GECENİN BU SAATİNDE…
Gecenin bu saatinde herkes uyumuş…
Biz hanemizde ki odamızda bilgisayarımızın başında, tepemiz atmış, tansiyonumuz yükselmiş, adrenalin deseniz fırlamış… habire tuşlara basıyoruz…
Yazmak bir kere kanımıza girmiş ya…
Haksızlıklara, şerefsizliklere, namussuzluklara, adaletsizliklere karşı potansiyel isyanımız da var ya…
Durabilir misiniz?
İnternette ya da yazılı basında kişiliğine saygı duyduğumuz ve yazılarını beğendiğimiz yazarlardan bir kaçını okuduktan sonra, biz de adrenalin yerinde durabilir mi? Fırlamış fırlayacağı kadar!...
Okuduğunuz haberler ya da yorumlar karşısında, gözünüz hiçbir şeyi göremeyecek duruma geliyor… Çünkü içinizden tepki duyarak geçirdiğiniz, isyan ettiğiniz kimi konuları; değerli meslektaşlarınız yazılarında öyle güzel ortaya koymuşlar ki, hayranlık duymamanız elde değil!..
Vatanseverliğinden, demokratlığından, cumhuriyete ve Ulu Önder Atatürk’e bağlılık inançlarından zerre kadar şüphemiz olmayan, sapına kadar doğru ve yürekli olduklarına inandığınız meslektaşlarınız; vatan savunması yaparcasına, gerçekleri ortaya koydukları yazılarında, görüyorsunuz ki, kimilerinin can damarlarına basacak konulara girip, insan müsvettelerinden hesap soruyorlar…
Siz de böylesi bir ortamda, bu yazıları okuyup, yerinizde sakin sakin oturup, “amaaan kim ne yazarsa yazsın bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek sayısal toto ya da at yarışı oynayacaksınız! Ne yapalım kaderimiz böyle imiş diyerek olan biteni kabulleneceksiniz! Olacak şey mi bu?
Sabaha kadar uyumasak bile, yine de gözümüzü kırpmak gereksinimi duymayız.
Neden? Çünkü adaletsizliklere ve haksızlıklara karşı içimizde ki hırs ve isyan tükenecek gibi değil!..
Sen namusunla çalış, üç kuruş parayı emeğinle ve alın terinle kazan, evine ancak çocuklarını, aileni geçindirebilecek kadar para getirebil, senin yanında ciğerleri beş para etmeyen kimi yaratıklar, sırtlarını siyasete ve iktidarlara dayayarak köşe dönüp tatlı hayat yaşasınlar!... Böyle bir şeye kabul edip içinize sindirebilir misiniz?
Ünlü Yunan filozofu Perkiles ne demiş:
“Toplumda hiçbir şeye karışmayan insan, “Zarasızdır”, ancak “yararsızdır da!”
Bu sözden alınacak pek çok hisse var. Tabi almasını bilenler için!
Artık bu ülkenin “zararsız” olmaya çalışan insanlara değil “yararlı” olma konusunda kararlı, gerçek vatanseverlere ihtiyacı var…
Bakın çevrenize… Kimler ne yolla hem de çok kısa zaman da zengin olup köşeyi dönüyorlar… Siz son beş altı yıldır, bu ülkede, yapılmış ciddi bir yolsuzluk haberine tanık oldunuz mu hiç? Falan kurumlarda yapılan yolsuzluktan ötürü “büyük baş” lardan herhangi birinin, soruşturmalara uğradığına ve yargıya sevk edildiğini görüp duydunuz mu?
AKP iktidarı, çok mu ak pak!
AKP iktidarında hiç mi yolsuzluk olmuyor!
Ne gezer!... Yüreği ve kişiliği güçlü kimi vatansever yazarların, basında ki yazılarında ve yorumlarında, yapılan icraatlardan ötürü, artık “yüce divan” dan söz edilmekte!...
Bu az mı bir suçlama!
AKP Balıkesir eski milletvekili Turan Çömez, geçtiğimiz hafta Yozgat’ta yaptığı bir konuşmada, resmen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve oğlu Abdullah Unakıtan’ı, kişisel çıkarları uğruna, yasa ve mevzuat dışı işlemler yapmakla, daha ötesi kişisel çıkarları için, kimi kamu görevlilerin rüşvet teklif etmekle suçladı…
Böyle bir ağır suçlama olabilir mi?
Basın bu suçlamayı açıkça yazıp, kamuoyuna duyurdu.
Soruyorum şimdi size; bu zamana kadar - ki aradan en az iki hafta geçti - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, suçlamayı ortaya koyan, Sayın Turan Çömez’e yönelik, basında iddiayı çürütecek, yalanlayacak, somut verilere dayalı bir açıklamasına tanık oldunuz mu? Biz olmadık!
Tam bir sessizlik egemen durumda!
Suçlama karşısında, Başbakan Tayip Erdoğan’ın; “Ne oluyor… Neler oluyor?..” türünden olaya müdahil olup, kamuoyu önünde vicdanları tatmin edecek bir açıklaması söz konusu oldu mu? O da olmadı!
Siz ülkenin maliye bakanı olsanız ve hakkınızda kendi partinizin bir milletvekili tarafından, böyle bir ağır suçlamada bulunulsa ve iddia karşısında en ufak bir yanlış icraatınız, suistimaliniz yoksa ne yaparsınız? Ortalığı ayağa kaldırıp, suçlamayı yapanın yakasına yapışarak adaletin önüne getirisiniz… Öyle değil mi?
Günlerdir, basında Maliye Bakanı Unakıtan’dan bir açıklama yapılacak mı diye bekliyoruz, ancak kimseden Emin Çölaşan’ın deyimi ile “tık” yok!...
Böyle bir durum, bu ülkenin bir vatandaşı olarak sizi rahatsız etmez mi? Unakıtan hakkında olumsuz düşüncelere götürmez mi?
Hem de çooook!...
BURHAN ÖZBEY