Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 15:20
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"‘Evet’ çünkü rejim muhalifiyim"
Güneydoğu’da beklediğini bulamayan Kılıçdaroğlu, Van’ın Özalp ilçesinde 1943 yılında 33 vatandaşın Orgeneral Mustafa Muğlalı emriyle kurşuna dizilmesi olayına değiniyor ve şunları söylüyor... 26.08.2010 13:20

 

Mehmet ALTAN

STAR

‘Evet’ çünkü rejim muhalifiyim   

 

 

 

“Sayın Başbakan rica ediyorum. 33 köylünün sorgusuz ve sualsiz kurşuna dizildiği bir yerde, kurşuna dizenin ismini bir kışlaya yer vermeyin. 

 

Ne olur değiştirin. İstirham ediyoruz.” 

 

Ana muhalefet liderinin ricası kabul olsa ve Başbakan kışlanın adını değiştirse, sorun ve daha önemlisi “asıl sorulması gereken soru” ortadan kalkacak mı? 

 

*** 

 

Türkiye’deki “siyasal rejim”, “sorgusuz sualsiz kurşuna dizilen 33 köylünün” hesabını soran bir rejim değil... 

 

“Kurşuna dizene” arka çıkan bir rejim... 

 

Ana muhalefet, “kurşuna dizenlerin egemen” olduğu bu rejimi hedef alacağına, sadece kışlanın adını değiştirmekle yetiniyor... 

 

Kışlanın adı değişince, rejimin niteliği değişiyor mu? 

 

Rejim, kurşuna dizilenlerin anısına sahip çıkan ve “kurşuna dizeni” de ilelebet mahkûm eden bir nitelik sıçramasına uğruyor mu? 

 

Tabii ki hayır... 

 

*** 

 

Aynı şey “türban” için söz konusu... 

 

Gene Kılıçdaroğlu hafta sonu İstanbul mitinginde daha önceki sözlerini daha net ifadelerle tekrarlayarak şöyle söyledi: 

 

“Sayın Başbakan siz türbanı da engellediniz diyor. Söz veriyorum türbanı da biz özgür kılacağız. Görecek Sayın Başbakan. O yapmadı, biz yapacağız. Sözümün arkasında duracağım.” 

 

Mesele... 

 

Türban sorununu çözmek mi? 

 

“Temel hak ve özgürlükleri” yok sayarak, genç kızlarımızın üniversitelere girmesini engelleyen “egemen gücü” tuz buz etmek mi? 

 

Anti-demokratik rejimin egemenini                     kovalamak mı? 

 

*** 

 

Dün de yazıyordum: 

 

“Siyasal rejim, bir devlet yönetiminde egemenliğin kim tarafından ve ne şekilde kullanılacağını belirliyor... 

 

Türkiye’de askerler mi, zenginler mi, siyaset mi, vatandaşlar mı? Egemen kim? 

 

Siyaset bu temel soruyu sormadan birbirinin gözünü oyuyor... 

 

Ama ‘siyasal rejimi’ yeryüzü standartlarında yeniden inşa etmeyi gündeme asla taşımıyor. 

 

‘Halk iradesine dayalı’, ‘temel hak ve özgürlüklere’ çok özenli ve yönetileni esas alan ‘insan odaklı’ bir rejimden çok ama çok uzağız. 

 

Halkın kafasında, ‘vatandaşı’ esas alan çağdaş demokratik rejimin resmi belirgin olmadığı için, 12 Eylül rejimini tuz buz etmek yerine, onun çerçevesi içinde at koşturan siyasi partilerden birinin terkisinde bir o yana, bir bu yana otuz yıldır çalkalanıp duruyor.” 

 

Türkiye’deki partiler, “siyasal iktidara muhalif” ama “tek parti zulmünden arta kalmış 12 Eylül rejimine” muhalif değil... 

 

Siyasal iktidar da maalesef kısmen böyle... 

 

Yoksa 12 Eylül rejimi otuz yıldır sürebilir miydi? 

 

Bize “aynı sistemin” içindeki partilerin birbirlerine muhalefeti değil, başta 12 Eylül olmak üzere tek parti rejiminin tüm kalıntılarına muhalefet edecek anlayış gerekli... 

 

AB standartlarında yeni bir rejimin kurulmasının peşinde koşan, “kendi siyasetini” değil, demokratik yeni bir rejimin “siyasetini” yapan partilere ihtiyaç var. 

 

12 Eylül’ün “siyasal partiler yasası” ile şekillenmiş partilerle bu ne kadar mümkün? 

 

Onun için kör topal, ağır aksak yürünüyor... 

 

*** 

 

Ben “anayasa paketine”, mevcut rejime muhalif olduğum için “evet” vereceğim... 

 

Buranın “egemeni” kim? 

 

“Kurşuna dizilen masum köylülerden, temel hak ve özgürlüklerden mahrum bırakılmış Kürtlere, Alevilerden türbanlılara, vicdani retçilerden gayrimüslimlere”  buranın vatandaşlarının, buranın egemeni olmadığı çok açık... 

 

Nasıl bu ülkenin “egemeni” olurlar? 

 

Rejim demokratikleşirse... 

 

12 Eylül öyle bir hedef ve umudun yetersiz ve gecikmiş bir ilk adımı olabilir... 

 

Bu rejim değişsin, ülke ve devlet demokratikleşsin diye “evet” diyorum...

