Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 15:21
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Evet demek gerekiyor"
Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı Osman Can, Anayasa değişikliğinin yeterli olmadığını belirterek ancak, "Belli bir ideolojinin muhafızlığını yapan yargının, ideolojik işleyişini ortadan kaldırdığı için 'Evet' demek gerekiyor" şeklinde konuştu. 24.08.2010 09:37

ADANA (İHA) - 
Adana'da, 130 Sivil Toplum Kuruluşu'nun oluşturduğu 'Anayasa Değişikliğine Evet Platformu' tarafından düzenlenen konferansa katılan, Anayasa Mahkemesi eski raportörü ve Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı Doç. Dr. Osman Can, Seyhan Kültür Merkezi'nde yaklaşık 1000 kişiye hitap etti. Can, Anayasa paketine yönelik ''AKP'nin mutfağında hazırlandı'' şeklindeki iddiaların yersiz olduğunu belirterek, sürece çok sayıda farklı görüşleri temsil eden kuruluşların da dahil olduğunu söyledi. Yeni anayasanın bireysel
özgürlükler, kadın erkek eşitliği ve daha birçok konuda ileri adım sayılabilecek düzenlemeler getirdiğini anlatan Can, şöyle konuştu:
"Memur ve çalışanlara toplu sözleşme hakkı getiriliyor. Bu hak istediğimiz oranda değil. Grev hakkı tanınmıyor. İleri bir adım ama yeterli değil. Siyasi nitelikli grev yapabilirsiniz, dayanışma hak grevi yapabilirsiniz ve devlet ceza silahıyla kimsenin tepesine dikilemeyecek. Anayasa değişikliği yetersiz ancak çok büyük gürültü kopardı. Bir siyasi gelenekten gelen parti, bazı kuruluşlar bu anayasa değişikliğine çok ciddi şekilde karşı çıkıyor. Biz de bu Anayasa değişikliği oldukça yetersiz olmasına
karşın, 12 Eylül Anayasa'sı ile devam etmektense desteklenmesi gerektiğini söylüyoruz."
Can, Anayasa değişikliği konusunda çalışma yapıldığında Türkiye'de kıyamet koptuğunu söyleyerek, "İlk kıyamet, 1987 yılında Anayasa değişikliği çalışmaları sırasında koptu. İkinci kıyametse Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi referanduma götürüldüğü zaman kopmuştu. Hatta 21 Ekim sabahı Dağlıca saldırısında, 13 askerimizin şehit edilmesiyle karşılaşıldı. Bütün bunlara rağmen yüzde 70 gibi bir oranla Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi kabul edildi" şeklinde konuştu.

GEÇİCİ 15. MADDE
Geçici 15. Maddenin kaldırılmasıyla ilgili kendisi dahil bir çoklarının talepte bulunduğunu hatırlatan Can, "Şimdi düzenlemenin işe yaramaz ve göz boyama amacıyla yapıldığını söylüyorlar. Zaman aşımı sebebiyle bir anlamı olmadığını iddia ediyorlar. Yüksek Seçim Kurulu referandum tarihiyle 120 gün yerine daha kısa bir süreye çekseydi zaman aşımı tartışılmazdı. İnsanlık suçlarında zaman aşımı söz konusu olmaz. Bu anayasa değişikliği gerçekleşirse sorumluluk sahibi Savcılar birkaç gün sonra harekete
geçecektir" dedi.

ANAYASA MAHKEMESİ VE HSYK
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK) Hakim ve Savcı olmadığın belirten Can, kurulun aldığı idari kararlarla Hakim ve Savcıların kaderini tayin ettiğini ancak bu kararların yargıya açık olmadığını vurguladı. 5 tane yüksek mahkemelerden gelen üye ile adaletin tablosunu çizen HSYK Üyeleri'nin, Hakim yada Savcılar tarafından seçilmediğinin altını çizen Can, bu kurulun oluşumunda halk iradesine de rastlanmadığını belirterek, "Bunlar darbecilerin ürünü. Bu kurumlar bir tek kültür üretmiştir,
darbecilere biat etme kültürü" diye konuştu. Can konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Anayasamızın temel haklar kısmında nasıl değişiklik yaparsanız yapın, bu yargı böyle devam ettiği sürece hiçbir anlam ifade etmez. Şu ana kadar 16 değişiklik yapıldı, bunların 2 tanesi hariç hepsi temel hak ve özgürlükleriyle ilgiliydi. Bunlar hayata geçti mi? 90. madde işlemiyor. Anayasanın temel haklara ilişkin kısmı bizim yargımızı ilgilendirmiyor. Yüksek mahkemeleri ilgilendirmiyor. Çünkü onlar başka bir oluşum içindedir. Çünkü onlar 1960 darbesi ortaya çıkmış bir oluşum içindedirler. Siyasi parti
kapatma davalarının sonuçlarına, iddianamelerine bakın, hepsinde ortak nokta, başlangıç hükümlerine aykırılık vardır. Ne vardır başlangıç hükümlerinde, başlangıç kısmında demokrasi dışında her şey var ama demokrasi yok. Yargıçlar, yüksek mahkemeler Türkiye'de temel haklara bakma gibi bir kültüre sahip değiller. Yüksek yargı, kendi içinde kendi kendilerini yetkilendiren ve yükselten bir sisteme sahiptir. O yüzden belli bir ideoloji muhafaza ederler. Problem buradan kaynaklanıyor. Anayasa Mahkemesi'nin yapısı
değişiyor."
Nihai olarak Anayasa değişikliğinin yargıyı, bir ideolojinin muhafazasını sağlamak yönündeki işleyişini ortadan kaldıracağını söyleyen Can, değişikliğin yetersizde olsa desteklenmesi gerektiğini belirtti.
(HSN-AŞ-Y)

24.08.2010 09:22:31 TSI
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.