GÖKÇEK MAL VARLIĞININ AÇIKLANMASINDAN NEDEN ÇEKİNİYOR?
Gökçek Kılıçdaroğlu düellosunun yankıları sürüyor.
Anketler, Kılıçdaroğlu’nun tartışmanın yenik tarafı olmadığını gösteriyor.
Gökçek düellonun ardından sürekli basına çıkıyor.
Yenilgisinin nedenlerini kendince açıklıyor.
“Kumpasa geldim” diyor.
“Uğur Dündar taraf tuttu” diye yakınıyor.
Basın toplantıları yapıyor balonlar patlatıyor.
Düelloya çıktığı için, çok pişman olduğunu gazete manşetlerinden öğreniyoruz.
Aklıselim sahibi, Melih Gökçek’i biraz olsun tanıyan hemen herkes; düellodan önce, tartışmanın izlendiği gibi geçeceğini rahatlıkla kestirebiliyordu.
Gökçek, kendine has gülüş ve konuşmalarıyla tartışmayı sabote etmeye çalışacak, Kılıçdaroğlu beyefendiliğini bozmayacak…
Bu tahmin, tartışma öncesi çok kişi tarafından yapılabilmişti.
Çevremizde yaptığımız mini ankette, biz bunu kuşkuya gerek kalmayacak biçimde açıkça gözlemledik.
Gelelim asıl konumuza.
Uğur Dündar’ın tartışma sonrası yaptığı önemli açıklama aynen şu şekilde:
“Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Uğur Dündar, Melih Gökçek’in ‘Bana kumpas kurdular’ iddialarına şu yanıtı verdi: “Melih Bey (tartışmada) mal varlığım konusuna girilmesine izin vermeyin’ dedi. Kemal Bey’e de bunu ilettim.” (Gazeteport.com 20.12.2008)
Tartışma süresince çok eminiz ki; Kılıçdaroğlu neden Gökçek’e mal varlığı konusunda bir soru yöneltmiyor ya da ne zaman yöneltecek diye pek çok kişi ekran başında beklenti içerisinde, sabırsızca oturdu. Meğer işin içinde iş varmış.
Melih Gökçek mal varlığının tartışmada konu edilmemesini özellikle Uğur Dündar’dan rica etmiş. Bunu bilmediğimiz içinde, Kılıçdaroğlu’na sitemkâr bakmaya başlamıştık. Tartışmada bu konuda atak olmayarak pasif kaldığını düşünmüştük…
Peki Melih Gökçek mal varlığının açıklanmasından neden böylesine korktu ve çekince içerisinde oldu. Açıklayamayacağı ya da açıklama yapılırsa insanların “vay canına bu kadarını da bilmiyorduk!” diyecek kadar tepki göstereceğinden çekinecek ve korkacak ölçüde servet sahibi mi olmuştu?
Ankara’dan yayın yapmakta olan “SES TV” nin sahibinin Melih Gökçek olduğu yönünde iddiaları doğru mu? Gökçek’in bilmediğimiz korkunç bir serveti mi var acaba? Pek çok insan bundan böyle, yani Dündar’ın yaptığı bu açıklamadan sonra, sanıyoruz ister istemez Gökçek’e mal varlığı konusunda şüpheyle bakacak.
Sevgili okurlar:
Yaşamımız boyunca hep gördük ve gözlemledik ki; önemli mevkilere gelmiş ve uzun süre bu mevkileri işgal etmiş pek çok siyasetçinin en büyük kâbusu mal varlıklarının kendine sorulması ve bunu açıklamak zorunda kalmaları…
Devlette başmüfettişlik yaptığımız dönemde, çalıştığımız kurumun bizim bağlı olduğumuz genel müdürüne, üst düzey bürokratların (daire başkanı, müessese müdürü, şube müdürü gibi olanların) mal varlıklarının yıl sonlarında liste halinde kurum çalışanlarının görebileceği bir yere asılmasında yarar olacağını, aksi halde mal varlığı beyanlarının kimsenin yıllarca göremeyeceği ve içinde ne beyan edildiği bilinmeyen kapalı zarflarda saklamasının bir anlamı ve yararı olmayacağını söyledik.
Aldığımız tepki, soğuk bir bakış! “Sen boyundan büyük işlere karışma otur oturduğun yerde” tavrını yansıtan kızgın bakışlar ve daha sonrası sürekli bizden uzak kalmaya çalışması şeklinde oldu… Bu anımızı unutmayız ve gerektiği yer ve zamanlarda dile getiririz.
Sonuç olarak:
Melih Gökçek’in gösterdiği çekinceden sonra biz T.C. vatandaşı olarak kendisinin büyük bir servete sahip olduğunu düşünmeye başlamış olursak acaba suç mu işlemiz oluruz?
Tabi mevcut mal varlığını nasıl ve hangi yolla yaptığı konusunda bir şey söylemek ya da olumsuz anlamda bir iddiada bulunmak durumunda değiliz. Belki de, mal varlığını çok çalışıp, tasarruf yaparak, mevcut parasını iyi yerlerde değerlendirerek şaşılacak boyutlara getirmiş olabilir…
O nedenle Sayın Gökçek, bu konuda herhangi bir çekince göstermeden, korkuya kapılmadan, sorulmasa dahi çıkıp kamuoyuna tüm mal varlığını tek tek açıklasaydı, bizler de vatandaşlar olarak gerçeği öğrenir, eğer açıklanan mal varlığı vicdanların kabul edeceği boyutta ise herhangi bir yanıltıcı yargı içerisinde olmaz kafamızda ki şüpheleri giderirdik.
Son değerlendirme:
İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad, başkanlığa seçildikten sonra mevcut mal varlığını, önceki görevi olan Tahran Belediye başkanlığı döneminde ki mal varlığını, İran’da ki usul gereği, ilgili mahkemeye sundu. Kamuoyuna yani vatandaşlarına yeni seçilen devlet başkanının nelere sahip olduğu basın yoluyla duyuruldu.
Ahmedinejad’ın sahip olduğu mal varlığı şöyleydi:
Oturmakta olduğu sıradan bir ev, 1987 model İran yapımı bir araba (Peykan marka olacak) ve ders verdiği üniversiteden almış olduğu maaşlarının yattığı banka hesabı… Hadi yanlış anımsadığımızı düşünüp bir de yazlığı olduğunu söyleyelim… Bu kadar…
Ülkemizden örnekler vererek, üst düzey siyasetçi ve bürokratların mal varlıkları konularında derinlemesine analiz ve yorumlar yapmaya kalkarsak, baltayı belki taşa vurup, kimilerinin müfettişlik dönemimizde ki dürüstlük ve doğruluk abidesi(!)genel müdürümüzün bize göstermiş olduğu benzer asil(!) davranışlarına bugün de muhatap olabiliriz
O nedenle, tehlikeli ve kimilerin hiç hoşuna gitmeyecek konulara girerek başımıza bir iş açmadan, bugünlük yazımızı burada noktalayalım…
BURHAN ÖZBEY