parti Türk siyasetinde gerçekten bir devrim yaratır ve Türkiye'de siyaseti tamamen değiştirir.