BERLİN, 28/07 (BYE)--- Tirajı günde 142.360 olan sosyal demokrat eğilimli Frankfurter Rundschau gazetesinin 28 Temmuz 2010 tarihli sayısında Avi Primor imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:
--Türkiye'nin Arap Dünyasında Dostları Gittikçe Artıyor.
Ülke, Batı'yı İhmal Etmemelidir--
İsrail askerî birliklerinin 31 Mayıs tarihinde "Gazze yardım filosuna" düzenledikleri saldırı İsrail'in mağlubiyeti; Hamas ve Türkiye'nin galibiyeti olarak değerlendirildi. Mevzu neydi? Mevzu, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere yardım değil; dünya kamuoyunun olaya bakış açısıydı. Bu bağlamda İsrail, Hamas ile bağlantıda olduğu bilinen İHH'nın tuzağına düşmüştür.
Meydana gelen olay çeşitli komisyonlarca araştırılıyor. Gittikçe ortaya çıkan sonuç, İHH'nın zararsız bir insani yardım örgütü olmadığı ve eli silahlı İslami eğilimli bir örgüt olduğudur. İHH, 12 Temmuz tarihinde Hamas örgütüne bağış topladığı ve desteklediği gerekçesiyle Almanya'da kapatıldı. Hamas, Almanya'da terör örgütleri listesinde yer alıyor. Şu sıralarda Hamas'ın ABD'de de terör örgütü listesine alınmasının düşünüldüğü bildiriliyor.
Türk basınında yer alan haberlere göre, İHH, Başbakan Erdoğan'ın AKP'si ile bağlantı içinde. Hürriyet gazetesinde, İHH'nın, kendisini "sivil toplum örgütü""olarak tanımladığından fakat bu kuruluşun daha ziyade "devlete bağlı bir sivil toplum örgütü" olduğundan söz edildi.
Türkiye'nin izlediği İsrail karşıtı yeni siyaset ve "yardım filosu" ile ilgili gelişmeler ülkenin özellikle Arap dünyasında ilgiyle karşılanmasına neden olmuştur. Son zamanlarda Türkiye ile Suriye'nin ilişkilerini canlandırdıkları dikkat çekiyor. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat, Ankara'da memnuniyetle karşılanan bir lider konumuna geldi. İsrail'in "ezeli düşmanı" Beşşar Esat, kısa bir süre önce Türkiye'yi İsrail ile ilişkilerini daha fazla kötüleştirmemesi yönünde uyardı. Şam'da son günlerde, güven eksikliğinden dolayı arabuluculuk konusunda Fransa'nın devreye sokulabileceğinden söz ediliyor.
Türkiye, izlediği yeni Doğu siyasetinden büyük ölçüde faydalanıyor. Bu bağlamda Türkiye, eski Sovyetlerde yer alan Müslüman topluluklar nezdinde etkisini artırdı. Iraklı siyasilerin Ankara'dan destek ve arabuluculuk arayışları içinde oldukları da gözlemleniyor. Türkiye'nin İran'ın atom programı anlaşmazlığı konusunda Brezilya ile birlikte arabuluculuk girişiminde bulunduğu da ayrıca biliniyor. Bunların yanısıra Türkiye'nin Arap ülkeleriyle olan ticaret hacminin gün geçtikçe arttığı görülüyor.
Türkler, İslam dünyasının, izledikleri yeni siyasete sadece ilgi göstermediklerinin farkındalar. İslam dünyası ülkeleri, Türkiye'yi Batı ile olan ilişkilerde bir köprü olarak görmek istiyor. Bu bağlamda Türkiye'nin Batı ve İsrail ile olan ilişkileri çok fazla kötüleşirse bu durum İslam dünyasında da hoş karşılanmayacak ve Türkiye'nin etkinliği azalacaktır.