Üniversiteler de giderek böyle yeraltı ağlarının içine girmişti.
Ne Kıbrıs konusu, Ne Ermeni meselesi, ne Kürt sorunu ağza alınmamalıydı.
Medya bu örgütlerin arkasındaydı. Hatta bu örgütlerin adamları önden medyada başlara gelirlerdi. Bu adamlar hem işadamlarını idare eder, hem askerleri, hem de iktidarın kuklalarını.
Bir derin Devlet korkusu sarardı her yanı.. Ajanlar, ajan provakatörler zaman içinde bilinirlerdi. Kimileri işin içine girmez kuşlardan haber alırlardı.
Derin Devlet kuşları öte öte ortalığı karıştırır korkuturdu.
Medya patronları ise bu network’ün asıl sermaye sahipleriydi. Öyle gazete çıkarmak falan önemli değildi. Karton ticareti, banka sahipliği, devletten ucuz kredi gibi işler önemliydi.
Medyanın en iyileri değil, en iyi ilişki kuranları baştaydı.
Patronlarını batıran da oldu zengin eden de.
İşte keşke işler böyle gitseydi.
Bahçeli de, Baykal’da askerin bir bölümü de, medya sermayesi de, işadamları da rahat edecekti.
Gün oldu devran döndü.