ATİNA, 07/09(BYE)---Tirajı günde 50 bin 298 olan Eleftherotipia gazetesinin 05 Eylül 2010 sayısında ve yukarıdaki başlık altında F. G. Hoida imzasıyla yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
Amerikan işgal güçleri mezbahaya çevirdikleri Irak'tan ayrılırken yerlerini, geleceği parlak yeni bir işgalciye bırakıyorlar: Türk yatırımcılara... Amerikalı ve diğer Batılı petrol devleri, Exxon Mobil, Occidental, Royal Dutch Shell, BP, Total, Eni, Rus şirketi Lukoil ve Çinli devler faaliyetlerini güneydeki cehennem bölgesine odaklarken, aksine Türk sermayesi, yöntemli bir şekilde sızarak özerk Irak Kürdistanı'nın bulunduğu barış vahasına sığınak ve üsler kuruyor.
Rodos'ta, "Ege'nin ortak evimiz" olduğunu söyleyen Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, geçen ekim ayında Başkent Erbil'i ziyareti sırasında bu bölge için şunları söylemişti: "İki ülkenin ekonomik birleşimi öyle bir noktaya gelecek ki, sınırlarımız çağın gerisinde kalan kalıntı halini alacak!.." Bazı çevreler bunun aksini düşünüyor: Kuzey Irak, tüm Kürt devletinin birinci bölümünü oluşturuyor.
--Davutoğlu Dogması--
Davutoğlu'nun çok konuşulan (komşularla sıfır sorun) stratejisinin hedefi, kendi önemli pazarları sıkıntı çektiği zamanlarda, ekonomik alanda Türkiye için yeni pazarlar sağlamaktır.
Türkiye, (GSMH kıstaslarıyla) dünyanın 16. ekonomik gücüdür ve Irak Kürdistanı bu yıl yüzde 9'luk kalkınma hızıyla "Orta Doğu'nun yeni El Dorado"su olarak değerlendirilmektedir. Türkiye, ekonomik alanda buraya sızan ülkeler arasında ilk sırada yer almaktadır. Burada faaliyet gösteren bin 200 yabancı şirketin yüzde 50-60'ı Türk şirketidir ve Iraklı Kürtlerin tükettiği ürünlerin yüzde 80'ni Türk malıdır. Türkiye'nin Irak'la yıllık ticaret hacmi 10 milyar dolardır ve bu tutarın 6 milyar doları Irak Kürdistanı ile yapılan ticarettir.
Bu ay Tayyip Erdoğan'ın Erbil'deki devasa, dünyada en büyük 4 bin 800 metrelik pist uzunluğuyla iki uçağın aynı anda havalanmasına imkân veren Orta Doğu'daki en modern uluslararası hava alanının açılışını yapması bekleniyor. Havaalanı terminali, 1 milyonun üzerinde hareketlilik olacağı öngörülmese de yılda 2,5 milyon yolcuyu ağırlayabilecek kapasitede. İnşaatı Türk "Makyol" şirketi yapıyor. Buna paralel olarak 77 Türk şirketi Kürdistan'da kullanılan çimentonun yüzde 80'nini sağlıyor ve Amerikan üslerinin yapımına ortak oldu. Komşumuzun müteahhitleri durmadan oteller ve alışveriş merkezleri inşa ederken, taşrada serbest ticaret bölgesi önümüzdeki dönemde faaliyete geçecek.
Ancak Ankara'nın ilk hedefi, yer altı zenginlikleri konusunda faaliyet gösteren Türk bankaları ve şirketlerinin yatırım yaparak, Irak yer altı zenginliklerinin kullanım hakkını elde etmeleridir. Hızla gelişen Türk ekonomisi "siyah altına" susamıştır. Musul ve Kerkük'teki Kürt petrolü, temizliği açısından "kendi türünün şampanyası" olarak tanımlanıyor. Az derinlikte çıkan ve çok kaliteli olan Irak petrolü genelde ucuzdur. On yıl içinde iki savaş sonunda alt yapının Amerikalılar ve müttefikler tarafından yok edilmesine rağmen Irak, yer altı zenginlikleri açısından en zengin topraklara sahip ülkelerden birisidir. Topraklarında 115 milyar varillik ham petrol ve üç milyar metreküp doğalgazdan fazla rezervle dünyada en büyük üç rezervi elinde bulundururken, halen daha arama yapılmamış bölgeleri vardır.
Ankara'nın ve Türk girişimcilerin ilgisi Kürdistan'daki yataklarla sınırlı kalmıyor. Bu ilgi, yakında yeni konsolosluklardan birinin açılacağı Vasora'daki tüm bölgelerde aktif bir şekilde gösteriliyor. Bunlar rastlantı değildir. Rumalya yakınında dünyadaki en büyük "siyah altın" yataklarından birisi bulunuyor ve burada çok uluslu birçok şirket var.