Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 07:06
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

EL ŞARK: AMERİKA'NIN TÜRKİYE'YE KUR YAPMASI
16.07.2010 14:00

ANKARA, 15/07(BYE)--- Katar'da yayımlanan el Şark gazetesinin 14 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Abdulbaki Sılay imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun özet çevirisi şöyledir:

"Barack Obama" yönetiminin, Türkiye ile İsrail arasındaki gerginliğe yönelik siyasi hareketliliğine ve son dönemde oluşan çatlağı onarmak için verilen çabalara dikkatli bir şekilde bakan olursa, Türkiye-İsrail ilişkilerinin çok tehlikeli bir dönemeçten geçtiği ve bu ilişkiyi ayakta tutan ipliğin yakında kopacağına ilişkin söylentilerin gerçek olduğu kanaatine varacaktır. Birçok siyasi gözlemciye göre ABD yönetimi, İsrail'in bölgedeki tek stratejik ortağının Türkiye olduğunu çok iyi biliyor. Türkiye'nin İsrail karşıtına dönüşmesi, ABD'nin bölgedeki bütün denklemlerini altüst edebilir. Bu nedenle "Barack Obama" son dönemde Türkiye ve İsrail arasındaki krizi sona erdirecek ortak bir çözüm yolu bulmak için Türkiye'ye baskı uyguluyor ve buna paralel olarak İsrail'e nezaketle davranıyor. İsrail'in "Mavi Marmara" gemisine yönelik saldırıda işlenen cinayetten dolayı özür dilemeyi reddetmesine rağmen, Beyaz Saray'ın patronu "Barack Obama" havayı yumuşatmaya ve Türkiye'yi geçici olsa da diplomatik gerginliği yükseltecek herhangi bir adım atmaktan vazgeçirmeye çabalıyor. Çünkü böyle bir şey, ABD için Orta Doğu sorunlarına ve özellikle de İran meselesine çözüm bulma konusundaki zorlukları artırır. Buna ek olarak Türkiye, İsrail'in stratejik ortağı olduğu gibi ABD'nin de ortağıdır.

Bunun yanısıra Obama'nın bir İtalyan gazetesine verdiği demeç, ABD politikasının özünde bir nitel sıçramanın olduğunu gösteriyor. Çünkü sadece Amerika'nın değil aynı zamanda dünyanın birinci adamının, Avrupa liderlerinin (Sarkozy ve Angela Merkel gibi) reddettiği ve şu ana kadar reddetmeye devam ettiği şeyi benimsemesinin iki anlamı vardır: Birincisi, Barack Obama Türkiye'nin Avrupa Birliğine geniş kapısından girmesi konusunda istekli, ki bu durum Türkleri Batı yaşamının çamuruna saplamaya yeter. Böyle bir durum mantıksal olarak Türkiye'yi, lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeminin birincil meselesi olarak ele aldığı Filistin davasını bırakmaya iter. İkincisi, İsrail'in "Mavi Marmara" gemisine yönelik işlediği eylemle ilgili sessiz kalmak için ilan edilmemiş bir pazarlığın yapılmasına neden olabilir. Bu durum Türkiye'nin gelecekte atacağı bütün adımlarını karıştıracaktır.

Barack Obama'nın Türkiye'ye sevdiği ve varmak istediği kapıdan, yani AB üyeliği kapısından kur yaptığına itiraf etmek gerekir. Nitekim Obama İtalyan Corriere della Sera gazetesindeki söyleşisinde, "Avrupa'nın Ankara'yı tam üye olarak entegre etme konusundaki isteksizliği, Türk halkını başka yöne bakmaya itebilir" dedi ve AB'nin Türkiye üyeliğini kabul etmesinin akıllıca olacağını belirtti.

Barack Obama, yaptığı bu tuhaf kur ile Türklere AB'ye üyelik yolundaki mesafeyi kısaltmış görülüyor. Ancak aynı zamanda da Recep Tayyip Erdoğan tarafından yürütülen Filistin davasıyla ilgili politikadan hoşnutsuzluk duyabilmesi muhtemel olan halk içinde fitne kapılarını da açabilir.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.