Yerlerinden edilmek istenen Ergenekon Savcılarının yerlerinden edilmek istenmesinin altında da hala Derin Devlet kahramanları yer alıyor. Olaylar netleştikçe, hem birleşiyor, hem ayrışıyor. Bu kaos’un ardından düzen çıkması bekleniyor. Kaosun neresinde olduğumuz önemli. Ama bu yolun da çok uzak olmadığı görülüyor.
Toplum ayrışıp, ilerlerken, değişimin hızına çarpıyor. Teknoloji bu hızı arkasına almış olarak şefaflaşmaya ivme kazandırıyor.İletişimin çeşitli olması, medyanın dağınık olması, işleri kolaylaştırıyor. Bulanık sularda avlananmak geçmişe aitmiş gibi olacak.
Şimdi Ergenekon Savcılarına dokunulmadı. Ama küstahça dokunulmak ve Ergenekonun bir ölçüde örtülmesi istendi. Bu ölçümler Türkiye’nin inanılmaz bir biçimde derin güçlere teslgim edildiğini gösteriyor. Kocaman büyük rütbeli paşaların ilişkileri kendilerinin de bilmediği sınırlara varıyor. Hizbul Tahrir ile işbirliği söz konusu oluyor.
Kaosun zirveleri buralarda gibi duruyorsa da, atılmak istenilen savcılar, hergün yeni bir maden buluyorlar. Maden bulamazlarsa ,mühimmat bulunuyor. Ve hala savcılara dokunulmak, gönderilmek isteniyor.
Ve bu durum hala bir kriz konusu olarak gündemi 2O gün işgal edebiliyor.
Bu tırmanışlar tepedeki çözümlerin altını çiziyor.
Yazık olmuş şu gariban 68 kuşağına. Hele Türkiye’de maskaralık haline gelmiş.
Neredeyse İstanbul Boğazından balık yerine mayın tutulacak.
Başbakan kelle koltukta Türkiyeyi çözmeye çalışıyor. Ayağına takılanlar ise , trajik komik yatırımlar.
Bunca pislik Türban ile örtülmek istendi. Ama olmadı. Evrensel konumlanmalar, İslamın yeniden gözden geçirilmesi, AK Parti iktidarının modernleşerek, Demokrasi bayrağına sığınması, AB atılımları, halkın orta sınıf başlığı altında bilinçlenmesi değişimin unsurları arasında.