BERLİN, 18/08(BYE)--- Tirajı günde 142.360 olan sosyal demokrat eğilimli Frankfurter Rundschau gazetesinin 18 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Gerd Höhler imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:
NATO ülkelerinin çoğunda yeni bir Genelkurmay Başkanı hakkında gazetelerde en fazla birkaç satırlık haber çıkar. Fakat Türkiye gibi bir ülkede Genelkurmay Başkanının belirlenmesi büyük bir meseledir. Zira Türkiye'de "Paşa" olarak adlandırılan generaller, ülkenin gerçek hâkimleridir. Bu nedenle gazeteciler 65 yaşındaki yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner hakkında arşivlerde ne var ne yok araştırıyor.
Bu zamana kadar Işık Koşaner'in pek ön planda olmak istemediği dikkat çekiyordu. Siyasi meseleler hakkında kendilerine sorulmaksızın beyanatlarda bulunan başka paşaların aksine Işık Koşaner'in suskun davrandığı görülüyor. Genelkurmay Başkanı Koşaner'in çocukluk dönemini Devrek ilçesinde geçirdiği ve suskun birisi olduğundan söz ediliyor. Yerel bir gazetede, Koşaner'in eski karnelerinde 1952-1954 yılları arasındaki notlarının "pekiyi" olduğuna ve sadece diş bakımının "iyi" olarak değerlendirildiğine yer verildi. O yıllarda Türkiye'de diş bakımı müfredat planında yer alıyordu.
Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in örnek teşkil edebilecek askerî kariyeri Harp Okulunda başlamıştır. Kendisi 1974 yılında Kıbrıs çıkarmasında özel bir birliğin komutanı olarak görev yapmıştır. 2004 yılında generalliğe terfi eden Koşaner, son olarak Kara Kuvvetlerinin başındaydı. Son olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığının aday olarak belirlediği yeni Kara Kuvvetleri Komutanına karşı çıkmıştı. Kara Kuvvetleri Komutanı olarak belirlenen general, İslami-muhafazakâr hükûmete yönelik hazırlanan darbe planlarına karışmakla suçlanıyordu. Ordunun geri adım atması ve başka bir generali Kara Kuvvetleri Komutanı olarak aday göstermesi neticesinde Işık Koşaner'in Genelkurmay Başkanı olması mümkün olmuştu.
Önümüzdeki haftalarda Türkler Anayasa reformuna ilişkin bir referanduma katılacak. Anayasa reformunda ordunun gücünün azaltılması öngörülüyor. Ordu ile köktendincilikten vazgeçen Erdoğan arasında her zamankinden daha fazla anlaşmazlık için malzeme bulunuyor. General Koşaner katı bir Kemalist olarak tanınıyor. Kendisinin siyasi olarak da katı olup olmadığı konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.
Hükûmete yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi, Koşaner'in, Başbakan Erdoğan ile generaller arasında yaşanan çekişmeden uzak durduğunu hatırlatıyor. Bu durum Başbakanın Genelkurmay Başkanı ile kolay ilişkiler içinde bulunacağı anlamına gelmek zorunda değil. Suskun General Koşaner'in konuşmaya başladığı zaman gayet açık konuştuğu biliniyor. Kendisi 2008 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığını devralırken yaptığı konuşmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkenin başkontrolörü olmasını savunmuş ve "Cumhuriyet'in temellerinin korunması siyasete müdahale olarak görülmemelidir." ifadesinde bulunmuştu.