Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 07:04
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

EL HAYAT: ÖZGÜRLÜK KONVOYU SORUŞTURMALARI...İSRAİL'İN İÇİNDE SAVAŞ...TÜRKİYE İLE UZLAŞMA
13.08.2010 19:00

ANKARA, 13/08(BYE)--- Londra'da Arapça yayımlanan el Hayat gazetesinin 12 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Bedirhan Abdülvahhab imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:

Özgürlük Konvoyuna düzenlenen saldırıdan sadece iki ay sonra hem içeride hem de uluslararası arenada soruşturmalar başladı. Ancak ta en başından beri bu soruşturmaların hiç olmaması istendi. İsrail, genel ilişkileriyle ilgili olarak imajına bir "adalet" katmak istiyor. Ancak öncelikli olarak yasaların kendisini diğer yasalardan korumasını garanti altına almak istiyor.

İsrail, Orta Doğu'da ABD'nin sayesinde hesabı sorulmayan cinayetler ve ihlaller gerçekleştirerek veya "kendine özel bir adalet anlayışını" uygulayarak kötü bir model oluşturdu. Yasa, Filistinli maktule karşı İsrail'i korudu. Uluslararası alanda ise İsrail, Batılı müttefiklerinin de yardımıyla adaletten ve uluslararası kanunlardan müstesna bir devlet modeli oluşturdu.

Son yıllarda tanık olduklarımız, değişimin göstergesi gibi görünüyordu ancak yüzeysel ve aldatıcıydı. "Model" sarsılmış olabilir, bunun nedeni de geri kazanılmış bir uluslararası adaletten değil, İsrail'in yaptıklarının tahayyül edilebilen sınırları aşmasından kaynaklanıyor. Gazze savaşını incelemeye alan soruşturma sırasında Goldstone Raporu, İsrail'i başka bir gezegenden inmişçesine şaşırtmıştı zira İsrail, "sistemin" ihlal edilemeyeceğini ve hiçbir soruşturmanın kendisini suçlamaya veya kınamaya cesaret edemeyeceğini düşünüyordu. Ancak daha sonra anladı ki hata, soruşturmayı önceden ele almamasından, ona içeriden etki etmemesinden ve zararı ortaya çıkmadan önce önleyememesinden kaynaklanmıştı. Bununla birlikte ABD'den, Gazze savaşı nedeniyle yargılanmasını engelleyecek bütün garantileri almayı başardı. Yine de Goldstone Raporu'nun gerektirdikleriyle dolaylı da olsa iş birliği yapmaktan kaçamadı.

Özgürlük Konvoyu saldırısında ise işler değişti çünkü olay uluslararası sularda yaşandı ve hasım bir Arap değildi. Hasım Türkiye idi ve dokuz vatandaşı öldürülmüştü. İsrailliler bir an için Batılı müttefiklerini kışkırtarak Türkiye'nin izole edilmesini veya en azından azarlanmasını ve İsrail'e meydan okumasından doğacak sonuçlarla tehdit edilmesini istedi. Müttefikler, Türkiye'nin Doğu'ya yönelmesini eleştirse de İsrail'i iki hususta ikna etmeyi başardı: Birincisi, yaptığı şeyin savunulması güç bir şey olduğu ve Gazze kuşatmasının gözden geçirilmeye ihtiyaç duyduğu, ikincisi de Türkiye'nin Batı kampındaki varlığının, İsrail'in patırtılarının ötesinde bir durum olduğuydu. Dolayısıyla tek yol, çatlağı onarmaktı. Türkiye'nin AB katılım dosyası tazelendi ve uluslararası soruşturma konusu somut hâle getirilerek Türkiye ile İsrail'in katılımıyla sınırlı yetkilere sahip bir komisyon oluşturuldu.

Aynı esnada davanın uluslararası yankıları Netanyahu hükûmetinin içinde de yankı buldu ve buradaki bütün ihtilafların ve hassasiyetlerin tellerine vurdu. Askerî soruşturma, savaşın ana hatlarını bir sır olarak bırakan sonuçlarla çıktı. Ta ki Turkel Komisyonunun soruşturması onu açığa çıkarana kadar. Askerî soruşturmanın sürpriz bir tarafı yoktu zira askerler, siyasi mercilerden gelen emirleri uygulamıştı. Hata yoktu, aksine gemide beklenmeyen bir direnişle karşı karşıya kalınmıştı.

İlk sürpriz, soruşturmanın başında yaşandı. İsrail'deki siyasi çevre, ilk kez bir Başbakanın, sorumluluğu Savunma Bakanının ve Genelkurmay Başkanının üzerine atmak için açıkça pusuda beklediğine tanıklık etti. Netanyahu, Turkel Komisyonunun sınırlı yetkilere ve etkiye sahip olduğunu biliyordu ancak yine de başkalarının bütün sorumluluğu onun üzerine atmasının önüne geçmeye çalışmıştı. Netanyahu'nun bu hükûmetin başkanı olduğu doğru ancak hükûmetin tarafları arasındaki güvenin ortadan kalktığı ve kimsenin diğerini ateşe atmaktan çekinmeyeceği bir koalisyona liderlik ediyor.

Turkel Komisyonunun üyeleri ne saldırıya katılan askerlerin ifadelerini dinleyebilecek ne de diğer askerî soruşturmaları inceleyebilecek. Dolayısıyla siyasi karara odaklanmak zorunda kalacak ve hükûmetin, saldırının uluslararası yasaları ihlal etmediğiyle ilgili ısrarlarına boyun eğecek.

Kuşkusuz İsrail'in içinde yürütülen her iki soruşturma da bir şekilde Amerika'nın, Türkiye'nin sakinleştirilmesi veya susturulması için yapıldığı konusunda garantiler verdiği uluslararası soruşturmaya etki edecektir. Bu da soruşturmanın, ambargonun yargılanacağı ve kaldırılmasının isteneceği bir hâl almayacağı anlamına geliyor. Uluslararası soruşturmadan çıkacak sonuç, İsrail'i suçlamayı veya uyarmayı geçmese de en azından İsrail'in dokuz Türk'ü öldürmedeki sorumluluğunu ve ailelerine tazminat ödemesi gerektiğini kanıtlayabilir.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.