KAHİRE, 20/07 (BYE) --- Günlük tirajı 1 milyon 500 bin olan hükûmet yanlısı El-Ahram gazetesinin 19 Temmuz 2010 tarihli sayısında, yukarıdaki başlık altında yayımlanan Ankara çıkışlı ve Sayyid Abd el Magid imzalı mülakatın çevirisi şöyledir:
Moskova Büyükelçisi olarak atanan Dr. Alaa El-Hadidi'nin yerine Mısır'ın Ankara Büyükelçisi olarak atanmasının üzerinden parmakla sayılabilecek kadar kısa bir süre geçmeden, İsrail, insanî yardım taşıyan filoya saldırdı. Bu olay, Büyükelçinin karşılaştığı ilk kriz oldu. Türkiye'deki yazılı ve görsel medya ile Filistin halkının çektiği sıkıntılardan Mısır'ın da sorumlu olduğunu iddia eden bazı sivil toplum örgütlerinin kopardığı büyük yaygaraya karşı aklıselim ve soğukkanlılıkla hareket etmesi gerekiyordu. Hatta bazı kesimler olayı, işgal altındaki Gazze ahalisine uygulanan ablukada Kahire'nin de parmağı olduğu suçlamasına kadar götürüyordu. Bütün bu yanlışlarla dolu manzara yanında Büyükelçinin, 9 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesi sonrası ortaya çıkan infial durumunun neden olduğu pek çok konuyu düzeltmesi gerekiyordu. Gerçekten de Büyükelçi Adurrahman Salahaldin Türk kamuoyunun bilmediği veya anlayamadığı pekçok noktayı, özellikle de tüneller konusunu aydınlattı. Şimdi ise Büyükelçi, Ahram gazetesine verdiği mülakatta Mısır-Türkiye ilişkilerinin geliştirilmesi hususunda çok umutlu olduğunu belirterek 2011 yılının Türkiye'de Mısır yılı olarak kutlanacağını vurguladı. Mülakatın metni şöyle:
SORU: Mısır'ın yeni Ankara Büyükelçisi sıfatınızla Mısır-Türk ilişkilerinde nelerin ön plana çıktığını söyleyebilirsiniz?
BÜYÜKELÇİ: Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, Mısır ve Türk halkları, Orta Doğu bölgesi nüfusunun üçte birinden fazlasını oluşturmaktadır. İki halk, eşsiz bir medeniyet mirasına, her iki ülke de seçkin bir stratejik konuma sahiptir. Bölgedeki bütün halkların kalkınması amacıyla bölgede barış ve hoşgörü değerlerinin yerleşmesini isteyen her iki ülkenin dünyada önemli ağırlığı bulunmaktadır. Ayrıca, sahip olduğumuz ortak tarihin coğrafî komşularla etkileşimi de Mısır ve Türkiye'nin dış politikasının yakınlaşmasına katkı sağlamıştır. Zira her iki ülke de komşularıyla ilişkilerinde barışı esas almakta; bütün anlaşmazlıkları diplomasi yoluyla çözmeye çalışmakta; güvenliğin temininde en önemli unsur olarak iş birliği çıkarlarının geliştirilmesi için çaba göstermektedir.
30 yıldan fazla bir süredir Mısır'ın Araplar ve İsrail arasında yürüttüğü barış girişimi gibi, Türkiye de geçtiğimiz yıllarda hem kendisi ve komşuları arasında, hem de komşuların kendi aralarında bütün mücadele ve anlaşmazlıklara son verme girişimini başlattı. Bugün, İsrail'in işgal altındaki topraklarda hukuka aykırı olarak yerleşim yerleri kurmaya devam etmek suretiyle barış çabalarını baltalamasına izin vermemesi gereken uluslararası toplumun garantörlüğünde çerçevesi ve hedefi belirlenmiş barış görüşmeleri kanalıyla; İsrail'in Arap topraklarındaki işgaline son vererek başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde bağımsız Filistin devletinin kurulması yönünde Mısır ve Türkiye'nin sarf ettiği çabalar birlik ve uyum içinde yürümektedir. Türkiye, farklı Filistin grupları arasında uzlaşının sağlanması ve Filistin halkının çektiği sıkıntıların bitmesi yönünde Mısır'ın sarf ettiği çabaları desteklemektedir.
SORU: Peki Irak ve İran meseleleri gibi bölgesel sorunlarla ilgili neler diyeceksiniz?
