Fethullah Gülen hakkında bir yazı
Olayları ve gelişmeleri, salt kendi ideolojinizden değerlendirirseniz, şunu peşinen kabul etmeniz gerekir. Her düşünceniz ve icraatınızın doğru ve kabul edilebilir olduğunu sanmayın.
Bu durum hepimiz için geçerli.
Ülke sorunlarıyla yakından ilgilenen herkesin mutlaka benimsediği ve önem verdiği bir ideolojisi vardır… Sağdır, soldur, liberaldir vs… Buna saygı duyarız…
Ancaaaak…
İdeolojiniz, Anayasamızın değiştirilemez ilk üç maddesine aykırı ise orada durmanız gerekir… Bir kere bu ülke, ne yobazlığa ne de komünistliğe hiç zaman geçit vermez…
Dini siyasette kullanarak, halkı “Allah ile aldatarak” ve dini sömürerek; benim ideolojim budur diye ortaya çıkarsanız; işte o zaman büyük yanılgı içerisinde olduğunuzu kabullenmeniz gerekir…
Sözü uzatmayalım…
Yazılarımızı sürekli okuyan kimi okurlarımızdan, zaman zaman sert, yumuşak çoğu zaman dozu fazla kaçmış, neredeyse küfüre dayalı yorumlar alıyoruz. Bu sitedeki yazı arşivimizden bunu görebilirsiniz..
Son yazımız “Bunlardan Hangisi Önemli” başlıklı yazımızın altından, Sayın Fatih Yılmaz imzalı bir yorum ve eleştiri var.
İsim gerçek midir yoksa takma isimidir bilmiyoruz.
Yazılarımıza sürekli yorum gönderen ve bize karşı tepkili bir okurumuz. O da mutlaka kendince doğru olduğuna inandığı fikirleri savunuyor ve eleştirilerini ona göre yapıyor. Düzeyli ve seviyeli (hakaret içermeyen) eleştiriler yaptığı sürece, her zaman eleştirilerine açık olduğumuzu ve bizi eleştiriyor diye şahsına bir kırgınlığımız söz konusu olmadığını önemle belirtmek isteriz… Okurumuz olarak saygı duyarız..
Sayın Fatih Yılmaz’ın sözünü ettiğimiz yorumu aynen şöyle (yazının imlasına dokunulmamıştır):
“FATİH YILMAZ - 05.11.2010 19:12
Okyonus ötesindeki şahısın bu memlekte ne kazandırdığını biliyor musun sen? Atıp tutarak, insanları karalayarak ikna etmeye çalışıyorsun. Ama sen çok tanıdığını sandığın kişiyi hiç tanımıyorsun. Hem de hiç tanımamışsın. Belki gerçekleri bilsen, tanısan şuanki yolundan 180 derece dönüş yaparsın”
***
Bizi bu yönde eleştiren sevgili okurumuz için başka bir kalem tarafından kaleme alınmış bir köşe yazısını aynen sizlerle paylaşıyoruz. Biz ek bir yorum yapmıyor takdiri sizlere bırakıyoruz…
Yazıyı kaleme yazar Sayın Tanzer ÜNAL, Kocaeli’nin en eski ve duayen gazetecilerdendir… 30 yılı aşkın gazetecilik yaşamı olup, Kocaeli gazetesinin kurucusudur… Bakınız www.kocaeligazetesi.com.tr
5 Kasım 2010 tarihli işte o yazısı:
“ 87 Yıl Sonra Neredeyiz (9)
Son yıllarda Türkiye’nin gündeminden hiç düşmeyen üç ismi söyleyin!” diye bir soru sorsam…
Sizce bu üç isim içinde kimler girer?
Recep Tayyip Erdoğan, tartışmasız ilk sırayı alır.
İkinci sıraya sanırım okyanus ötesindeki ismi, Fethullah Gülen’i koyarsınız.
Üçüncü sırada ise, belki garip karşılayacaksınız, teröristbaşı Öcalan bulunur.
Bu üç isim, son yıllarda yaşadığımız olayların baş aktörleridir.
