Önce, dille ilgili genel bilgiler vererek başlıyor yazar, sonra Dil Zekânızı geliştirmek için kullanabileceğiniz teknikler, akademik bir çalışmanın ötesine geçiyor ve herkesin anlayabileceği bir kolaylıkla sunuluyor okuyucuya.
Her bölüm için Anahtar sözcüklerle okuyacağımız bölümde nelere dikkat edeceğimizi fark ediyoruz. İpucu bölümü ile o bölümle ilgili pratik yaklaşımlarla donanıyorsunuz.
Her bölümde o konuyla ilgili bir resim, bir söz, bir öykü, bir anekdot, özel olarak hazırlanmış tablolar anlatılan teknikleri desteklerken; esere canlı, hoş, tatlı bir okuma havası katıyor.
Teknik bir eser olmasına rağmen çok akıcı; yorulmuyor, sıkılmıyorsunuz. Hatta eğleniyorsunuz.
Kendinize sorular soruyor, uygulamalar yapıyorsunuz. En sonunda da size özel hazırlanmış [LQ] Dil Zekâsı Kartlarıyla iletişim becerilerinizi oyun oynayarak geliştiriyorsunuz
M. Abdullah Yılmaz'ın Dil Zekası kitabından bir bölüm
Hepimiz hayatımızda bir kere de olsa aşağıdaki olumsuz davranışlardan biriyle en az bir kez karşılaşmışızdır:
• Küfreden, • Böbürlenen, •Tehdit eden, •Cesaret kıran, •Bağırıp çağıran, •Yalan söyleyen, •Münakaşa eden, •Dedikodu yapan, •Cinsiyet ayrımcılığı yapan, • Başkalarını suçlayıp duran, •Kaba ve düşüncesizce davranan, • Başkalarını yönlendirmeye çalışan, •Yaşla ilgili küçümseyici laflar eden, • Kendine açındıran, * İnsanları küçük düşüren, • Dalkavukluk yapan, * Durmadan şikâyet eden, • Durmadan abartan, " Durmadan olumsuzluklan dile getiren, • Başkalarını yargılayan, • Aşını derecede kusur bulan ve eleştiren, •Öfkeli sözler söyleyen, 'Bilmediği halde biliyormuş gibi davranan, Kendisinin üstün olduğunu kanıtla maya çalışan • Çirkin sözler sarf eden, insanlarla karşılaşmayanımız var mıdır acaba?
Şimdi bunun bazılarını siz de yapıyorsunuz desem, üzerine alınan kaç kişi çıkar bilemem?
Önerim kendinizi bir gözden geçirin, çevrenizde samimiyetine inandığınız dostlarınıza bir sorun. Peki, olumsuz yaklaşımlar karşısında geliştireceğimiz yöntem nedir? Nasıl bir yol izlemeliyiz ki, hem olumsuz yaklaşımlardan kendimizi uzak tutalım hem de olumsuz bir yaklaşım karşısında darbe almadan veya en az darbeyle kurtulmak yanında yapıcı bir yaklaşım da ortaya koyabilelim?
Eleştiriye aslında adil dövüş demek geldi içimden ama dövüş kelimesi olumsuz şeyler hatırlattığı için kullanmak istemedim. Eleştiri sözcüğüne de aslında toplumumuzda genellikle olumsuzlukları ifade eden bir anlam yüklenmiş. Onun için de sözcüğün başına olumlu, yapıcı gibi gereksiz bir sıfat koyma ihtiyacı duyarız.
Eleştiride maksimum bir performans sergilemek istiyorsanız aşağıdaki yaklaşımlardan uzak durmalısınız.
• Çatışma çok kötü bir şeydir. Mümkün olduğunca kaçınmak zorundayız. Birbirimizden aynı şeyleri bekleyip aynı fikirde olmaya özen göstermeliyiz.
• Benim ihtiyaçlarım senin ihtiyaçlarından daha mantıklı. Sadece benim ihtiyaçlarım önemli, senin isteklerin önemsiz ve aptalca.
• Ben haklıyım, sen haksızsın. Ben iyiyim, sen kötüsün.
• Yalnızca bir kişi haklıdır. İkimizden biri istediği şeyi elde edebilir, öteki kaybetmeye mahkûmdur. Kazanan birileri varsa kaybeden birileri de vardır. Kazananın ben olduğumdan emin olmalıyım.
Eleştiride dikkat etmemiz gerekenleri de hatırlatmak isterim:
• Kötü zamanlama, haklı olduğumuzu düşündüğümüz zamanlarda bile bizi hüsrana uğratır.
• Eleştireceğimiz davranış olmalı, kişiyi suçlamak, ne yaparsak yapalım olumsuz tepkilerle karşılaşmamıza neden olur.
• Eleştiride, gereksiz konulardan uzak durmaya özen göstermek gerekir.
• Bazı duygularımızı öfkeyle örtbas etmeye çalışmak, savunma mekanizmasının harekete geçmesi için yeterli bir nedendir.
• İmkânsız isteklerden uzak durmak gerekir.
• Tehditler ve kafa tutmalar hiçbir işe yaramaz, karşımızdaki kişiyi öfkelendirir.
