Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 13:28
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Gül, öğretim üyelerinin sözlerine kulak vermeli"
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, Marmara Üniversitesi rektör adayı belirleme seçimlerinde üçüncü olan Prof. Dr. Zafer Gül'ü birinci sıraya taşınmasının makul ve haklı bir gerekçesi olamayacağını savunarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, YÖK'e tepki gösteren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyeleri'nin sözlerine kulak vermesi gerektiğini belirtti. 06.07.2010 18:11

(ANKA) - Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, Marmara Üniversitesi rektör adayı belirleme seçimlerinde üçüncü olan Prof. Dr. Zafer Gül'ü birinci sıraya taşınmasının makul ve haklı bir gerekçesi olamayacağını savunarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, YÖK'e tepki gösteren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyeleri'nin sözlerine kulak vermesi gerektiğini belirtti.
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyeleri'nin, rektör adayı belirleme seçimlerinde 482 oy ile birinci olan Prof. Dr. Necla Pur'un yerine, 302 oyla üçüncü olan Prof. Dr. Zafer Gül'ü birinci sıraya taşıdığı gerekçesiyle YÖK'e gösterdikleri tepkiyi destekledikleri bildirildi.
Açıklamada, "YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın yakın zamanda yaptığı bir açıklamada 'Türkiye'de rektörler illa profesör olacak diye bir şey var. İşletme özellikleri olan bir insan gelse daha iyi idare edebilir. ABD'de birçok dünya ülkesinde bu iş böyle yürüyor' sözleriyle üniversite yönetiminden ve üniversiteden ne anladığını ifade etmiştir" denildi. Bu sözlerin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün rektör atamalarında sorunlar olduğu tespitine çözüm üretmek için sarf edilen sözler olduğu öne sürülen açıklamaya şöyle devam edildi:
"Özcan, bu süreci daha demokratik bir hale kavuşturmak için sanayi odası içerisinden, belediye başkanları arasından ya da sivil toplum örgütleri bünyesindeki kişilerden birer kişinin katılımıyla oluşan seçici kurul aracılığıyla, işletmeci özellikleri olan kişilerin rektör yapılmasının işleri yoluna koyacağını ifade etmektedir. İşletmecileri rektör yapmayı hedefleyen bir zihniyet aynı zamanda üniversite bünyesinde yönetici niteliklerine haiz bireylerin olmadığını da örtülü bir şekilde ifade etmektedir. Üniversite bileşenlerinin katılımıyla her üniversitenin kendi yöneticilerini seçebilmeleri önündeki engellerin kaldırılması yerine, işletmeci kişilerin rektör yapılabilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasının amaçlanması nasıl bir zihniyetin üniversiteler üzerinde iktidar olduğunu göstermektedir."

-ÖĞRETİM ÜYELERİ ORTAYA ÇIKACAK SORUNLARI SÖYLEDİ-

Eğitim Sen açıklamasında, bu zihniyetin karşısında mücadele verenler öğretim üyelerinin ise "Bizler, üniversitenin kendini, öğrenciler ve çalışanlar dahil, tüm bileşenlerinin katılımıyla demokratik biçimde yönetebileceğine inanmalarıdır Aşırı yetkili rektörlerin, üstelik de üniversitenin iradesi hilafına, göreve atanmalarının öğretim üyelerinin akademik özgürlüğü yanında, öğrencileri ve toplum üzerindeki inandırıcılığını da tamamen ortadan kaldıracağı endişesini taşıyoruz" sözleriyle ortaya çıkabilecek sorunları ve çözümü işaret ettikleri kaydedildi.
Yapılan rektör seçimlerine YÖK'ün müdahalesinin bir başka önemli boyutunun da bu müdahalelerin gerekçeleri kısmında yattığı ifade edilen açıklamada, "YÖK hangi kriterler kapsamında bu müdahaleyi gerçekleştirmiş olduğu konusu, yaşanılanların perde arkasının görülmesini sağlayacaktır. Hakkında intihal iddiası olan kişilerin rektör adayı yapılması, sahip olunan zihniyetin kriterlerini ortaya koymaktadır" denildi.
Üçüncü sıradaki bir adayı ilk sıraya çıkarmanın makul ve haklı bir gerekçesi olamayacağı savunulan açıklamaya şöyle devam edildi:
"Bu sebeple Marmara Üniversitesi bileşenlerinin ve kamuoyunun, YÖK'ün yaptığı müdahalenin nedenini öğrenmeye hakkı olduğunu düşünüyor ve onları bu mücadelelerinde destekliyoruz. Öğretim üyelerinin iradelerini yok sayan zihniyetin gerekçesini tüm dikkatimizi vererek merak içerisinde bekliyoruz.
Demokratikleşmenin önemine sürekli vurgu yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu süreçteki tavrı demokratlığı açısından turnusol işlevi görecektir. Cumhurbaşkanını bu sorumlulukla hareket etmeye davet ediyoruz. Eğitim Sen olarak üniversiteleri boyunduruk altına alma çabalarına karşı ve yaşanan hukuksuzluklara karşı mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz."

YORUMLARINIZ
Can Serkan - 06.07.2010 19:25
Bu tip sendikaların sesi nedense sadece kendi yandaşlarının menfaatine dokunulunca çıkıyor. Önceki dönemlerde yapılan buna benzer uygulamalarda acaba neden Eğitim Sen'in sesi çıkmamış onu sormak lazım, çünkü o uygulamaları yapanlar sen, ben, bizim oğlan olduğu için mi acaba? Bundan önceki dönemlerde öğretim üyesi atamalarını arpalık gibi dağıtıp üniversitelerde kadrolaştıktan sonra, şimdi demokrasi havarisi kesilip en çok oyu alan seçilsin demek tek kelime ile şark kurnazlığıdır.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1