LEFKOŞA, 28/06(BYE)--- Bağımsız, liberal eğilimli Fileleftheros gazetesinin 27 Haziran 2010 tarihli sayısında yukarıdaki başlık altında ve Marios Evruviadi imzasıyla yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:
İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaş sonrasından günümüze kadar, Türkiye her ne zaman krizdeyse ya da krizin merkezindeyse, Türkiye'nin kaybedilmesinden kim sorumludur? (Who lost Turkey?) yönündeki soru özen ve itina ile ortaya çıkmaya devam ediyor.
Soruda, Türkiye'nin, Batı ve hatta genel olarak dünya için gerek güvenlik gerek refah açısından oldukça önemli olduğu kastediliyor. Bu yüzden "kaybedilmesi" kelimesi hepimizin mahvolması anlamındadır.
Türkiye olmazsa, tüm istikametimizi, pusulamızı kaybedeceğiz. Doğu ve Batı arasında köprü olmayacak. "İslam mutedilleri" olmayacak. Kültürler arasında "anlayış" ve "diyalog" olmayacak. Aşırı ve köktenci ideolojilere ve inanışlara "siper" olmayacak. Kaçınılmaz bir şekilde, Türkiye'nin bilgeliği, dengeleyici ve arabulucu rolü olmaksızın, yeni bir karışıklığa ve en sonunda Armagedon tipinde yıkıcı bir sona ulaşacağız.
Hepimiz, ister İslamcı ister paşa olsunlar Türklere ve Türkiye'ye karşı tavrımıza dikkat etmeliyiz. Sözlerimizi, faaliyetlerimizi tartmalıyız, onlara rastgele sunmamalıyız. Çünkü tüm diğer halkların aksine, Türkler en gururlu halktır. Yanlış bir hareket karşısında Türkiye'ye güle güle...
O zaman, hepimiz bizi kimin koruyacağına, kimin bizim çocuklarımız ve torunlarımız için refah ve medeniyet koşullarını şekillendireceğine dikkat etmeye başlamak zorunda mıyız?
Hobbes kâbusu gerçek olacak. Dünyada balta girmemiş orman yasası egemen olacak. Ve hepimizin hayatı "fakir, sefil, hayvanca ve kısa olacak."
Türklere, büyük koruyucularımıza sadece saygılı olmamız ve bunu uygulamalarımızla göstermemiz yeterli değildir. Eski Türk Başbakan, eski üst düzey Amerikan yetkilisi 1979 yılında Ankara'ya geldiğinde, doğrudan "Hesaplarınızı ödemelisiniz, çünkü bize ihtiyacınız vardır" yönünde bir açıklama yapmıştı. O zamanlar, Türkiye, tam anlamıyla, iflas etmişti. Türk yetkilinin yukarıdaki tavrı, 1979 yılında Dışişleri Bakanlığında Türkiye'ye ilişkin olarak en geçerli Amerikan teftişine kaydediliyor.
Bugün, herkes, Türklere hesaplarını ödemelidir, çünkü onlara ihtiyacımız var. Bir gün, Türkiye, Batı ve dünya için yok olursa kimse bizi suçlamayacaktır. Çünkü hiçbir zaman onun değerini, erdemliliğini, bize sunduğu yeri doldurulamaz hizmetleri anlamadık. Ve bize sunulan iyi şeyler karşısında nasıl davrandık? Nankörce, saygısızca, ırkçı önyargılarla...
Türkiye, sabrı tükenip doğuya ve oradan da Merkez Asya'ya yöneldiğinde, kaçınılmaz bir şekilde "Türkiye'yi kim kaybetti" sorusu ortaya çıkıyor. Cevap şudur: Nankör, sefil ve hoşgörüsüz olan hepimiz...