ELELE EL BAŞTA
Şebinkarahisar'ın örgütlü gücü kanatlı kuş gibi. Kafesinden çıktığı gibi görünsede, aslında kafesinin etrafında uçmaktanda geri durmuyor. Daldan dala konmaktan öte, bazen dallarda birbirine karışıyor. Bir taraf olmakta yok aslında işin ucunda, bertaraf hiç olmamalı..
Memlekete hizmet taşımaksa amaç; Mantığın geniş çerçevesinden bakmak, artı ve eksilerden yola çıkarak eşitlik denkleminide iyi kurmak lazım. En iyi Milliyetçilik hemşehricilk diyenleri unutmayalım. Vilayetlik hakkını kurda kuşa yem etmeyelim diyenlerde var. Samanı saklayıp, zamanı gelince çürütenleride..
Unutmayalım ki siyaset cambazların sahnede alkış toplama zamanıda aynı zamanda. Bizler cambazlık yapanlara değil, yürekten inandığımız, gerçekten güvendiğimiz siyasetçileri meclise taşıyabilecekmiyizin sorusuna yanıt arayabilmeliyiz.
Şebinkarahisarlı bir hemşehrimizide mecliste görmeyi ne kadar arzuladık acaba..?
Etkin ve yetkin bazı hemşehrilerimizin söyledikleri ile çelişen icraatlarının yansımalarınıda yine laftan öte geçmediğinide. Masaya yumruğu vurmak yerine altından konuştuklarından anladık. AKP dışında, CHP den ve MHP den bir Şebinli Adayımız var maalesef diyemedik..
Bizler yine inanıyoruz ki, Şebinkarahisar'a can'ı gönülden bağlı, Şebinkarahisar sevdalısı, Şebinkarahisarlı olmadığı halde Şebinkarahisar ve yöresinin kalkınmasına aht etmiş değerli adaylarımız mutlak suret var, ve var olmayacak devam edecek. Önemli olan analizleri iyi yapmak.
Vilayetliğin iadesinin kalkınmışlık, gelişmişlik, büyümüşlükten geçtiğini söyleriz hep ama örgütlü güç ile başaramadığımızı seçimlerde partilerden bekleriz hep..Hasan kükresin, Hüseyin titresin, Fatma duysun, Ayşe koşsun...
Onların gözleri yukarılarda, ayda güneşte, Yıldızları sayanı, göreni, bakanı, az bulursunuz..Bizim yıldızımız cebimizde. Özledikçe çıkarır bakarız, gösterir sağa sola ne kadar güzel parlıyor diye sorarız..O nu en baş köşeye asıp, sonra kocaman yıldız gibi gösteririz..Bir yandanda haklıyız, ama onu hiç büyütemeyiz nedense. Terkederiz.. Gurbet yaparız gittiğimiz yerleri, onu yine yıldız yaparız, arada bir çıkarır cebimizden siler parlatırız..
Artık yıldızımızı cebimizde taşımayalım ayrı, ayrı...Yok diyelim ayrı gayrı...
Bu memleketin iadesi gereken bir hakkı varsa, vermesi gerekene açık ve net soralım. Ve diyelim ki; "Hak verilmez, Alınır.."
Veren el alan elden üstünse eğer, vermesi gerekenlere hatırlanmak üzere hep birlikte yola düşelim...
"Beraber yürüdük biz bu yollarda.." şarkısının "Beraber hakettik biz bu memleketin sevgisini " diyede söyleyebilelim...
Yağan yağmurda ıslanan halka dağıtalım. Şemsiyesini, açalım kocaman. Alucra, Çamoluk, Akıncılar, Koyulhisar, Suşehri... uzatalım vadiye doğru...
Atatürk'ün partisinden de ses çıkaralım...
"Ses Ver Türkiye" diyenleride yabana atmayalım...
Atatürk'ün adını verdiği Şebinkarahisar'dan bir aday çıkaramasakta, karşıki dağlardan ses getittirelim..
Ne ala memleket..Tuttuğunu koparan, attığını tutan, üflediğini uçuran, uçurduğunu tam yerine indiren...
Seçimlerden galip çıkan yine partiler olacak. Partililer olacak..
Bayram şekeri gibi dağıtılan vaadler, sepeti ile uygun bir yere kaldırılacak..
Kimbilir belki sonra akıllarına düşecek, "Hele bir bakalım ne varı idi bu sepette de" diyecekler..
"....Haydi bak..bak.. Haydiii... " Sesleri ne kadar çok çıkarsa kulakta o kadar duyacak...
Belkide unutulanlar hatırlanacak.....
Belkide "..Bir varmış bir yokmuş, gazoz ağacıda kurumuş.." Diyecekler...
Saygılarımla,
Güven Gürbüz
www.sebinmedya.com
Genel Yayın Yönetmeni