Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 15:18
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

EUROPA QUOTIDIANO: ERDOĞAN REFERANDUMLA ORDUYA MEYDAN OKUYOR
26.08.2010 19:00

ANKARA, 26/08(BYE)--- İtalya'da yayımlanan Europa Quotidiano internet sitesinin 25 Ağustos 2010 tarihli sayfasında, Lorenzo Biondi imzasıyla yer alan yorumun çevirisi şöyledir:

Recep Tayyip Erdoğan, bu sefer siyasi geleceğini tehlikeye attı. Türk seçmenler, 12 Eylül'de anayasa reformu için referanduma gidecek. Referandumun açık hedefi, laikler ile ılımlı İslamcılar arasındaki son ateşli başlık olan Ankara'daki -başta ordu ve yargı olmak üzere- Kemalist kurumlar. Ilımlı İslamcıların biraz avantajı var ama zafer kazanacakları kesin değil. Çok iyi biliyorlar ki Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) gerillaları, sırf Erdoğan'a ordunun büyük gücünü zayıflatmakta yardımcı olsun diye, hükûmetle aralarında düşmanlık olmasına rağmen tek taraflı ateşkes ilan etti. Bizzat Erdoğan ile yaşadığı polemiklerden beslenen muhalefet, Erdoğan'ı "Kürt şeytanla" uzlaşmakla suçladı.

Bu, her iki tarafın da birbirine bel altı vuruşlar yaptığı bir seçim kampanyası. Erdoğan, referandumu bir millî yeniden doğuş havasına sokmak için elinden gelen her şeyi yaptı: Referandum tarihi olarak anayasanın doğduğu askerî darbenin 30. yılı belirlendi.

Başbakan temmuz ayında partisinin milletvekillerine yaptığı konuşmada, bunun 1980 darbesinin "işkencelerine, zulümlerine, insanlık dışı uygulamalarına meydan okumak için bir fırsat" olduğunu söyledi. Bu, Başbakanın, askerî hükûmet tarafından ölüm cezasına çarptırılan (sağcı ve solcu) eylemci gençlerin son mektuplarından birkaç satır okumasıyla -Erdoğan'ın ve seyircilerin- gözyaşları içinde sonlanan bir konuşmasıydı.

AK Parti liderinin gözyaşlarına cevap, laik Türkiye'nin bekçisi olan Anayasa Mahkemesinin yargıçlarının kararlarıyla geldi.

Bütün bunlar, orduyla birlikte, Erdoğan'ın referandumunun önde gelen başlıca amaçları arasında. Ankara, Anayasa Mahkemesi yargıçlarının, Türk toplumunu "İslamlaştırmaya" yönelik yasaların (üniversitelerdeki kız öğrencilerin başörtüsü takmasını serbest bırakan) engellenmesi, "Türk milletine karşı olmakla" suçlanan partilerin (öncelikle Kürt partileri) kapatılması gibi müdahalelerine itibar etmiyor. 12 Eylül referandumu, üç yargıcın cumhurbaşkanı yerine parlamento tarafından seçilmesini ekleyerek Anayasa Mahkemesine atamaları değiştirmeyi amaçlıyor.

"Hayır"ı destekleyenler buna, "Böylelikle yargıyı iktidar partisine bağlı kılıyorlar" diyerek karşı çıkıyor.

Temmuz başından beri aynı Anayasa Mahkemesi, bariz birçok noktayı reddederek ve metnin geri kalanı hakkında toplantılar yaparak, Erdoğan tarafından önerilen reformun uygulanabilirliğini değerlendirmek için müdahalelerde bulundu. Anayasa Mahkemesi Başkanının, sadece onaylama prosedürü hakkında değil de reform hakkında görüş belirterek yetkilerini aştıklarını kabul etmesi cesur bir girişimdi.

Bu "sulandırma" AK Partiyi zıvanadan çıkardı ama AK Partinin şimdi, reformu halkın kararıyla sağlamlaştırma imkânı var. Bu, kolay bir sınav olmayacak.

Yargıdan başka, ordu da referanduma karşı olanlar arasında yer alıyor. "Evet"in zaferi, askerlere millî güvenlik ve anayasal düzene karşı suçlar kapsamında sivil mahkemelerde yargılanma yolunu açabilir. İkinci olarak referandum, 1980 darbesinden sorumlu olan generallere dokunulmazlık sağlayan geçici maddelerden birini iptal edebilir.

1997'de ılımlı İslami hükûmeti istifaya zorlayan Türk ordusu, hâlâ kamuoyunun kendisine duyduğu güvenden yararlanıyor. Son yıllarda güçlü bir demografik büyüme kaydeden bir ülkede, nüfusun yarısı son askerî darbeden sonra doğdu ve bu yüzden Erdoğan'ın anlattığı işkencelere ait bir anısı yok.

Ana muhalefet partisi de şu sıralarda olumlu anketlerin tadını çıkarıyor. Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın Başbakan olarak geçirdiği iki dönem sonunda "yetki suistimali" konularına işaret ederek popülarite kazanıyor. "Erdoğan'ın reform yapmak konusunda ciddi bir niyeti yok." diyor CHP Genel Başkanı, Başbakanı referandumu siyasi üstünlük kazanmak amacıyla kullanmakla suçluyor ve yine bu amaçla Başbakanı, PKK'lı teröristlerle pazarlığa girmekle suçluyor. Ülkedeki Kürt azınlık, orduyla iyi ilişkilerden ve Anayasa Mahkemesinden hoşlanmıyor.

Etnik grubun siyasi liderleri, yeterince "radikal" olmadığını söyledikleri referanduma karşı bir boykot başlattılar. Aynı zamanda PKK, bağımsızlık yanlıları ve "hayır" taraftarlarını destekleyebilecek ordu arasında çıkabilecek olayları önlemek için, 12 Eylül'e kadar tek taraflı ateşkes ilan etti. Bu özellikle, son yıllarda Kürt sorunu hakkında bir uzlaşma arayan Erdoğan için rahatlatıcı bir karar oldu.

Muhalefet, Başbakanı teröristlerle anlaşma yapmakla suçlama fırsatını kaçırmadı. Söylentiler Erdoğan tarafından hemen kesildi, çünkü böylelikle çekimserler "evet"e dönüştürülebilecekti.

Referandumun reddedilmesi –hükûmetin referandum isteğinin üzerine konan bir mezar taşı olabilir- anketlerin büyük kısmının dışarıda bıraktığı bir olasılık. Eğer referandumda "evet" çok az bir farkla kazanırsa, çoğunluk partisinin inanılırlığı sert bir darbe yer, erken seçim veya birkaç laik partiyle bir koalisyon oluşumunu getiren siyasi bir kriz doğar. Erdoğan, Türk erkinin Olimpos Dağı'na meydan okudu. Eğer başarılı olamazsa düşerken çıkardığı ses bayağı gürültülü olacak.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.