Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 15:15
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ETHNOS: ANKARA'NIN STRATEJİK BALKANLAR KUŞAĞI
14.07.2010 14:00

ATİNA, 13/07(BYE)--- Tirajı günde 45 bin 913 olan Ethnos gazetesinin 12 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Anthos Likavgis imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:

Helenizm'in içe dönük takıntılarla karşı karşıya bulunduğu ve olumsuz deneyimlerin etkisinde olduğu bir dönemde, Ankara sessizce İyonya Denizi'nin ötesine doğru yayılan yeni jeo-stratejik tercihlere doğru ilerliyor. Ankara (Arnavutluk, Bosna Hersek ve bölgedeki diğer ülkelerle) stratejik yakınlaşmalarını ilerleterek esaslı yöntemlerle gerekli altyapıları geliştiriyor. Bu altyapılar, hem ortaya çıkan Yeni Osmanlılık bakışına dayanan belirli ve kolayca anlaşılan olanaklara hizmet edecek hem de Balkanlara siyasi alanda öncülük etmeye yönelik planları destekleyecek. Özellikle (Bulgaristan'da, Yunanistan'da, Kosova'da v.s.) sahip olduğu ve dayanak olarak kullandığı azınlıklar aracılığıyla bu ülkelere stratejik bir şekilde sızarak duruma göre fırsatları değerlendiriyor.

Ankara, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun teorileri temelinde, Batı'ya olabildiğince derinlemesine sızabilmek için Türkiye'nin doğuya doğru uzanan ipini sonuna kadar gererse, o zaman Balkanlar stratejisi açıkça ortaya çıkacak. Yunanistan, Kıbrıs sorunu (ve Ege sorunu) telaşıyla doğuya doğru ne kadar yöneliyorsa, Ege'nin içinde sessizce gerçekleşenler için de bir o kadar kaygılanmalı. Trakya da bu dayanaksız planlamalara dâhildir. Türk tarafı hâlihazırda bu planlamalara ilişkin olarak, doğrudan tehlikeler yaratan uygulamalarda bulunuyor. Bu uygulamalar çerçevesinde, azınlığın toplu olarak kendini ulusal açıdan tanımlama hakkını talep etmesi gibi stratejik oldu-bittilerin meydana gelmesi olasılığı var.

Umarım bu teorilerin asılsız olduğu ortaya çıkar. Çünkü bunların çok azı bile gerçek olurlarsa, özerkliğe kadar giden şartların oluşmasına yol açacaklar ve Kıbrıs konusunda gözlemlenen bazı hususlar burada da ortaya çıkacak. Türkiye arzu ettiği stratejik köprüleri oluşturana kadar buna benzer yöntemler tekrarlanacak. Bu kendiliğinden anlaşılır hususların ışığı altında, konuya gerçekçilikle yaklaşılacak olunursa, bariz gerçek şudur: Helenizm'in geldiği bu noktada, bu tür bir ulusal stratejiye karşı konulması, özellikle de yok edilmesi için yeterli ulusal stratejiye sahip değiliz. Thukidides'in dediği gibi, "güçsüz olan, güçsüzlüğünün zorunlu kıldığı kadarını kaybeder" ise, o zaman kendiliğinden anlaşılır tek çıkar yol bu zayıflığın olabildiğince sınırlandırılmasıdır.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.