Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 15:47
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

FINANCIAL TIMES: CAMERON DİKKATLERİ TÜRKİYE'YE ÇEKİYOR
28.07.2010 19:00

LONDRA, 28/07(BYE)--- Financial Times gazetesinin 28 Temmuz 2010 tarihli sayısında yukarıdaki başlık altında yayımlanan başyazının tam metin çevirisi şöyledir:

-- Ankara AB'ye giremeyebilir, ancak artan bir küresel role sahip --

David Cameron'ın dış politikasının ana ögelerinden biri, İngiltere'nin geçmişte görmezden geldiği ülkelerle daha yoğun bir şekilde ilgilenmek. Dış politikada yaşanan değişmenin cesaret verici bir işareti de, İngiliz Başbakanı'nın Türkiye ziyaretinde geldi. Ankara'da yaptığı konuşmada Cameron, Türkiye'nin İngiltere ve daha da önemlisi Avrupa Birliği ile ilişkilerinin geliştirilmesinin önemini anlattı. Cameron'un konuşmasının tınısı sabırsız ve öfkeliydi. Cameron, ev sahiplerine "AB'ye üyelik sürecinizin şu zamana kadarki ilerleyişi çok can sıkıcı ve bu durum beni de öfkelendiriyor" dedi.

Cameron, Türkiye'nin AB üyeliğine desteğini bir kez daha vurgulamakta haklı. Türkiye, Avrupa'nın en büyük gelişmekte olan ekonomisi. AB'ye girmesi uluslararası güvenliği artırır, Avrupa'da ticareti geliştirir ve Türkiye'nin konumunu doğu ve batı arasındaki kavşakta çıpalamış olur. Ancak, Cameron bu konu üzerinde ne kadar uğraşırsa uğraşsın, çabaları büyük oranda söylemden ibaret. Türkiye'nin AB'ye girişine Fransızlar ve Almanlardan gelen direniş o kadar yoğun ki, şu sıralar pek bir gelişme kaydedilmesi beklenmiyor. Bu yüzden, Cameron'ın Türkiye'nin savunucusu rolü, üzerine yük getirmeyecek akıllıca bir dış politika taktiği.

Yine de Başbakan'ın Türkiye'ye elini uzatması, Ankara'nın daha büyük diplomatik rolü göz önünde bulundurulduğunda, önemli bir adım. AB tarafından tek başına bırakılan ve ABD'den gittikçe soğuyan Türkiye, şimdi bir nevi arka bahçesi olan Orta Doğu'da kendine daha büyük ve stratejik bir rol arıyor. Bu bölgede, önemli başarılara imza attığını söylemek mümkün. Ankara, arasının eskiden kötü olduğu Suriye ve Irak gibi komşularıyla yeni dostluklar kuruyor. Ayrıca Türkiye, Rusya ve Brezilya gibi gelişmekte olan güçlerle de ilişkilerini geliştiriyor. Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak yükselişinin, Batı tarafından kabul görmesi ve büyük bir memnuniyetle karşılanması gerekiyor.

Ancak Batılı devletler de, Türkiye'yi bu gücü yapıcı bir şekilde kullanmaya teşvik etmeliler. Cameron, doğru ve diplomatik bir şekilde, Türkiye'nin yetersiz kaldığı alanları da belirtti.

İran konusunda, Türkiye'nin Tahran'ın nükleer programının yarattığı tehlikeye rağmen Birleşmiş Milletler yaptırımlarına karşı oy kullanması talihsizlikti. İsrail konusunda da Türkiye, Binyamin Netanyahu hükümetiyle kavgasına son vermeli ve İsrailliler ile Suriyeliler arasındaki arabuluculuk rolüne geri dönmelidir.

Her şeyden önce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın diplomasiden ziyade popülist yaklaşımlarla, Kıbrıs ve Gazze gibi konularda yaptığı periyodik çıkışlarına son vermesi gerekiyor. Türkiye'nin önünde küresel etkiye sahip olmak için büyük bir fırsat duruyor. Bu fırsat boşa harcanmamalı.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.