EŞLER DE MAL BİLDİRİMİNE TABİDİR
Göreceksiniz…
Aytaç Durak’ın mal varlığı ile gündeme gelen konu:
Kimi önemli kişilerin de mal varlıklarının konu edilmesini gündeme getirecektir…
Önce 4 Mayıs 1990 tarihli Resmi Gazetede 20508 sayı ile yayınlanan 3628 Sayılı “Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu”nun ilgili 5 inci maddesi ne diyor ona bakalım.
“Bildirimin konusu
Madde 5 – Bu kanun kapsamına giren görevlilerin kendilerine, eşlerine ve velayetleri altında ki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile görevliye yapılan aylık net ödemenin. Ödeme yapılmayan görevlilerin ise, 1 inci derecede Devlet Memurlarına yapılan aylık net ödemenin beş katından fazla tutarındaki her biri için ayrı olmak üzere, para, hisse senetleri ve tahvilleri ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları alacakları ve gelirleriyle bunların kaynakları, borçları ve sebepleri mal bildirimin konusunu teşkil eder.”
Mal bildiriminde bulunması zorunlu ve sorumlu olanların başında, yasanın 2. Maddesi’nin (a) şıkkına göre kimler geliyor?
Okuyalım:
“Mal bildiriminde bulunacaklar:
Madde – 2 Her türlü seçimle iş başına gelen kamu görevlileri ve dışarıdan atanan Bakanlar Kurulu üyeleri. (Muhtarlar ve ihtiyar üyeleri hariç)”
***
Şimdi gelelim zurnanın “zırt” dediği yere…
Peki “Mal bildirim” yasasının yukarıda zikredilen hükümleri açık ve ortada iken, neden mal bildirimlerinde eşlerin mal varlıkları açıklanmıyor… Kamuoyuna yönelik yapılan mal bildirimlerinde çoğu zaman eşlerin üzerinde ki malları (serveti) göremiyoruz.(!) Örnekleri ortada…
Şöyle denebilir belki:
“Yasanın gereğini biz kapalı zarflar içerisinde ilgili makamlara sunduğumuz bildirimlerde yerine getiriyoruz…”
Olabilir…
Biz de soralım o halde:
İlgili makamlara kapalı zarflar içerisinde sunduğunuz kimsenin hiçbir zaman göremeyeceği sahsınıza ait mal bildiriminizi kamuoyuna açıkladınız da; niçin eşiniz hanımefendinin üzerinde bulunan mallarını, servetini, kamuoyuna deklare etmiyorsunuz? Madem kendinizinkini kamuoyuna açık açık sundunuz, o halde eşinizinkini de açıklamanız beklenmez mi?
Sorumuzun muhatapları, daha çok “yürütmenin başında bulunan seçilmişlerdir…”
Sanırız ne demek istediğimiz, duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde anlaşılmıştır…
***
Söz açılmışken şunu özellikle belirtmek isteriz.
25 yıl devlette müfettişlik/başmüfettişlik/teftiş kurulu başkanlığı yaptık.
Memurların, amirlerin mal bildirim uygulamasının ne olduğunu, ne gibi sonuçlar yarattığını, işimiz gereği yakından görüp gözlemledik…
Kimsenin görmediği, bilmediği kapalı zarflar içerisinde “tozlu raflarda” yıllarca saklanılan ve de unutulan (!) mal bildirimleri -altını çizerek söylüyoruz - tam bir kandırmaca olmaktan öte bir şey değil!
***
Siz hiç yaşamınız boyunca, mal bildirimine dayalı olarak, ülkede çok önemli mevkide bulunan her hangi bir zatı muhteremin; suçlandığı, hakkında işlem yapıldığı ve “ceza aldığını” gördünüz ya da duydunuz mu?
Eğer bu yönde bir girişime tanık olursanız ya da olmuşsanız bilin ki; o şahıs peşinen “yenilmek” yani işi bitirilmek için hedef seçilmiş kurbandır…
***
Bir sorumlu “korkunç serveti”ni; hanlarını, hamamlarını, gemilerini, villalarını evlenmiş barklanmış oğullarının, kızlarının, amcasının, dayısının, kayınvalidesinin, kayınpederinin vs. üzerine rahat rahat yapamaz mı?
Onlar üzerine “yüklü hesaplar” açtıramaz mı?
Evinde ki kasasında örneğin “üç buçuk milyon Euro (!)” saklayamaz mı?
Mal bildirimi imiş(!) Geçiniz efendim geçiniz…
Büyük bir KANDIRMACA ve KOMEDİ (!)
BURHAN ÖZBEY