BÜYÜKELÇİ: Irak'ın desteklenmesi, birliğinin sağlanması ve topraklarının tamamında egemenliğinin korunması konularında Mısır ve Türkiye hemfikirdir. Türkiye, ayrıca Ortadoğu'da nükleer silahlardan arındırılmış bölge oluşturulması ve İsrail'in nükleer programı da dâhil bölgedeki tüm nükleer tesislerin uluslar arası denetime açılması konusundaki Mısır'ın girişimini desteklemektedir. İran'ın nükleer programıyla ilgili anlaşmazlığın bölgede yeni bir sıcak savaşa yol açmadan veya nükleer silahlanma yarışına dönüşmeden diplomatik yollarla çözümlenmesi yönünde Türkiye'nin harcadığı çabalar da Mısır tarafından desteklenmektedir. Bu bağlamda geçtiğimiz yıl iki kardeş ülke cumhurbaşkanları Mübarek ve Gül arasında 4 ziyaretin, iki ülke silahlı kuvvetleri komutanları arasında karşılıklı ziyaretlerin, iki ülke Dışişleri Bakanları arasında Ankara, Kahire ve İstanbul'da 5 buluşmanın gerçekleşmesi tesadüf değildir. Dışişleri Bakanları arasında gerçekleşen buluşmaların sonuncusu, geçtiğimiz ay düzenlenen Türk-Arap Forumu toplantılarıydı. Bundan da 2 ay önce İslam Konferansı Örgütü, Darfur'a destek amacıyla Mısır ve Türkiye'nin eş başkanlığında Kahire'de toplandı ve bu toplantıda Darfur'a yardım yapılması ve kalkınma projelerinin hayata geçirilmesi hususunda anlaşmaya varıldı.
-- Bölgede Mısır ve Türkiye'nin Oynadığı Rollerde Rekabet Yok--
SORU: Ancak Ortadoğu'da liderlik rolü konusunda Türkiye ve Mısır arasında rekabet olduğunu söyleyenler var.
BÜYÜKELÇİ: Maalesef iki büyük ülke arasında ayrılık yaratmaya çalışan kişiler bulunmakta. Herhangi bir bilinçli gözlemci, bölgesel güçlerden kimin bölgede gerginlik yaratmayı ve çatışmaları tırmandırmayı amaçladığını görebilir. Bu bölgesel güçler, uluslar arası toplumu ve bölge halklarını küçük sorunlarla oyalamaya çalışırken, bazı siyasi örgütler de siyasi kazanç elde etmek amacıyla bölgenin istikrarını bozmaya çalışmaktadır. İki halk ve iki hükümet arasında olay çıkarmaya çalışan bu kişiler, Mısır ve Türk siyasetinin değişmezlerinin paralellik gösterdiğini ve iki ülkenin sarf ettiği çabaların birlik arz ettiğini ya bilmiyorlar ya da bilmezden geliyorlar. Mesela geçtiğimiz Şubat ayında Gazze'ye karadan yardım götürmek üzere Türkiye'den hareket eden konvoyun Avrupalı eylemcileri, Mısır Hükûmetinin insanî gerekçeler ve ulusal güvenliğini sağlamak amacıyla topraklarından geçişi düzenleyen kurallar uyarınca Refah'a en yakın liman olan Ariş yerine, Ürdün'ün Akabe limanından güney Sina'ya, oradan da Refah'a geçiş için Mısır makamlarından izin aldıklarını iddia etmişler ve böylece Türk eylemcileri, onlar üzerinden de Türk kamuoyunu yanlış yönlendirmişlerdir. Bu hususlar Gazze'ye gitme kararı alan Özgürlük Filosu kafilesindeki Türk eylemcilere izah edilmiştir.
SORU: İsrail'in Özgürlük Filosuna yönelik gerçekleştirdiği saldırılar sonrası Türk tutumunun desteklenmesi amacıyla Mısır, çaba göstermiştir diyebilir miyiz?
BÜYÜKELÇİ: Mısır, İsrail'in bu konvoya saldırılarını araştırmak üzere uluslararası bir komisyon kurulmasıyla ilgili Türkiye'nin taleplerini desteklemiştir. Bu bağlamda, bu adil talebe uluslar arası düzeyde destek sağlanmasını teminen, gerek ikili düzeyde, gerek uluslar arası düzeyde gösterilen çabalarda eş güdüme gidilmesine yönelik, Kahire ve Ankara arasındaki istişareler hiç kesilmemiştir. Ayrıca, Mısırlı yetkililer Filistinli gruplar arasında uzlaşı sağlanmasına yönelik Mısır'ın harcadığı çabalar hakkında Türk kardeşlerine bilgi vermişlerdir ki, bütün Filistin halkının işgal altında olduğu göz önüne alınarak iktidar anlaşmazlığının yaşandığı bu kader anında, bütün gruplar arasında en azından asgari uzlaşı sağlanmasını öngören Mısır belgesini Hamas'ın imzalaması beklenmektedir. Mısır ve Türkiye arasındaki bu sıkı eşgüdüm, kötü niyetli kişilerin iki ülke arasında rekabet olduğunu öne sürdükleri ve her iki ülke yetkililerinin bu tür varsayımların doğru olmadığına dair yaptıkları açıklamalar üzerinde kuşku oluşturmaya çalıştıkları zamanlarda da devam etmiş, kopmamıştır.
