Genç ekin başları...
Yükseklerden kocaman kayalar atan ağzı çamurlu zayıf kuşların ezdiği, açmaya yüz tutmuş ekin başları; hatalarını anlayıncaya kadar kem gözlü serçe beyinlilerce taşlanmaya, dinozor kadar yaşayan siyah karga sürüleri tarafından gagalanıp, didiklenmeye devam edecek...
Şüphesiz; büyük döngünün bir parçası olarak kaçınamayacakları var, farkında oldukları körpe filizlerin...
Taçlanmaya ramak kalmış tomurcukların, bilmezden gelmedikleri mecburiyetleri var, gözleri kapalı kabullendiği...
Mesela...
Güneşi görünce gerinecekler, yapraklarıyla, kollarıyla, göğsünü aça aça, gayri ihtiyari, tepkisel olarak...
Ama hep tepesinde kalacağı zannının, kendi yalanı olduğunu bilecek, el hak!..
Elbet...
Ötüşlerinde o minik kuşların, hatta dinozor kadar yaşayan siyah kargaların, geçecek kendinden ve biraz biraz iğdişlenmenin mahsursuzluğuna inanacak...
Fakat gaga darbeleri alan yerlerinin acısına kısa bir süre sonra katlanamayabileceğini düşünecek o aralar...
İnadına...
Şüphe duymayacak dibini sulayanların iyi niyetlerinden... Beis görmeyecek hızla yeşertilmekte...
Lakin, serpilmeden çürüyebileceğini hiç aklından çıkarmayacak...
Bilmezse, beceremezse bunları; kocaman kayalar atan ağzı çamurlu zayıf kuşların ezdiği, açmaya yüz tutmuş ekin başları olmaya devam edecek...
Hem de kem gözlü serçe beyinlilerce, dinozor kadar yaşayan siyah karga sürülerince...
Ve sonra...
Hatıracıklarıyla aldığı bir iki nefesten sonra, anısız bir unutulan olacak, sıradan milyonlarcası gibi...