Türkiye'de elit denilen yeni paralı kesim, kimi taklit edeceğini
bilmiyor. Çocuklarını hangi etik ve ahlak kuralları içinde yetiştirmesi
gerektiğine karar vermemiş. İşin içine giren yeni ögeler, para gibi,
tüketim toplumu gibi, iletişim araçları gibi değişimlerin terbiyesi
yok.
Bunun gibi Devlet Adamlığınında kuralları belli olmuyor. Vatana millete
yararlı olmak yerine, gücü elinde tutmak, özgürlükler yerine doyumsuz
bir siyaset davranışı. Misyonu ve vizyonu anlaşılamıyor.
Medya duayyenleri ya çok şımarıklar, ya çok dar kafalılar, ya çok
patroncular.. Senelerce bir adam düşüncelirini hiç yenilemeden
başyazarlık, yöneticilik yapabiliyor. Böylesine sofistike bir alanda
kimse daha iyisini aramıyor. Asker, devlet, patron, üçgeni herşeyi
götürüyor. Ne serbest piyasa, ne insan hakları, ne etnik gurupların
özgürlüğü birşey ifade etmiyor.
Sosyete görgüsüz, yeni para sahipleri bilgisiz, entellektüeller eski
bilgileri ile geçiniyorlar. Bunu bir etik duruş olarak algılıyorlar..
Ve işte buralarda görgüsüzlükden de önemli bilgisiz
duruyorlar. İşleri bilgi üretmek olan insanlar kendi beyinlerinin
salgılarını ön plana alıyorlar.
Bu arada değişenlere de kızıyorlar. Sanki çok büyük bir görgüleri
bilgileri, dünyayı değiştirecek ölçümleri varmış gibi.