Fethullah Gülen, Büyük Ortadoğu Projesi’nin önemli bir ismidir.
Recep Tayyip Erdoğan, hatta ondan daha önemli bir isimdir.
“Hoca efendi” ve cemaati konusunda mutlaka bilgi sahibisinizdir.
Uzun uzadıya yazmaya gerek yok.
Kısa geçelim.
Fethullah Gülen, Erzurum’un bir köyündendir.
Babası köy imamı olduğundan 4 yaşında Kuran’ı hatmetmiş, 15 yaşında hafız olmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na “kadrolu bir görev” için başvurduğunda, ilkokul diplomasının gerekli olduğunu öğrenmiş ve dışarıdan sınavlara girerek ilkokul diploması almıştır.
Vaiz ve imam olarak Türkiye’nin değişik yerlerinde görev yapmıştır.
İzmir’de görev yaptığı yıllarda verdiği vaazlarla ünlenmiştir.
Defalarca TCK’nın meşhur 163’ncü maddesine göre yayınlanmış ve beraat etmiştir.
Hakkında en son dava 1999 yılında, televizyonlarda yayınlanan video kasetleri nedeniyle açılmıştı.
“Hoca Efendi”, bu konuşmasında cemaatinden, polise, MİT’e, milli eğitime, yargıya ve Silahlı Kuvvetler’e sızmalarını ve güçleninceye kadar kendilerini saklı tutmalarını istiyordu.
Açılan bu dava büyük gürültü kopardı.
Durumun ciddiyetini gören CIA, bir gün Fethullah Gülen’i apar topar ABD’ye uçurdu.
11 yıldır Pensilvanya’da, 100 dönümlük çiftlik içinde bulunan üç katlı villalarda 100 yardımcısı ile birlikte yaşıyor.
Çiftliğin güvenliğini ve denetimini CIA sağlıyor.
Fethullah Gülen, 11 yıldır Amerika’da ne yapıyor?
Neden Türkiye’ye gelmiyor?
Şu anda kendisinin, Türkiye’ye girişiyle ilgili hiçbir hukuki engeli yok.
Fethullah Gülen, ABD’deki çiftliğinde, Türkiye’deki cemaatini, BOP projesi doğrultusunda yönetiyor.
Tabii bu projenin yürütülmesinde, Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte hareket ediyor.
Son yıllarda yaşadıklarımızı bir gözden geçirelim.
Ergenekon, balyoz, kafes gibi suç örgütleri, ülkemizin gündeminden hiç çıkmadı.
İlerici, laik, Atatürkçü aydınlar; darbe suçlamasıyla tutuklanıp yargılanıyorlar.
Bu, CIA tarafından hazırlanmış bir Amerikan planıdır.
Ergenekon ve diğerleri, tamamen sanaldır ve CIA tarafından uydurulmuş suç örgütleridir.
Tutuklanacak ilerici, laik ve Atatürkçü aydınların listesi Pensilvanya’da hazırlanmakta, Türkiye’de gereken yapılmaktadır.
Ev ve işyerleri sabahın erken saatlerinden itibaren didik didik aranmakta, özel eşyalar, kitaplar, dosyalar, CD’ler, bilgisayarlar alınıp götürülmekte; sanığın üzerine atılacak suç, telefon dinleme kayıtları, gizli tanıklar, imzasız ihbar mektupları, yandaş gazete yazılarına göre, sonradan iddianame olarak hazırlanmaktadır.
Binlerce sayfa iddianame.
Yüzlerce sanal belge…
Tamamen yasa dışı, ahlak dışı, insanlık dışı uygulama.
Hâlâ daha yazarlar, gazeteciler, parti ve sendika başkanları, üniversite rektörleri ve öğretim üyeleri, her rütbeden emekli ve muvazzaf komutanlar tutuklu olarak yargılanmaktadır.
Bu, laik, Atatürkçü ve ilericilere zulüm yapmak için hazırlanmış şeytanca bir plandır.”
***
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi takdir ve yorumu sizlere bırakıyoruz…
BURHAN ÖZBEY