SORU: Türkiye'nin Arap ülkelerine yaptığı ekonomik açılıma ne diyorsunuz? Türkiye ve Mısır arasındaki ekonomik işbirliği ne boyutlara ulaşmıştır?
BÜYÜKELÇİ: Mısır ve Türkiye, bölge halkları arasında sayıca en kalabalık, yaşça en genç nüfus dokusunu oluşturmaktadır. Her iki ülkenin de petrol geliri yoktur. Bu nedenle her iki halkın artmakta olan ihtiyaçlarını karşılamanın tek yolu, tarım ve sanayi üretimi ile hizmetler ve ticaretten geçmektedir. Öncü ve başarılı ekonomik deneyimleri bulunan Türkiye, ekonomik sıçrama gerçekleştirerek gelişmiş ekonomiler arasında 18. sıraya yerleşmiştir. Mısır ise, serbest sanayi bölgeleri gibi Türkiye'nin bu başarılarından bazılarından istifade etmiştir. Mısır'da Mısır-Türk serbest sanayi bölgesi kurulmasıyla başlanan bu tecrübenin başarılı olması sonrası, sanayi bölgelerinin sayısı artmıştır. Mısır ve Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması imzalanmasının ardından, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi küresel mali krize rağmen son üç yılda 4 kat artarak geçtiğimiz yıl 3 milyar doları geçmiştir.
Türkiye'nin Mısır'a ihracatı karşılıklı ticaret hacminin yaklaşık dörtte üçünü oluşturmaktadır. Bununla birlikte yüzlerce Türk işadamı, tekstil, dokuma, konfeksiyon, otomobil, kimyasal madde, gıda vs. fabrikaları inşa etmek suretiyle Mısır'da yatırım yapmıştır. Bu fabrika ve firmaların sayısı 205'i geçmiş olup yapılan yatırımların değeri 1.5 milyar doları aşmıştır. Ankara'ya gelmeden önce 10 Ramazan Sanayi Bölgesindeki bazı Türk-Mısır fabrika ve firmalarını ziyaret ettim. Fabrikalardan birine yaptığım ziyaret sonrası fabrikanın sahibi Türk işadamı, Türkiye'dekinin altıda birine denk gelecek şekilde enerji ve işçi masraflarının düşük olması ve Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ve ABD v.s. diğer pazarlara ürünlerinin ihracatında gümrük kolaylığının sağlanması gibi etmenlerin kendisini Mısır'da yatırım yapmaya ve iki ülke arasındaki kültürel yakınlığın da Nil kıyısında ikamet etmeye ittiğini ifade etti.
SORU: İki ülke ilişkilerinin geleceği konusuna gelince... Bu konudaki planlar nelerdir?
BÜYÜKELÇİ: Türk dramasının (dizilerinin) başarılı olup Arap dünyasında yer edinmesi sonrası, bütün Arap dünyasının izlediği Mısır televizyon dizilerini Türk seyircisine sunmak için çaba harcıyoruz. Bu amaçla Türkçe dublaj için bu dizilerin tercümesi yapılacak ve Türk televizyonlarında gösterilecek. Ayrıca Türk ve Mısırlı öğrenci değişim programını genişletmeye gayret ediyoruz. Çoğunluğu Müslüman olan Mısır ve Türk halklarının bağlı bulundukları bu dine ait hoşgörü anlayışını yaygınlaştırma ve bu anlayışı dünyanın diğer halklarına sunma gayesiyle Türk meslektaşlarıyla araştırmalar yapmak üzere Ezher üniversitesini de kapsayacak şekilde öğretim üyesi değişim programını genişletmeye çalışıyoruz. Ayrıca bölgedeki sorunları incelemek, ikili ve bölgesel işbirliğini arttırmak, bu sorunlara çözüm bulmak; iki kültüre ait düşünce ve edebiyat eserlerini tercüme ettirmek, eğitim müfredatını yanlış ve olumsuz kavramlardan temizletmek amacıyla Mısır ve Türk araştırma ve düşünce merkezlerini düzenli olarak bir araya getirmeye gayret ediyoruz. Türkiye'de Mısır Yılı olarak kutlanacak olan 2011 yılının kültür, turizm ve ekonomi faaliyetleriyle başarılı bir yıl olmasını dileriz.