ATİNA, 23/07(BYE)--- Eleftheros gazetesinin 23 Temmuz 2010 tarihli sayısında ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
Uluslararası Lahey Adalet Divanı Amerikalıların, Avrupalıların, Vatikan'ın ve NATO'nun Balkanlar'da kurdukları çete ülkeyi yasalaştırdı.
Sırp medeniyetinin merkeziyken Arnavut asıllı bağımsız bir devlete dönüşen Kosova'dan söz ediyoruz. Devletin liderliğini derin devlet, uyuşturucu madde çevreleri, organ satışı amaçlı çocuk kaçakçılığı yapan çetelerin ve Uçeka isimli en büyük terör örgütünün üyeleri ellerinde tutuyorlar. Lahey Adalet Divanı'nın Kosova devletini yasal olarak kabul etmesi, Mahkemenin, büyük güçlerin ve NATO'nun ağzından konuşan yargıçlara sahip olduğunu kanıtlıyor. Bu karar bizi de kaygılandırmalıdır. Çünkü Türkler hem Trakya'nın, hem de Kuzey Kıbrıs'ın Kosovalaştırılmasını amaçlıyorlar. Bunu geçmişte de belirtmiştik. Rusya da, sahip olduğu azınlıkları nedeniyle benzeri korkulara sahip. Hükûmet kısa zamanda strateji belirlemeye ve Türkiye, düşünülmesi dahi mümkün olmayan bir girişimde bulunduğu takdirde sonuç verici şekilde tepki vermeye davet ediliyor.
Eleftheros Tipos gazetesinde konu hakkında, Pier Kosmidis imzasıyla yer alan yorumun çevirisi şöyledir:
--Lahey, Kosova ve Trakya--
Kosova Sırbistan'ın güneyinde bulunan ve Arnavutluk'a, Karadağ'a ve Üsküp'e sınırı olan bir bölgedir. Dünden bu yana Uluslararası Lahey Adalet Divanı, Kosova'nın 2008 yılında Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etmesinin uluslar arası hukuka aykırı olmadığı kararını verdi.
Tito'nun ölümünden ve rakip tarafların vahşetiyle ve fanatizmiyle 90'lı yıllara damgasını vuran savaştan sonra Yugoslavya'nın parçalanması atılan ilk adımdı. Bugün 192 BM ülkesinin 69'u Kosova'yı tanıyor. Bu ülkeler arasında ABD, İngiltere ve Arnavutluk var ve uluslar arası mahkemenin kararı diğer ülkelerin de Kosova'yı tanımaları için hukuki dayanak oluşturuyor. Başka bir deyişle Lahey aslında, ayrımcı gruplar nedeniyle içlerinde sorun yaşayan ülkelerin bazı bölgelerinin bağımsızlaşabileceğini kabul ediyor. Üstelik de uluslar arası yasallığı sağlayan kurumların da onayıyla. Bir senaryoyu gündeme getirmek istiyorum: Bir gün dini veya başka çeşit bir azınlık, haklarının ihlal edildiğini iddia ettiği için yaşadığı bölgenin, örneğin Trakya'nın bağımsızlığını ilan edebilir.
Bu size aşırı veya olanaksız mı geliyor? Lahey Adalet Divanı'nın dünkü kararından sonra -öyle görünüyor ki- komşumuz ülkede bir kez daha ok yaydan çıktı.