BERLİN, 26/07(BYE)--- Tirajı günde 364.240 olan muhafazakâr eğilimli Frankfurter Allgemeine Zeitung'un 26 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Michael Martens imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan İstanbul çıkışlı yazının özet çevirisi şöyledir:
--Türkiye'de Anayasa Referandumu Hazırlıkları Başladı--
Türkiye'de 12 Eylülde vatandaşlar anayasa konusunda karar verecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidar partisi AK Parti, hazırladığı kapsamlı bir anayasa paketini halkın oyuna sunacak. Yürürlükteki Anayasa, 1982 yılında askerlerin baskısı altında hazırlanmış ve demokratik denilemeyecek bir referandumla kabul ettirilmişti.
İktidar partisi AK Partinin anayasa değişikliği ile ilgili iki önerisi kabul görmedi: Siyasi partilerin yasaklanmalarının güçleştirilmesi ve Anayasa Mahkemesinin ve HSYK'nın yapısının değiştirilmesi. Muhalefet partisi CHP, anayasa paketinin tamamına karşı çıkıyor.
Kimilerine göre Anayasa Mahkemesinin kendisi bu şekilde davranarak Anayasa'ya aykırı hareket etmiş oldu. Zira anayasanın 148. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini sadece şekil ve esas yönünden inceleme yetkisine sahiptir. Alman Friedrich Ebert Vakfı'nın bir raporunda, bu bağlamda Anayasa Mahkemesinin yetkilerini aştığı belirtiliyor. Bu nedenle bazı Türk gazetelerinde, "Anayasa Mahkemesi neden reform paketinin tamamına karşı çıkmadı" sorusu yöneltiliyor. Zira Anayasa Mahkemesi reform karşıtlarının yuvası olarak biliniyor. Taraf gazetesi, bu kararın stratejik bir yönünün olduğunu düşünüyor ve 2007 yılındaki sürtüşmeler neticesinde AK Partinin oyların yüzde 47'sini aldığını hatırlatıyor. Bu bağlamda ülkedeki eski elitlerin partizan mücadele taktiğine başvurduklarından söz ediliyor.
Anayasa Mahkemesi hâkimlerini sert bir şekilde eleştiren gazeteci Cengiz Çandar, hâkimlerin "siyasi bir karar aldıklarını" ve meclisin üstüne çıkmaya çalıştıklarını belirtiyor. Çandar, Anayasa Mahkemesi anayasaya aykırı davranırsa bu durumu kimsenin denetleyemeyeceğini ve mahkemenin yetki sınırlarını aştığını vurguluyor. Cengiz Çandar hakkında Hrant Dink davasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamalardan dolayı "devlet memuruna hakaret" iddiasıyla 3 yıl hapis istemiyle bir dava açılmıştı.
12 Eylülde referanduma sunulacak olan anayasa paketinin kabul edilip edilmeyeceği henüz bilinmiyor. Ülkede yeni bir anayasaya gerek olduğu konusunda her kesimin mutabık olmasına rağmen muhalefet partileri farklı nedenlerle AK Partinin anayasa paketine karşı çıkıyor.
1982 yılında askerlerin baskısı altında "tankların gölgesinde" kabul edilen Anayasa'dan sonra 2010 yılındaki anayasa referandumunun "hâkimlerin gölgesinde" gerçekleştirileceğinden söz ediliyor. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, referandumda reform paketi kabul edilse bile Anayasa Mahkemesi nezdinde itiraz edilebileceğini söyledi. Bu durumda reformların "büyük bir ihtimalle" geçersiz kılınması söz konusu olacaktır.