BERLİN, 28/07(BYE)--- Tirajı günde 364 bin 240 olan muhafazakâr eğilimli Frankfurter Allgemeine Zeitung'un 28 Temmuz 2010 tarihli sayısında Klaus-Dieter Frankenberger imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:
İngiltere Başbakanı Cameron, Türklere kahramanlık aryası söyleyerek AB'nin Türkiye'yi üye olarak kabul etmemesi durumunda daha zayıf, daha güvensiz ve daha yoksul hâle geleceğini ifade etti. Hatta Avrupa'nın, Türkiye olmaksızın dünya politikasında artık ilerleme kaydedemeyeceğinden ve Türkiye'nin Orta Doğu'daki sözüm ona köprü rolünden vs. söz etti. XXL boyutundaki bu övgüden sonra insan, kendisine, AB'nin bugüne kadar Türkiye olmaksızın karşı karşıya olduğu sorunların üstesinden yarım yamalak da olsa nasıl gelebilmiş olduğu sorusunu sormadan edemiyor. İngiltere Başbakanı, NATO'da, Avrupa'nın güvenliği için çok şeyler yapmış ve Afganistan'da görev üstlenmiş olan Türkiye ile katılım müzakerelerinin sabote edilmesine gerçekten öfkeleniyor. Eğer bunlar kriter teşkil ediyorsa Kanadalılar ve hatta Amerikalıların da üye olarak kabul edilmesi gereklidir. Avrupa'nın onunla yahut bununla olan bağları o kadar az değildir. Türkiye yalnızca yok denecek ölçüde "Avrupalı"dır. Ancak ciddi olarak soralım: Cameron, AB'nin tehlikesiz bir şekilde aşırı genişletilebileceğine neden inanıyor? İngiltere ile Paris ve Berlin arasındaki görüş ayrılığı esas itibarıyla giderilemeyecek ölçüde fazladır.