ANKARA (A.A) -
Günay, ''Bugüne kadar son olayla ilgili olarak bazı şeylerin hep içeriden yapıldığı söylendi. Bu, 'içeriden yapılıyor' denilen açıklamalarla ilgili ilgili emniyete bildirilen bir olay var mı?'' şeklindeki soru üzerine, bütün tartışma konularını teftişe ve gerekirse yargıya intikal ettiklerini söyledi. Günay, şöyle devam etti:
''Eski yıllardaki yaklaşımla bizim temel farkımız şudur, eski yıllarda teftiş kurulu raporları ortaya çıkmış fakat yargıya götürme konusunda o dönemin yöneticileri, çalışma arkadaşlarını koruyucu davranmışlar. Burada herkesin huzurunda söylüyorum. Kimse benden böyle bir davranış beklemesin. Burada en küçük ihmalini gördüğüm arkadaşı önce denetime, teftişe gönderiyorum, gerekirse savcılığa gönderiyorum. Hapishaneye girerlerse kimse için kılım kıpırdamaz. Benim için önemli olan devletin kültür varlıklarının korunmasıdır. Onun için şu anda yargıda olan bir işlemimiz var. Onun dışında içeriden herhangi bir işbirliği, bu konularda bizim teftiş raporlarıyla tespit ettiğimiz herhangi bir husus yok.''
Günay, İbrahim Çallı'nın müzede bulunan bir eserinin sahte olduğu yönündeki iddialarla ilgili soruya da, ''Şu anda iki eserle ilgili komisyonumuzun böyle bir kaygısı var. Fakat komisyon, raporunu tamamlamadığı için bu konuda nihai görüşünü belirtmiş değil. Kuşku var sadece, önemli kuşku var ayrıca ama nihai görüşünü belirtmeden, yazılı belgeye bağlamadan bizim müze müdürlüğümüzün 'bu tablodan şüpheleniliyor, bunu çıkarayım, şunu asayım' deme yetkisi yok'' karşılığını verdi.
Onun dışında kuşkulanılan başka bir eserin bulunmadığını belirten Günay, ''Yani burada gezerken, hangi salonda, 'eyvah bu salonda sahte mi, değil mi, röprodüksiyon mu' diyebileceğiniz herhangi bir eser yok. Böyle yanılsamalar da müzeyi çok ciddiyetsiz bir duruma düşürür. Bundan özenle lütfen sakınalım'' dedi.
Günay, ''1980'den bu yana kaç kayıp eser olduğuna'' ilişkin soru üzerine de, ''100 civarında bir eser tartışması var. Komisyon raporu bağlamadığı için tam bir rakam söylemek benim için haksızlık olur. Ama artı eksi 100 civarında bir tartışma. 2001 yılında o zamanki Sayın Bakan'ın Meclis'te bir soru önergesine verdiği cevapta 107 geçiyor. Şimdi biz biraz daha bunun altında bir yerlerdeyiz. Ama o civarlarda bir 80'li yıllardan beri süren bir tartışma var'' karşılığını verdi.
Bakan Günay, ''(Bazı tablolar, makam odaları süslüyor kamu kurum ve kuruluşlarında) dediniz. 120 tabloyu da aldığınızı söylediniz. Kayıp sayılanların içinde bu tablolar da var mı?'' sorusuna da şu karşılığı verdi:
''(Kayıp) dediğiniz şu, bir kuruma gönderilmiş gözüküyor, kurum 'bende yok' diyor. Size gönderilmiş gözüküyor, sizde çıkmıyor. Kayıp bu. Ama bunlar da çok yaygındı, bunları toparlıyoruz.''
Bir başka gazetecinin, ''Hoca Ali Rıza'nın beş kara kalemi dışında beş resmin daha çerçevesinde bulunmadığı söylenmişti'' demesi üzerine de Günay, ''Paspartu ve kenarında bazı notlar olan beş paspartu boş. Burada eser var mıydı, bir çerçeveye mi girdi sonra, hangi eserdi, bu konuda bir bilgi yok'' karşılığını verdi.
Günay, fotokopilerin ne zaman konulduğunun bilinip bilinmediği yönündeki soruyu da, ''Bu 2000'li yıllardan önceye mi dayanıyor, 2007'de var olduğu söyleniyor, var olduğu söylenenler de acaba fotokopi miydi, sayım mı yapıldı, o raporu yeterli bulmadığımız için denetim raporlarını devam ettirdik'' dedi.