• Ortalığı kızıştırmaya çalışmak da öyledir, Bir olumsuzluk yaşandığında ortalığı kızıştırmaya çalışan insanlarla da karşılaşabiliriz. Onlara karşı da dikkatli olmak gerekir.
Çatışmanın kaçınılmaz olduğu durumlarda her iki tarafın da gereksinimlerinin önemli olduğu unutulmamalı ve her iki tarafın da kazanabileceği vurgulanmalı. Çatışma savaşa döndüğünde savaş o kadar kötü bir şeydir ki savaşı kazanan da kaybeden de yoktur.
Eleştiride yapıcı olmak istiyorsak:
• Uygun bir zaman belirleyelim.
• Sorunu hem kendi zihninizde hem de muhatabınızın zihninde iyice belirecek şekilde izah edelim.
• Eleştiri sırasında konuyu dallandırıp budaklandırmaya gerek y°k, bir konu üzerinde duralım.
• Bütün duygularınızı, muhatabınızın anlayacağı bir şekilde ifade edelim.
• Değişiklik önermek, muhatabınızın yumuşamasına ve durumu ferklı yönlerden değerlendirmesine yardımcı olacaktır.
• Ortaya koyduğunuz önerilerin sonuçlarını, muhatabınızın çot net bir şekilde görmesini sağlayalım.
• Herhangi bir kızışmaya engel olalım. Mola verebilir, konum değiştirebiliriz.
• Eleştiri sonrası bir sonuca varalım, illa da söylediklerinizi kabul ettirmek anlamında değil tabii ki. Karşı öneride bulunabiliriz, erteleyebiliriz...
İpucu:
Eleştiri sırasında muhatabınızın inançlarına veya kimliğine saldırıda bulunmak ya da muhatabınızın böyle düşünmesine neden olabilecek herhangi bir üslup sergilemek yapabileceğiniz en büyük hatadır.
Genel anlamda eleştiride yapıcı olma üzerinde durduk. Eleştiriyi yapıcı kılmak için eleştirimizi ya da eleştirmeni yeniden çerçevelememiz gerekebilir. Eleştiriyi olumsuz bir tarafa kanalize eden temel unsurun kişinin inançlarına ya da kimliğine saldırmak olduğunu ya da kişinin böyle bir anlam çıkarabilme ihtimalinin olduğunu unutmamak gerekir.
Eleştiride olumlu niyet kadar, bu olumlu niyetinizi karşınızdakine olumlu bir şekilde sunmak da önemlidir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Eleştiriyi sorun çerçevesinden istenen sonuç çerçevesine çekebilmek için kullanacağımız sözcüklerin, kuracağımız cümlelerin kişinin olumlu düşüncelerini su yüzüne çıkaracak sözcükler/cümleler olmasına dikkat etmeliyiz. Herhangi bir alış-verişte "Çok pahalı." ifadesi yerine, maliyetini nasıl karşılayacağımız sorulabilir. Ortaya konulan bir önerinin "zaman kaybı" olduğunu söylemek yerine kaynakların mantıklı bir şekilde nasıl kullanılacağı dile getirilebilir. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama eleştiride cümleyi soru haline getirmek çok işimize yarayacaktır. Sorular içinde de "nasıl" sorusu muhatabımızın olumlu yönde fikir geliştirmesine büyük yardımda bulunacaktır.
Sorular: Eleştiri yaparken yapıcı olabiliyor muyum? Bugüne kadar ekşürinin kurallarına uygun hareket etmiş miyim? Hayatımda yapıcı eleştiri için neler eksik kalmış, bunları nasıl tamamlayabilirim? Eleştirildiğimde pasif ya da saldırgan bir kişilik sergiliyor muyum, hoşgörülü davranabiliyor muyum?
Uygulama: Şimdiye kadar eleştirmek istediğiniz bir kişi ve davranışını tespit edin. Eleştirinin kurallarına uygun bir şekilde ortaya koyacağınız diyaloğu muhatabınızın söyleyeceklerini de tahmin ederek kaleme alın. Sonra bunu uygulayın. Uyguladıktan sonra pratik ile kağıt üzerinde yazılı olanları karşılaştırın. Eleştirinizi tekrar gözden geçirin.
Eleştiride olmaması gerekenler ve alternatiflerini gösterdik, "nasıl" sorusunun nasıl kullanıldığına dikkat edelim.
Eleştiride olmaması gerekenler
•Öneriniz çok yüzeysel. Bu proje çok pahalıya mal olur. •Başarısızlık korkunu yenmen gerekir.
•İşi bu şekilde yapmanız sadece bir zaman kaybı.
Alternatif Yaklaşımlar
•Önerinizin, sürekli ve derinlemesine bir gelişimi ortaya koyacağından NASIL emin olabilirsiniz?
•Bu projenin maliyetini NASIL karşılayabiliriz?
•Başarılı olma isteğini NASIL harekete geçirebilirsin? Kaynaklarımızın akıllıca kullanılmasını öneriyorum.
HABER 7
Kitapla ilgili teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için bu linki kullanabilirsiniz...
