GÖRMEDEN ÖLÜRSEK…
Gözlerimiz açık gidecek…
Türk halkını yıllardır “Allah’la aldatarak”; sülale boyu köşeyi dönenlerin, götürü hesaplarını, bu dünyada verdiklerini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Dini siyasete alet ederek, Cumhuriyet değerlerine karşı alenen savaş açmışların mana ve ruh olarak viran ettikleri güzel ülkemin; yeniden ayağa kalkmasını ve gönüllerdeki Atatürk sevgisi ve coşkusunun, özgürce, korkular baskılar olmadan dağı taşı kaplamasını görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Şeriat heveslisi tarikat ve dini sömüren çeteleşmiş cemaatlerin; ülke sathından silinip köklerinin tümüyle temizlenmesini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Fethullah Gülen denilen ABD destekli ve korumalı kişinin ve yarattığı çeteleşmiş cemaatçiliğin, gerçek yüzü anlaşılıp tarihin derinliklerinde kaybolup gitmesini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Asrın bağış faciası “Deniz Feneri” soyguncularının; saf ve temiz vatandaşlarımızdan yoksullara yardım adı altında topladıkları milyonlarca Euro’yu buharlaştırıp servetlerine servet katanların; vicdani ve adli adaletle gereken şekilde cezalandırılıp, ebedi mahkumiyetlerini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Küresel ABD Firması 3M’nin “Türkiye’de ihaleler almak ve mallarımı yüksek fiyatlarla satmak için firma olarak bazı kamu kuruluşlarına önemli rüşvetler dağıttık…” diye dünya kamuoyu önünde yaptığı aleni açıklamaya rağmen; ülke bazında gereken soruşturmaları yaptırıp, rüşvet alanları adli yargıya teslim etmeyenlerin, bir gün adalet önünde, rüşvetleri alanlarla birlikte hesap vermelerini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Baskılar karşısında sinen, gerçekleri yazmaktan ürken, haksız maddi çıkarlar peşinde koşarak, her türlü olumsuzluk ve kötü gidişe karşı tam anlamıyla silik ve sinik kalan zavallı hale gelmiş Türk medyasının; silkinip kendine gelmesini ve içinde bulunduğu “utanç çukuru”ndan hızla çıkmasını görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Yapılan referandumlarda ve seçimlerde, sevgili halkımın yüzde 90’nının , “evet”, “hayır” oylamalarında, “neye oy verdiklerini bilerek” oylarını kullanmasını görebilme talihine ulaşmadan ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Gittikçe yozlaştırılan, iktidara bağımlı ve güvenilmez hale getirilen “Türk adaletinin” girdiği tükeniş girdabından çıkarak, kayırma ve kollama yapmadan verdikleri tüm kararların, hukuka ve vicdanlara uygun olduğunu görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Ülke genelinde yıllarca, yapılan ve yapılmaya devam ettiği iddia edilen büyük yolsuzlukların, gerçek adalet önünde yargılanıp, müsebbiblerinin hak ettikleri cezalara çarpılmalarını görmeden ölürsek…
Gözümüz açık gidecek…
Başbakan’ın zamanın Kıbrıs Cumhurbaşkanı M.Ali Talat’la yaptığı ses kaydını yayınladıkları gerekçesiyle adalete aykırı olarak tutuklanan Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetesi yönetici ve çalışanları yanında; E. Genelkurmay Başkanı org. Işık Koşaner’in ses kayıtlarını yayınlayanlara dokunulmamasındaki haklılığa dayalı(!) acı gerçeği anlatacak bir ulemaya rastlamadan ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek,,,
Ergenekon ve Balyoz davalarının savcı ve yargıçları hakkında, yapılan sayısız şikayetlere kulak tıkayan, buna karşın yeniden yapılandırılmış(!) HSYK’nın; Deniz Feneri davasında yıldırım hızıyla karar vererek, davayı yürüten savcıların şimşek hızıyla görevden alınması kayırmacılığına karşı, toplumun ve sağduyulu vicdanların ayağa kalkmasını görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Ülkemin semalarında son sortilerini yapmaya devam eden “Emperyalist akbabalar”ın, yürekleri yurt sevgisiyle dolu gerçek vatanseverlerin, kutsal direnişleri ve mücadeleleri sonucunda, defolup gitmelerini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Ergenekon, Balyoz vs. davalarıyla sorgulanıp, neyle suçlandıkları bilinmeyen ve haksız yere tutuklanıp yıllarca hapislerde yatmakta olan, vatan ve millet aşkı uğruna yüreklice mücadele veren mağdur edilmiş gazetecilerin, siyasetçilerin, akademisyenlerin çoktan hak ettikleri özgürlüklerine kavuştukları günleri görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görülmemiş şekilde yıpratılmasına ve ordumuzun muhtelif kademelerinde çeşitli rütbelerde yıllarca görev yapmış çok sayıda değerli komutan ve subaylarının, doğru dürüst neyle suçlandıkları belli olmayan iddialarla gözaltına alınıp tutuklanmaları karşısında, duymuş olduğumuz derin üzüntünün; gerçek adaletin oluşumu ile ortadan kalktığını görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
PKK denilen hain bölücü terör örgütünün ve destekçilerinin, “Kürtçülük” yaparak ülkede etnik ayrımcılığı körükleyenlerin, yok edilip köklerinin kazılmasını görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
Gittikçe diktatörleşen, toplumun büyük bölümünü baskı altında tutan, toplumda kelimenin tam anlamıyla bir “korku imparatorluğu” yaratan zihniyetin; gerçekleri görmeye başlayan Türk milletinin oylarıyla, en kısa zamanda ülke yönetiminden gittiğini görmeden ölürsek…
Gözlerimiz açık gidecek…
BURHAN ÖZBEY