 

YORUMLARINIZ
imbat - 26.08.2010 18:24
Geçmişte yaşanan olayları temcit pilavı gibi tekrar gündeme taşımakla kendilerine bir yer edinmeye çalışan güya kendilerini gazeteci sanan bu altan ailesinin bir ferdi olan mehmet altanın orgeneral mustafa Muğlalının 33 kişiyi kurşuna dizmebi ile şimdiki ortamın ne alakası var. İşiniz gücünüz iktidarın istediği şekilde gündem değiştirmek. Madem bilmem kaç yıl önce olan bu olayı (ki kurşuna dizilenler isyan çıkartmıştır sonlarınıda gördüler)Kubilayın kafasını kesen yobazlardan niye bahsetmezsin. Bu yobazların bu günkü torunlarını da sen ve ailen gayet iyi biliyor. Bunlardan neden bahsetmessin.Senin ve senin gibilerinin tek düşüncesi ülkenin bölünmesi başka da bir şey değil,
KUKLA OLMAMAMAK. - 26.08.2010 16:16
evet diyecektim ama son olaylardan sonra İmralıdaki katille görüşüldüğü ifade edilince evetin yerini hayır aldı elbette Başbakanın ifade ettiği gibidevlet ve yetkili,ler görüşür niçin bu görüşmr referanduma sayılı günler kala yapıldıda 13 eylül günü ve dahonra yapılmadıbunun altında birşeyler var demektirve oldukca maninadardır.onun için EVETin yerini HAYIR aldı.
melih KART - 26.08.2010 15:13
Ben de; kadınlarla erkeklerin konuşmasının bile YASAK olduğu İRAN GİBİ ya da Süpermarketlerde kadın çalıştırılmaya başlamasının bile bir olay olduğu ARABİSTAN gibi bir rejim değişikliğinin ve saçmalığın olmayacağından (hükümetin IQ seviyesine baktığımda) emin olduğum için EVET EVET EVET diyorum. Elbette anayasa günün birinde tamamen değişmeli ama bu değişikliği şimdiki gibi herşeyi maddiyatla, herşeyi kadın erkek ilişkileri ve kıyafetlerine indirgeyen zavallı bir anlayışa sahip kendine Müslüman diyen ve dini öcü gibi gören çarşaf açılımı gibi konularla dini siyasete alet eden LAik birinin yapmasını İS_TE_Mİ_YO_RUM. gardaaaş nabeerrrr!
İ. Halil ASİLBAY - 26.08.2010 12:48
Şu yorumlara bakınca insanın merhum Ecevit'in söz dağarcığımıza kazandırdığı ifadeyle "çekinser" olası geliyor!
feyzi yilmaz - 26.08.2010 12:43
sizin gibi solcu ailenin nasilsa oglu olmus birisinin hayir oyu vermesini beklemek safliktir sizler gibi solcusu olan ulkelerin dusmana ihtiyaci yoktur
dincilere yag ceken sozde solcu ailenin oglu
elma dibine dusmemis
eyal - 26.08.2010 12:40
artık bu ülkede yetişen genç beyinler statükoya karşı ne yapması gerektiğini biliyorlar kanmıyorlar kandırılamıyorlar ve her geçen gün onları haklı çıkarıyor, artık yalanlar üstüne siyaset devri kapandı, şimdi en iyiyi en doğruyu yapanın hyatta kalacağı bir ortam hazırlanıyor bu ortamın günbegün dahada iyiyye gitmesi için evet diyoruz, artık uyumuyoruz...veeeeeee yalanlara dayatmalara seçkin elitlerin cumhuriyetine inanmıyoruz.....kuvvetlinin haklı olduğu değil haklının kuvvetli olduğu adalet sistemi için EVVET diyoruz.....vatana hayırlı olsun en geç 2012 de allahın izniyle içerideki problemlerimizi bitirip dışarıya bakabileceğiz şahlanma yılı 2012 olacak allahın izniyle bu topraklarda.
feyzi yilmaz - 26.08.2010 12:33
sizin gibi solcu ailenin nasilsa oglu olmus birisinin hayir oyu vermesini beklemek safliktir sizler gibi solcusu olan ulkelerin dusmana ihtiyaci yoktur
dincilere yag ceken sozde solcu ailenin oglu
elma dibine dusmemis
dadaş - 26.08.2010 11:58
öyleyse orta yerinizde çatlayın emi bu atgözlüğüyle bakmak değil gözlerinizi kapatıp karanlığa doğru yürüyorsunuz cemalettin efendi şimdi bizim iranla suudla ne alakmız varbiri vahabi biri şiya birİ abd nin uşağı diğeri abd nin düşmanı sorun hazım sorunu siz akıl edemediniz ama bakın bizettik buda bizim IQ muzun ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor artık AYM bireysel başvuru hakkı geliyor bu devrimdir pozitif ayrımcılık artı özürlülere kadınlara sahipsizlere ayrımcılık yapılacak yani sahipsizler sahibi olacak hsyk da artık kazan kazan olmayacak seçimler tabana yayılacak işte buda demokrasi demek artIk hukuk ayaklar altında olmayacak yani hukuka artık tecavuz edilmeyecek EVET EVET EVET EVET........
Cemalettin ARK - 26.08.2010 11:22
Ben de; kadınlarla erkeklerin konuşmasının bile YASAK olduğu İRAN GİBİ ya da Süpermarketlerde kadın çalıştırılmaya başlamasının bile bir olay olduğu ARABİSTAN gibi bir rejim değişikliğinin ve saçmalığın olmayacağından (hükümetin IQ seviyesine baktığımda) emin olamadığım için HAYIR HAYIR HAYIR diyorum.Elbette anayasa günün birinde değişmeli ama bu değişikliği ORTAÇAĞ kurallarına tapan ve güya kendine Müslüman diyen ve dini siyasete alet eden birinin yapmasını İS_TE_Mİ_YO_RUM
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1