ANKARA, 18/08(BYE)--- Katar kanalı-18 Ağustos 2010 saat 15.00 haber bülteni:
Türkiye'de Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun atamalarını reddetti. Bakanlık, anlaşmazlık konusu olan isimleri tekrar gözden geçirmesi için atama listesini HSYK'ya geri gönderdi. Bakanlık, HSYK'ya, söz konusu yeni atamalar aracılığıyla yargılama yolunu değiştirmeyi ve hükûmet aleyhine darbe planı yapmakla suçlanan kişileri serbest bırakmayı amaçladığı suçlamasını yöneltti. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ise Adalet Bakanlığının bu kararını, yargıya doğrudan müdahale ve bağımsızlığına dokunma olarak nitelendirdi. Bu konuyla ilgili olarak Ankara'dan muhabirimiz Ömer Haşram'a bağlanıyoruz.
SPİKER: Adalet Bakanlığının ret kararı, hükûmet ile laikler arasında zaten var olan krizi ne kadar büyütür?
HAŞRAM: Bu olay aslında fiilen var olan bir krizin devamıdır. Atamalar, 1300 hâkimi ve savcıyı kapsıyor. Ancak anlaşmazlık 12 kişiyle ilgili. HSYK, söz konusu 12 yargıcı İstanbul, Erzurum, Diyarbakır ve Ankara mahkemelerine atamak istedi. Bu mahkemeler, darbe girişimi davalarına ve Ergenekon davasına bakan mahkemelerdir. Dolayısıyla ihtilaf konusu, Türkiye'de laikliğin kalesi sayılan kurul ile ülkede yargı sistemini değiştirmeye çalışan hükûmet arasındaki çekişmeden ibarettir. Bu krizin zamanlaması da dikkat çekici. Bilindiği gibi 12 Eylül'de referandum yapılacak ve bu referandum halk tarafından kabul edildiği takdirde söz konusu kurulun yapısı tamamen değişecek ve daha demokratik bir yapıda olmasını sağlayacak.
SPİKER: Bu referanduma gelmeden önce Türkiye'de laikliğin en önemli kalelerinden sayılan bu kurul sence Adalet Bakanlığının ret kararını kabul edip isimlerde değişiklik yapar mı?
HAŞRAM:: Kurul, Adalet Bakanlığının kararına bir yanıt vermek için şu ana kadar toplantı hâlinde. Bu akşam kuruldan bir karar çıkması veya toplantının ertelenmesi bekleniyor. Hâkimlerin 12 Eylül'den önce atanması gerekiyor nihayetinde. Bu nedenle yani atamaların erken yapılması isteniyorsa kurul ile hükûmet arasında belirli isimler üzerinde bir anlaşma sağlanması gerekiyor. Ancak anlaşma sağlanmazsa süreç, referanduma kadar uzayacak ve dolayısıyla referandumun sonucu bunu kesin bir şekilde belirleyecek.