Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 07:07
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

EL ŞARK: ÖZGÜRLÜK FİLOSUYLA İLGİLİ OLUŞTURULAN ULUSLARARASI SORUŞTURMA KOMİSYONUNUN ASIL AMACI
17.08.2010 19:00

ANKARA, 17/08(BYE)--- Katar'da yayımlanan el Şark gazetesinin 16 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Muhammed Nureddin imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun özet çevirisi şöyledir:

İsrail, Özgürlük Filosu katliamıyla ilgili soruşturma komisyonu oluşturdu, Türkiye de kendi komisyonunu oluşturdu. Bu iki komisyonun yanı sıra BM de kendi özel komisyonunu oluşturdu. Her kafadan bir ses çıkıyor.

İsrail yayımladığı ilk raporda, gemideki Türkler ve eylemciler İsrail askerlerine direniş gösterdiği için saldırının gerçekleştiğini ve Türklerin kanını akıtmanın haklı olduğunu ortaya koydu. İsrailli yetkililer, hatanın ateş açmakta değil, saldırının en başından itibaren ateş açmamakta olduğunu söyledi. Raporda, gemidekilerin sivil olduğuna veya geminin uluslararası sularda seyrettiğine hiç değinilmedi. Bu, uluslararası sularda sivillere karşı korsanlığı meşrulaştırma çabasıydı. Bu iddialarla Gazze'de sivillerin kuşatılması ve Batı Şeria'da yerleşim yerleri inşa etme eylemleri arasında hiçbir fark yok.

Türkiye de kendi komisyonunu oluşturdu. Komisyondaki Türk araştırmacılar Marmara gemisini denetleyerek gemideki 250 kurşun deliğini kontrol etti ve İsrail'in bunları onarmaya ve boyamaya çalıştığını saptadı.

BM ise kendi özel komisyonunu oluşturdu. Bu komisyon Yeni Zelandalı, Kolombiyalı, İsrailli ve Türk olmak üzere dört üyeden oluşuyor. Komisyon esasında dengeli değil. Zira Kolombiyalı üye, İsrail'in dostu. Oysa komisyonda Filistinlilerin veya Müslümanların, dolayısıyla da Türkiye'nin Batılı bir dostu bulunmamaktadır. BM Genel Sekreteri ise ABD ve İsrail çıkarlarını savunması için Washington'un elinde oynattığı bir kukladan başka bir şey değil.

ABD, BM ve Türkiye'de; bu komisyonun görevinin "cinayeti" araştırmak veya saldırana yaptırım uygulamak olmadığını belirtir nitelikteki açıklamalar ve yazıların sayısı çok.

İsrail daha şimdiden askerlerini bu komisyonunun soruşturmasına tabi tutmayacağını duyurdu. Söz konusu komisyon ilk raporunu eylül ayında sunacak. Nihai rapor ise kışın açıklanacak.

Türkiye bu komisyonun oluşturulmasından rahatsız değil, aslında bunu kendisi istedi. Ankara, komisyonun -sonuç ne olursa olsun- İsrail'in saldırgan olduğunu ortaya çıkaracağını ve Türkiye'ye tazminat ödemesini garanti altına alacağını düşünüyor. Bu şekilde Türkiye, İsrail'in bir uluslararası komisyon soruşturmasına tabi tutulmasını sağlayan ilk ülke olacaktır.

Bu, prensip açısından iyi, yani komisyon bunu yapabilir. Türkiye de uluslararası hukuka saygılı bir ülke olduğunu ve İsrail'in saldırısına aynı yöntemle karşılık vermediğini, aksine uluslararası meşru diplomasiye başvurduğunu ispat edebilir. Bu yönteme başvurmak olumsuz değil, ancak herkesin çizdiği beklentiler, olumlu veya iyimser nitelikte değil.

İsrail, soruşturmanın sonucundan emin olmasaydı bu komisyonun oluşturulmasına izin vermeyecek ve prensip olarak iş birliği yapmaya yanaşmayacaktı.

ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi, öncelikli olarak Türkiye-İsrail ilişkilerini onarmaya çalışacağını belirtti. Son dönemlerde ise İsrail'den, Türkiye ile ilişkileri düzeltmeye istekli olduğuna ilişkin sinyaller çıkmaya başladı. Bu nedenle esas endişe, bu komisyonun, Ankara-Tel Aviv arasındaki bir siyasi sürecin parçası olmasıyla ilgilidir.

Ancak bu durum, meseleyi sona erdirmeyecek ve Türk şehitlerinin kanı, Türkiye'nin esas düşmanının İsrail olduğunu kanıtlamaya devam edecektir.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.