Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 09:33
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ELEFTHERİ ORA: ŞAHİN, HÂLÂ YUNANİSTAN'IN MI YOKSA ERDOĞAN'A MI DEVRETTİK?
04.08.2010 14:00

ATİNA, 03/08(BYE)--- Eleftheri Ora gazetesinin 3 Ağustos 2010 tarihli sayısında, M.K rumuzuyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haber-yorumun çevirisi şöyledir:

Geçen cumartesi, bir azınlık milletvekilinin 15. ölüm yıl dönümü vesilesiyle Türkiye'den resmî bir grup yine Trakya'daydı. Anma etkinlikleri sözde "Batı Trakya Türkleri Danışma Kurulu" ve Sadık'ın kurduğu ve son dönemde yeniden faaliyete geçtiği görülen parti tarafından düzenlendi.

Bu sene, Doğu'dan gelen resmî heyetin başkanlığında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç vardı. Gerek varlığı gerek sözleri komşu ülkenin bölgedeki politikası konusunda kuşkuya yer bırakmadı. Meşruiyet sınırlarına varan hareketler ve her geçen gün giderek artan Yunan tahammülü sayesinde, müdahalelerin de devamlı artırılması. Erdoğan veya Çiller ile yeni Osmanlılık veya Kemalizm olsun azınlık toplumunun kontrol edilmesi girişimi her geçen gün artıyor; o kadar ki bizim egemenliğimiz gitgide daha da ölçülü bir hâl alıyor.

Arınç, Gümülcine, İskeçe ve Şahin'i ziyaret etti. İki Trakya şehriyle beraber neden Pomak köyünü ziyaret etmeyi seçti? Çünkü Türkleştirme politikası bölgeye her ne kadar kök salmış olursa olsun, Pomak bilinci Trakya'daki Türk politikasını tehlikeye atan en büyük tehdittir. Arınç, Gümülcine'de Sadık'ın kabri başında konuştu ve Eski Cami'de düzenlenen mevlide katıldı. İskeçe'de tanınmamış Müftüyü ve Yunan adaleti tarafından dağıtılmış birliği ziyaret ederek, komşumuzun, Yunanistan'ın yasal düzenine karşı saygısını bir kez daha gösterdi. Son olarak da Şahin'i ziyaret etti ve halka açık bir toplantıda konuştu. Bu konuşmanın bazı noktalarının altını çizmeye değer.

"16.500 Türk soydaşın" yaşadığı belediyeye gelen büyük misafiri selamlamak için sözü ilk Mustafçova Belediye Başkanı Mustafa Ağa aldı. Türk Başkonsolos Mustafa Sarnıç'a değinen Mustafa Ağa, Başkonsolosun artık yerli halkla bir olduğunu söyledi çünkü Başkonsolos, köyü 5-6 defa ziyaret etmiş bulunuyor.

Mustafçova Belediye Başkanı oradan buradan ve bir bakıma seçim öncesi şeylerden konuşmaya başlayınca, Başkonsolos Belediye Başkanının kulağına bir şeyler fısıldadı ve bunun üzerine Mustafa Ağa konuşmasını tamamlayarak, sözü Milletvekili Çetin Mandacı'ya verdi. Mandacı sözü uzatmadı ve bilinenleri tekrarladı. "Türkiye Cumhuriyeti Bakanına" hoş geldiniz dedi ve Şahin'i, Türk kahramanlığına atıfta bulunarak, Çanakkale olarak nitelendirmekten çekinmedi. İskeçe Türk Müftüsü Ahmet Mete de "Müftüye uzanan eller kırılsın" ve "en büyük Türkiye" sloganları altında birkaç söz söyledi (ilk slogana kendisi de eşlik etti).

Daha sonra, kesintisiz sloganlar ve alkışlar altında sözü Arınç aldı. İlk olarak, görülmemiş bir kendini beğenmişlik gösterisi içinde balkondan yapacağı konuşmada yanındakilerden aşağıya inmelerini istedi ve halka dönerek "Onları sizin yanınıza gönderiyorum." dedi.

Ardından, Türklerin bölgedeki Osmanlı geçmişinden -"Bu topraklarda yıllardan beri yaşıyoruz. 80, 90 veya 100 yıllık misafirler değiliz. Büyük bir ulusun çocuklarıyız ve yaklaşık 500 yıldır kültürümüz, kimliğimiz, inancımız, örf ve adetlerimiz, geleneklerimiz ve tarihimizle birlikte bu topraklarda yaşıyoruz"-, Türkiye'de siyasi partilerin Trakya konusunda birlik içinde olduğundan -"Batı Trakya konusunda hepimiz bir ve beraberiz. Bu konuda aramızda farklılıklar yok. 70 milyon içinde ve Parlamentoda farklı düşünenler olduğu aklınızdan dahi geçmesin."- söz etti.

Bazı saçma sözlerle ("Şahin her yerde konuşuluyor" vs.) Şahinlilere iltifat etti ve Türk filmlerini hatırlatarak duygulandığı söyledi ("Herkes bana sert adam olduğumu söyler ama duygusal bir insanım. Bakınız, ağladığım görülmesin diye gözlük takıyorum. Bana sarılmak, elimi öpmek istediklerini görüyorum ve ağlamaya hazır olduklarını söylüyorlar. Ben de kendimi zor tutuyorum.") ve yerli halkın sevgisini ve coşkusunu, Balkanlar'ın birçok noktasıyla karşılaştırdı. Ayrıca, Kosova'nın Nomuşa köyünü örnek olarak verdi (Bir tesadüf mü? Sanmıyorum.): "Nereye gidersen git -Şahin'deki gibi olmasa da- sizin gibi yüzyıllardır ayakta kalan ve onurla Türk ve Müslüman kalan kardeşlerimizi görüyoruz. Yüzyıllardır böyle yaşadık ve bu benzerliklerle yaşamaya devam edeceğiz. Kimliğimiz, Türklüğümüz, Müslümanlığımızla yüz yılarca yaşamaya devam edeceğiz." dedi.

Birçok kez Osmanlı İmparatorluğu'na değindi ve bu imparatorluğun "adaletini" ve "hoşgörüsünü", Sudan, Bosna ve Cezayir'deki "Batı vahşiliğiyle" karşılaştırdı.

Kayda değer diğer bir nokta da dinleyicilerin davranışlarıydı. Sloganlar Türkiye'de Bozkurtların toplantılarında atılan sloganlardan farklı değildi: "Kahrolsun PKK", "Şehitler ölmez vatan bölünmez", "En büyük Türkiye başka büyük yok", Arınç ve Erdoğan ile ilgili olarak ise "Türkiye seninle gurur duyuyor" ve "En büyük Başkan bizim Başkan" sloganlarını attılar. Tüm bunlar 2010 yılının Yunanistan'ında ve Yunan toplumunun başka işlerle uğraştığı bir dönemde yaşanıyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.